Başvuru, ulusal yayın yapan Yeni Şafak gazetesinde yayımlanan bir haberde kullanılan ifadelerin kişilik haklarını zedelediği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, ulusal yayın yapan Yeni Şafak gazetesinde yayımlanan bir haberde kullanılan ifadelerin kişilik haklarını zedelediği iddialarına ilişkindir. Başvuru, 6/5/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/12/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Ulusal düzeyde yayın yapan Yeni Şafak gazetesinin 30/12/2009 tarihli nüshasında, o tarihte Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı olan başvurucu hakkında “Andıççı savcıya 26 yıl isteniyor” başlıklı bir haber yayımlanmıştır. Gazetede yayımlanan haber şöyledir:“Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner hakkında Adalet Bakanlığı'nın yürüttüğü soruşturmanın ardından yargılanmasına karar verdi. Albay Dursun Çiçek imzalı 'AK Parti ve Gülen Cemaatini Bitirme Planı'nı Erzincan'da uygulamaya koymakla suçlanan Savcı Cihaner, 'evrakta sahtecilik', 'görevi kötüye kullanmak'tan 26 yılla yargılanacak. Savcıların yargılanmasını düzenleyen yasalara göre dava dosyası Yargıtay Ceza Dairesi'ne gönderildi. ANDIÇ'IN İŞARET FİŞEĞİNİ ATEŞLEDİTürkiye'nin gündeminden aylarca düşmeyen 'Darbe Andıcı'nı Erzincan'da uygulamaya koymakla suçlanan Cihaner'in cemaat, vakıf ve derneklere yönelik yaptığı operasyon tartışma konusu oldu. Cihaner, 2 yıl önce İsmail Ağa Cemati ve Medine Vakfı'na yönelik Erzincan ve ilçelerinde soruşturma başlattı. 2009'da birçok ünlü işadamı ve siyasetçiyi kapsayacak şekilde dosyayı genişleten Cihaner, 16 kentte operasyon yapmak için hazırlık yaparken, soruşturmanın 'Darbe Andıcı'ndaki hedeflerin gerçekleştirilmesi için yapıldığı ortaya çıktı. Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Osman Şanal, bir ihbarla soruşturmanın kendi yetki alanına girdiği gerekçesiyle dosyayı Cihaner'den aldı. Cihaner, bu arada Gülen Cemaati'yle ilgili ikinci bir soruşturma başlattı. HUKUKSUZLUK TESPİT EDİLDİErzincan Cumhuriyet Başsavcısı Cihaner'in hakkında 'Darbe Andıcı'nı uygulamaya koyduğu ve Erzurum Ağır Ceza Savcısı'nın yetkilerini çiğnediğine yönelik iddialar üzerine Adalet Bakanlığı müfettişleri inceleme başlattı. Müfettişlerin raporu doğrultusunda Adalet Bakanlığı, 30 Kasım'da Başsavcı Cihaner hakkında hazırladığı fezlekeyi, 'görevi kötüye kullanmak' ve 'resmi belgede sahtecilik', 'imar yasasına muhalefet' suçlamalarıyla Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi. Savcı ise Cihaner hakkında 26 yıl hapis talebiyle iddianame hazırladı. İddianameyi inceleyen mahkeme, Cihaner'in yargılanmasına karar vererek dosyayı, Yargıtay Ceza Dairesi'ne gönderdi. Cihaner'in, cemaatlere yönelik soruşturmadaki usulsüzlükleri de iddianameye girdi. İddianamede, şüpheli Adem Sayar'ın ifadesinin alınması sırasında, suç unsuru bulunmayan cinsel içerikli konuşma ve mesajları tehdit unsuru olarak kullandığı belirtildi. Cihaner hakkındaki suçlamalarİddianamede Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner hakkında Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı iki cemaate yönelik iki ayrı soruşturmayla ilgili Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yetkisinde olduğu değerlendirilerek bilgi talep etmesine rağmen soruşturmayı gizlemek, *Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen, bir kamu görevlisinin kaleme aldığı öne sürülen şikayet dilekçesinde Fethullah Gülen taraftarı dini grubun şeriat ihtilali planladıkları dile getirilmesine, bu iddianın Erzurum yetkili cumhuriyet savcılığının yetki alanında olmasına rağmen ısrarla soruşturmaya devam etmek, *Resmi bir ödenek olmadığı halde adliye lojmanlarının bahçesine kameriye yaptırarak imar kirliliğine neden olmak.Bombalarla komplo kurdu iddiasıErzurum Başsavcılığı, Çatalarmut Barajı'nda bulunan mühimmatla ilgili soruşturmada Cihaner ile bazı jandarma görevlilerinin polis ve cemaate komplo kurduğunu tespit etti. İfadeleri soruşturma dosyasına giren gizli tanıklar, jandarma görevlilerinin baskı yaparak 'bombaları polis koydu' şeklinde tanıklık yapmalarını istediğini anlattı. İfadeler, Ergenekon savcılarına gönderildi. Soruşturmada 3 jandarma görevlisi ve iki MİT mensubu tutuklandı.