10. Hukuk Dairesi 2024/8820 E. , 2024/10080 K. MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2448 E., 2023/1996 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/70 E., 2023/17 K. Taraflar arasındaki maluliyet tespiti ve aylığı bağlanması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye…
**10. Hukuk Dairesi 2024/8820 E. , 2024/10080 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2448 E., 2023/1996 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/70 E., 2023/17 K. Taraflar arasındaki maluliyet tespiti ve aylığı bağlanması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 28.04.2004 tarihinde Kızılcaşehir Mahallesi, ... mevkii Alanya adresindeki kendisine ait tarlada Bağ-Kur'lu olarak çalışmaya başladığını, davacının işe girmesinden itibaren ... 4/b sigorta sicil numarası ile sigortalandığını ve 12 yıldır sigortalı olduğunu, davacının 28.04.2013 tarihinde geçirdiği iş kazasında sağ bacağının koptuğunu ve sağ bacağını kullanamaz ... geldiğini, sağlık kurulu raporları ile SGK'ya yaptığı malulen emeklilik başvurusunun reddolduğunu, davacının kaza sebebiyle çalışma gücünü tamamen kaybettiğini ve ekonomik bakımdan çok zor duruma düştüğünü belirterek, davacının geçirdiği kaza sonucu malullüğünün tespit edilmesine ve emeklilik aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 15.09.2015 tarihinde maluliyetinin tespiti yönünde talepte bulunduğu ve talebine istinaden Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen rapor ve eklerinin Antalya Bölge Maluliyet Sağlık Kurulunca incelendiğini ve adı geçenin malul sayılmadığı yönünde karar verildiğini, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde durumun Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanacağını, itiraz halinde Adli Tıp Kurumundan alınacak rapora göre karar verilmesi gerektiğini, Kurumun yaptığı işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını, haksız ve yersiz açılan maddi ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.09.2021 tarih ve 31612 sayılı Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin (e) bendinde hafif düzeyde çalışma gücü kaybının, çalışma gücünün en az %40-49 arasında kaybedilmesi olarak tanımlandığı, (j) bendinde maluliyet için çalışma gücünü ağır düzeyde veya iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını kaybetmiş olmayı aradığı anlaşılmakla, alınan raporlarda davacının çalışma gücü kaybının hafif düzeyde olduğunun, maluliyet oranının %60'ın altında kaldığının tespit edildiği, bu nedenle malulen emeklilik şartlarını sağlayamadığı anlaşılmakla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosyanın Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilmiş olduğunu, ancak Kurulca düzenlenen raporda çalışma gücü kaybının %60'ın altında olduğunun belirtildiğini, Adli Tıp Üst Kurulunun 13.02.2019 tarih ve 2398 sayılı karar sayılı mütalaasının aynısının düzenlemiş olması, verilen kararın hatalı olduğunu açıkca göstermekte olduğunu, buna katilmalarının mümkün olmadığını, kaldı ki Alanya Devlet Hastanesinin 08.10.2015 tarihli raporunda 1496 sayılı raporunda %60 engelli olduğunun tespit edilmiş olduğunu, Mahkemenin aleyhlerine verdiği kararın davacının durumunu ciddi ölçüde zorlaştıracak ve adalete inancı sarsılacak, hayal kırıklığına uğrayacak olduğunu, müvekkilinin lehine olan raporun uygulanmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece yasal prosedür işletilerek yöntemince raporlar alınmış, bu kapsamda en son 28.09.2021 tarihli Maluliyet İşlemleri Yönetmeliği hükümleri de gözetilmiş olup, davacının çalışma gücünü en az %60 oranında kaybetmemiş olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, maluliyet oranının tespiti ve maluliyet aylığı bağlanması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.2926 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin g) bendinde iş kazası “ Tarımsal faaliyetleri dolayısıyla sigortalıları hemen veya sonradan bedence veya ruhca arızaya uğratan olay” olarak tanımlanmış, Aynı Kanun'un ek 3 üncü maddesinin gönderimi ile 1479 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin son fıkrasında “Ancak, sigortalı iken geçirdiği iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölenler için prim ödeme süresi aranmaz.” şeklinde düzenlenmiştir. 