1. Ceza Dairesi 2023/2728 E. , 2023/7690 K. "İçtihat Metni" D U R U Ş M A L I B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red - Onama Cumhuriyet savcısının huzurunda 26.10.2022 tarihinde verilen ve usulüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin
**1. Ceza Dairesi 2023/2728 E. , 2023/7690 K.** **"İçtihat Metni"** D U R U Ş M A L I B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red - Onama Cumhuriyet savcısının huzurunda 26.10.2022 tarihinde verilen ve usulüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık süre geçtikten sonra temyiz talebinde bulunduğu belirlenmiştir. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Duruşmalı yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2014/241 Esas, 2014/399 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı nitelikli kasten öldürme suçundan beraatlerine karar verilmiştir. 2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2014/241 Esas, 2014/399 Karar sayılı kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 12.07.2017 tarihli ve 2015/5578 Esas, 2017/2659 Karar sayılı kararı ile, maktulün ve sanıkların kullandıkları GSM hatlarına ait dosyaya celbedilen HTS raporları üzerinde usulüne uygun bilirkişi incelemesi yaptırılarak, maktulün kaybolduğu ve sonraki 15 güne ait görüşme kayıtlarının baz istasyonlarının harita üzerinde ayrıntılı olarak denetime imkan verecek şekilde gösterilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2017/555 Esas, 2022/812 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., Habib ve Muhsin hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi, sanıkların eylemini tasarlayarak, kan güme saikiyle, canavarca hisle işlendiğinden bahisle suç vasfına, Sanık ... Müdafinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemedeki Temyiz İstemi, suçu işlemediğinden bahisle sübuta, eksik araştırmaya Sanık ... Müdafinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemedeki Temyiz İstemi, eksik araştırmaya, suçu işlemediğinden bahisle sübuta, savunma hakkının kısıtlandığına, Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi, eksik araştırmaya, suçu işlemediğinden bahisle sübuta, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 11.03.2008 tarihinde ... ilçesi Sanlar köyü sınırları içerisinde ... nehri kenarında su içerisinde domuz bağı diye tabir edilen bir şekilde bağlı, kafası sarı bir poşetle kapalı, kimliği belirsiz erkek bir cesedinin, tanık Vakkas tarafından bulunduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca olay yeri ve ölü muayenesi tespitlerinin yapıldığı, cesedin iki adet kesici ve delici alet yarasının olduğu, ikisinin de müstakilen öldürücü mahiyette olduğu, kullanılan edilen aletin bir kenarının keskin, diğer kenarının künt olduğu, cesedin ölümden önce mi ölümden sonra mı suya atıldığının tespitinin yapılamayacağı, cesedin ölümünün kesici, delici alet yaralamasına bağlı iç organ delinmesinden gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği tespitinin yapıldığı, 17.03.2008 tarihinde mağdur ...' in, kardeşi olan maktul ...'tan 26.12.2007 tarihinden beri haber alamadıklarını ifade ederek başvuruda bulunduğu, kimliği belirsiz erkek cesedinin maktul olduğunun tespit edildiği, ayrıca soruşturma aşamasında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nı ve Bozova Jandarma Komutanlığı'nı arayan şahsın; maktulün ... ile ilişkisi nedeniyle ...'nin akrabalarının azmettirmesi ile kardeşleri tarafından Bozova ilçesinde tornavida ile öldürüldüğünü beyan ettiği, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında söz konusu ihbar beyanlarının menşeinin araştırıldığı, araştırma sonucunda ihbarcılardan iki kişinin tespit edildiği ve her iki ihbarcı kişinin de ihbarı yapanların kendileri olmadığını beyan ettikleri, kimliği belirsiz cesedin kimliğinin tespitinden sonra maktul ... tarafından kullanılan sim kartların iletişim kayıtları incelendiğinde; maktulün en son temyiz dışı sanık ...'in ( ...'nin eniştesi) kullandığı sim kart ile 26.12.2007 saat 18:03'te görüştüğü, bu görüşmede arayan kişinin temyiz dışı sanık ... olduğu ve (49) sn görüştükleri, daha sonra hiç bir şekilde maktulden haber alınamadığı, temyiz dışı sanık ...'in, kullandığı hattan olay günü olan 26.12.2007 tarihinde maktul ile diğer sanık ...'in (...'nin abisi) bir araya gelmelerini sağlaması amacıyla 12:52'de sanık ... tarafından arandığı (39 sn), temyiz dışı sanık ...'in 18:01'de kaynı sanık ...'i aradığı (77 sn), hemen akabinde 18:03:21'de de maktulün kullandığı hattı aradığı, ayrıca sanık ...'in kendine ait olan hat ile temyiz dışı sanık ...'in kullandığı diğer hattı olay tarihi olan 