Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.[8]Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemele
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya Asliye .. Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 20/02/2020 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yıllardır kendi camiasında kredi kartlarıyla uğraşan kişi olarak bilindiğini, müvekkilinin etrafındaki eşi dostu vb. kişilerin rızası hilafına kredi kartlarını kullanarak bankaların ara ara düzenlediği kampanyalardan yararlandığını, zorlu piyasa şartlarında kendisine ve ailesine ek gelir sağladığını, kredi kartını aldığı kişiyle kimi zaman yarı yarıya paylaşım, kimi zaman ise kartını veren kişinin paraya ihtiyacı olmaması hasebiyle puanların tamamı kendisinde kalacak şekilde alternatif yöntemler izlediğini, Konya ...icra Müdürlüğünün kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ... Esas sayılı ödeme emrinin müvekkiline tebliğ olduğunu, senede yönelik imza itirazları bulunmamakla birlikte böyle bir borcun söz konusu olmadığını, davalının müvekkilinden boş senede imza atması karşılığında kartları açtırmayı kabul ettiğini, müvekkilinin davalıyla olan dostluğundan dolayı boş senedi imzaladığını, davalının senedi aldıktan sonra müvekkili ile dostluğuna devam ettiğini, davalının bir süre sonra kartların kalan borçlarının ödenip kendisine teslim edilmesini talep ettiğini, müvekkilinin ise bonusların kartlara yüklenmediğini belirterek biraz daha zaman istediğini, bunun üzerine davalının müvekkiline şantaj yaptığını, 2015 yılında güven inşa etmek maksatlı zorla verilmiş olan boş senedin 26/10/2018 düzenleme tarihli olarak davalı veya başka bir kişinin el yazısı ile düzenlendiğini, karşı tarafla müvekkili arasında herhangi bir borç alış-verişi, ticari ilişki,menfaat vb. gibi durumlar meydana gelmediğini, bu nedenlerle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibe konan bononun iptaline, davalının %40 oranında kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.