10. Hukuk Dairesi 2016/9634 E. , 2018/8286 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabul kısmen reddine, kabul edilen miktar üzerinden de icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen …
**10. Hukuk Dairesi 2016/9634 E. , 2018/8286 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabul kısmen reddine, kabul edilen miktar üzerinden de icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının sair itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava; Kurum Sigortalısının geçirdiği iş kazası nedeniyle kurum tarafından ödenen ilk Peşin Sermaye Değeri, Geçici İş Göremezlik ödeneği ve tedavi giderinin tahsili istemine ilişkin yapılan ... 2. İcra Müdürlüğünün 2013/6627 takip sayılı icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkin olup, takip tarihi itibari ile yürürlükte olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına ve istem üzerine tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, hüküm altına alınan tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüştür. İtirazın iptali davalarında, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, alacağın likit olması zorunludur. Anılan bu tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. Buna göre, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı yeterlidir.