26.12.2007 saat 17:56'da aradığı (12 sn), akabinde çok yakın arkadaşı olan sanık ...'i 17:58'de aradığı (114 sn), hemen akabinde yukarıda bahsi geçtiği gibi 18:01'de temyiz dışı sanık ... tarafından kullanılan hattan arandığı (77 sn), konuşma bitiminde sanık ...'in 18:06'de diğer sanık ... tarafından arandığı (83 sn) sanık ... ve sanık ... arasında 18:21 ve 18:39 olmak üzere iki adet daha iletişim olduğu fakat görüşme yapamadıkları, suç tarihinde akşam 22:08'e kadar her iki sanık arasında, 5 adet daha iletişim kaydı bulunduğu 19:00:36 (55 sn), 19:09:39(60 sn), 22:03:06 (80 sn), 22:06:39 (6 sn), 22:08:19 (25 sn), yapılan bütün bu görüşmelerin maktulü bir noktaya çekme veya biri tarafından bir yerden alınarak bir yere getirme amacını taşıdığı, bahsi geçen dörtlü cep telefonu görüşmesine (Maktul, Muhsin, Mehmet, ...) belli bir saatten sonra sanık ...'in (...'nin diğer abisi) kullandığı hattın da katıldığı, olay günü yapılan bütün görüşmelerin tek bir noktada kesiştiği, sanık ...'in 20:58:14'de Atatürk Barajı ... baz istasyonu üzerinden kardeşi sanık ... ile görüştüğü, aynı görüşmeyi sanık ...'in de aynı mıntıkada Atatürk Barajı ... baz istasyonu üzerinden yaptığı, aynı şekilde sanık ...'in de saat 20:01:51 ve 20:02:35'te Atatürk Barajı ... baz istasyonu üzerinden sanık ... ile görüştüğü, sanık ... ise saat 22:02:27'de Atatürk Barajı ... baz istasyonu üzerinden sanık ... ile görüşme yaptığı, her iki baz istasyonunun da Bozova merkeze uzak Atatürk Barajı bitiş noktası ile baraj sonrası ... nehri başlangıç noktası Bozova ilçesi Eskin köyü kuzeyinde yer aldıkları; sanıkların, mıntıkası tam olarak tespit edilemeyen bu bölgede kesici, delici alet ile üzerlerine atılı suçu işledikleri, ... Sulh ceza Mahkemesinin İletişimin Tespitine dair kararı ile sanıkların telefonlarının dinlemeye alındığı, sanık Mehmet'in ... İlçe Jandarma Komutanlığında gözaltında bulunduğu sırada 06.06.2008 saat 15:00'de eşi ... ile yaptığı görüşmede, sanık ...'in telefonun karşısındakileri "bana mesaj falan göndermen, beni araman sakın" şeklinde uyardığı, tanık ...'in ise sanık ...'e hitaben "Mehmet beri bak, dilini tut, hiç bir şey söyleme..." şeklinde uyarıda bulunduğu, haklarında ek kovuşturma yapılmasına yer olmadığına kararı verilen sanıklardan iki tanesi arasındaki görüşmelerde kan parasına ilişkin görüşme yapıldığı, yine ...' nın temyiz dışı sanık ...'e; "Memedim ya sana bir şey olursa...", (M); "korkma bana bir şey olmayacak canım...", (Ş); "Memedim eğer sana bir şey olursa, sana bir şey yaparlarsa, her şeyi söylerim ve anlatırım...", (M); "Saçmalama. tamam güzelim gevezelik etme..." şeklinde görüşme yapıldığı, tanıklar Fethi, Nuri ve Resul'un, maktulün telefonda son görüştüğü sanık ...'i telefon ile aradıkları, sanık ...'in bu durumu kaynı olan sanık ...'e anlattığı, bu sebeple sanık ...'in, tanıklar Fethi, Resul ve Nuri ile ... Muhacirler derneğinde buluştuğu ve konuyu eniştesi sanık ...'e ileteceğini belirterek dernekten ayrıldığı, daha sonra aynı gün akşama doğru sanıklar Mehmet ve Muhsin'in tanıklar Fethi, İsmet ve Nuri ile buluştukları, sanık ... ile tanık İsmet'in sanık ...'in aracı içerisinde baş başa görüştükleri, akabinde sanık ...' in olayı sanık ...' e sorduğu, sanık ...' in "... beni arayarak ...'yi isteteceğini, yardımcı olmamı söylüyordu..." dediği, sanık ...'in de kardeşi ... ile ... un ilişkisini bu şekilde öğrendiği, bu durumu da beyanı ile teyit ettiği, tanık İsmet'in 09.06.2008 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığı beyanında; "...gelen ...'du, ben Fethi ile birlikte dernek başkanının odasında oturup camdan seyir ediyordum; dernek başkanı, Muhsin ile konuşmaya başladı; dernek başkanı, Muhsin'e görüşme kayıtlarını göstererek senin enişten Yusufu neden aramış diye sordu, Muhsin bir şeyler anlattı bilahare dernek başkanı beni Muhsin' in yanına götürdü. Muhsin beni görünce kızardı, rengi attı, elindeki cep telefonu düştü, ona görüşme kayıtlarını ben de sordum, akşama eniştesine soracağını söyledi..." belirttiği, sanık ...' in de bu olguyu 18.08.2008 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığı beyanında tevilli olarak kabul ettiği açıkça anlaşıldığı, sanıklar Muhsin ve ...'in, kardeşleri ... ile arkadaşlık yaptığı için maktulü öldürmek istedikleri; sanık ...' in de sanık ...' in çok yakın arkadaşı olması sebebi (01/11/2007-28/01/2008 tarihleri arasında her iki sanığın kullandıkları sim kartlar arasında yaklaşık 380 adet iletişim kaydı var) ile eyleme iştirak ettiği, sanıklar Muhsin ve ...' in maktulün belli bir noktaya gelmesini sağlayarak eylemlerini işledikleri, bu eylemi sırf maktulün