İtiraz etmekte kararsızErzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner, Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi'nin kendisinin yargılanmasına yönelik kararı hakkında, "Tebligat henüz bana ulaşmadı. Avukatlarımla henüz görüşmedim. Karara itiraz edebiliriz de etmeyebiliriz de. Henüz karar vermedik. Yargı bağımsızlığı adına dosyanın yüksek mahkeme tarafından görülmesini istiyorum. Bu dosyanın Yargıtay tarafından ele alınmasını bekliyorum" dedi.” Başvurucu, söz konusu haber nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürerek 29/12/2010 tarihinde, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde ilgililer aleyhine manevi tazminat davası açmıştır. Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi, 20/10/2011 tarihli kararında "...bahse konu tarihte davacı hakkında Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne açılan davanın haber konusu yapılması kapsamında kullanılan başlık ve haber içeriğindeki diğer ayrıntıların haberle ilgisi olmadığı, görünürde gerçeklik ilkesinin masumiyet ilkesini ortadan kaldıracak nitelikteki dayanaksız duyum ve yorumlarla sağlanmasının mümkün olmadığı, başlıktaki çarpıcı haberin okuyucuda merak saikini ön plana çıkartacak düzeyde hukuka uygunluk unsurunu taşımadığı ve bu suretle söz konusu yayının hukuka aykırı olduğu, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 000 TL manevi tazminatın başvurucuya ödenmesine, başvurucunun kararın en yüksek tirajlı ulusal gazetede yayımlanmasına yönelik isteminin ise reddine karar vermiştir. Davalının temyizi üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 23/1/2013 tarihli ilamı ile bozulmuştur. Dairenin gerekçesi şöyledir:"...Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.Davalı şirkete ait Yeni Şafak gazetesinin 2009 günlü sayısında “Bursa Andıçın ikinci pilot bölgesi” başlığı altında yayımlanan haberde ve 2009 tarihli nüshada sayfada “O Savcıya 26 Yıl İsteniyor” başlıklı haberle, sayfada devam eden “Andıççı Savcıya 26 Yıl İsteniyor” biçimindeki anlatımlara yer verilmiştir.Okuyucunun ilgisini artırmak amacıyla, habercilik tekniğine uygun olarak, özle biçim arasındaki denge korunarak kullanılan çarpıcı başlık kişilik haklarına saldırı oluşturmaz. Dava konusu haberde kullanılan başlık haberin içeriği ile birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde; özle biçim arasındaki dengenin korunduğu, yargılamanın dayanağı olan belgelere dayanılarak yayımlanan haberin görünür gerçekliğe uygun olduğu, hukuka aykırılık unsurunun gerçekleşmediği ve davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı sonucuna varılmaktadır." Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesince 29/5/2013 tarihli karar ile Yargıtay Hukuk Dairesinin bozma gerekçesine atıf yapılarak davanın reddine karar verilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 17/3/2014 tarihli ilamı ile onanmıştır. Karar 7/4/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 6/5/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk Anayasa'nın maddesi şöyledir:"Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır." Anayasa'nın maddesi şöyledir:"Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve malî teminat yatırma şartına bağlanamaz.(İkinci fıkra mülga: 2001-4709/10 md.)Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır.…" Anayasa'nın maddesi şöyledir:"Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.…" Anayasa'nın maddesi şöyledir:"Hâkimler ve savcılar adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler meslekten hâkim ve savcılar eliyle yürütülür.Hâkimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görev ifa ederler.Hâkim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.…Hâkimler ve savcılar, kanunda belirtilenlerden başka, resmî ve özel hiçbir görev alamazlar.Hâkimler ve savcılar idarî görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlıdırlar.…" 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun maddesi şöyledir: “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. ....”