3. 1479 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinde " Bu Kanunda geçen "İş kazası" teriminin kapsamının tayininde 506 sayılı Kanun hükümleri kıyas yoluyla uygulanır." hükmü, 4. 5510 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar. (Mülga son cümle: 17.04.2008-5754/57 md.)" şeklinde düzenlenmiştir. 5.5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1.Dosya içindeki belgelerden, davacının 28.04.2013 tarihinde bahçe motoruna (çift makinesine) ayağını kaptırması sonucu sağ ayağından yaralanması şeklinde gerçekleşen olay nedeniyle, Kurum Sağlık Kurulunun 06.05.2014 ve 17.05.2014 tarihli raporları ile davacının çalışma gücünün en az %60 ını kaybetmediğine karar verildiği, Yüksek Sağlık Kurulunun da 17.10.2014 ve 02.12.21015 tarihli raporları ile davacının çalışma gücünün en az %60 ını kaybetmediğine karar verildiği, ATK 2. Üst Kurulunun 01.12.2022 tarihli raporu ile 2021 tarihli Yönetmelik hükümleri de gözetilmek suretiyle; davacının çalışma gücünün en az %60 ını kaybetmediğine, malul sayılamayacağına, çalışma gücünü hafif düzeyde kaybetmiş olduğuna karar verilldiği ve İlk Derece Mahkemesi tarafından da 28.09.2021 tarih ve 31612 sayılı Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin (e) bendinde hafif düzeyde çalışma gücü kaybının, çalışma gücünün en az %40-49 arasında kaybedilmesi olarak tanımlandığı, (j) bendinde maluliyet için çalışma gücünü ağır düzeyde veya iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını kaybetmiş olmayı aradığı anlaşılmakla alınan raporlarda davacının çalışma gücü kaybının hafif düzeyde olduğunun, maluliyet oranının %60'ın altında kaldığının tespit edildiği, bu nedenle malulen emeklilik şartlarını sağlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de söz konusu hükmün yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmıştır. 2. 28.04.2013 tarihinde bahçe motoruna (çift makinesine) ayağını kaptırması sonucu sağ ayağından yaralanması şeklinde gerçekleşen olaya dayalı olarak açılan işbu dava ile davacının anılan kaza nedeniyle maluliyet halinin tespiti ve aylık bağlanması istenmiş; giderek, Mahkemece uyuşmazlık konusu 5510 sayılı Kanun'un 25 v.d. maddelerinde düzenlenen maluliyet aylığı şartları çerçevesinde yapılan irdeleme ile maluliyet koşulları bulunmadığından bahisle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de uyuşmazlığa konu somut olayın niteliği, kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde yani davacının 01.10.2004- 2016/6. ay itibariyle Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun da anlaşılması ve davacının da istemi halinde yukarıda anlatılan yasal mevzuat çerçevesinde Tarım Bağ-Kur sigortalılığı kapsamında olayın iş kazası kabul edilerek, şartların varlığı halinde iş kazası kolundan gelir bağlanması mümkündür. 3. Şu halde yapılması gereken iş; davacıya talebi açıklattırılarak; maluliyet aylığı istemesi halinde şimdiki gibi karar verilmesi, şayet iş kazası kolundan gelir bağlanmasını istemesi halinde ise yukarıda yasal dayanak maddeleri belirtilen ve meydana gelen olaya ilişkin olarak iş kazası tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2926 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ve Ek-3 üncü maddesinin gönderimi ile 1479 sayılı Kunun'un 41/son, 82 nci maddeleri dikkate alınmak ve davacının anılan iş kazası nedeniyle %47.2 sürekli iş göremezlik oranına maruz kaldığı gözetilerek 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükmü de dikkate alınarak yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.