kardeşleri ... ile olan arkadaşlığı sebebi ile toplum nazarında küçük düştüklerine inanarak işledikleri, HTS baz kayıtlarından anlaşıldığı üzere eylemlerine sanık ...'in de iştirak ettiğine mahkememizce vicdani kanaat edildiği fiilden sonra maktulün baraja atılmış olması nedeni ile sanıkların fiilden sonraki davranışları, aynı zamanda aradan geçen zaman diliminde devam eden yargılama sürecinde sanıkların hiç bir şekilde pişmanlık göstermemesi gibi hususlar göz önüne alınarak hiç bir sanık hakkında takdirî indirim hükümleri tatbik edilmediği, bunun dışında her ne kadar sanıkların tasarlayarak ve canavarca hisle atılı suçu işlediği iddia edilmiş ise de, olay öncesinde maktulü olay yerine çağırmak şeklindeki eylemlerin tasarlamanın kabulü için yeterli görülemeyeceği gibi sanıkların, maktulü ne zaman öldürme kararı aldığının da kesin olarak saptanamadığı anlaşılmakla tasarlamanın koşullarının bulunmadığına kanaat getirildiği, ayrıca sanıkların maktulü domuz bağı ile bağlayarak öldürmesi şeklindeki eylemleri nedeni ile canavarca hisle adam öldürme suçunu işledikleri iddia edilmiş ise de söz konusu eylemin tek başına canavarca hisle ya da eziyet çektirerek işlendiğini kabule yeterli bulunmadığı, canavarca hisle öldürme, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme olup eziyet çektirerek öldürme ise ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olup sanığın öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastının da bulunması gerektiği, sırf ölüm neticesini almak için tehevvürle maktulün bağlanmasının canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiğini göstermeyeceği, bunun dışında bu nitelikli hal bakımından kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı anlaşılmakla sanıkların kasten öldürme suçunu işledikleri kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir. 2. Sanıklar savunmaları, katılan ve tanık beyanları, HTS kayıtları, bilirkişi incelemesi, ... Cumhuriyet Başsavcığınca tanzim olunan 11.03.2008 tarihli otopsi raporu, kollukça tutulan tutanaklar, sanıkların adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır. IV. GEREKÇE A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden Cumhuriyet savcısının huzurunda verilip 26.10.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 27.07.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Vekili ve Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden Katılanlar vekili ve sanıklar müdafinin temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede, İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin katılan beyanları, ihbar tutanakları ve bunları destekleyen HTS ve baz istasyonları incelemeleri ile saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik araştırmanın bulunmadığı, sanıkların öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, eylemin töre saikiyle gerçekleştirildiğinin ispatlanamadığı, canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme, eziyet çektirerek öldürmenin ise öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastını içeren, ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olarak tanımlanması karşısında sanığın canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiğini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılanlar Vekili ve Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2017/555 Esas, 2022/812 Karar sayılı kararında katılanlan vekili ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sanıklar ..., ... ve ... maktul ...’u kasten öldürme suçundan mahkumiyetlerine ilişkin verilen kararın onanmasına karar verilmiş ise de; Sanıkların maktul ...’u öldürdüklerine ve kaybolduğu tarihte birlikte olduklarına ilişkin görgüye dayalı tanık beyanı ve delil bulunmamaktadır. Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan kuşkudan sanık yararlanır ilkesi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanıkların aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat hiç bir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksekte olsa bir olasılığa dayanılarak sanıkları cezalandırmak ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olanak hüküm vermek anlamına gelir. Ceza Yargılamasında mahkumiyet büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Bu nedenlerle kararın bozulması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama düşüncesine katılmıyoruz. 11.12.2023 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ... Taşpınar'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar ..., ... müdafii Avukatlar ..., ... yokluklarında, ... Seviş yüzüne karşı yokluğunda 21.12.2023 tarihinde usulen ve açık olarak anlatıldı.