5. Hukuk Dairesi 2024/14191 E. , 2025/5593 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/214 Esas, 2024/2267 Karar KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak y…
**5. Hukuk Dairesi 2024/14191 E. , 2025/5593 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/214 Esas, 2024/2267 Karar KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalılar ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziantep ili, ..., ... Mahallesi 4117 ada 1 parsel sayılı yerde site altında bulunan taşınmazların site yönetiminin kararı dahi olmadan davalılar tarafından iş yeri olarak kiraya verildiğini ve eczane olarak kullanıldığını, kiraya verilen bu taşınmazların tapuda garaj olarak görüldüğünü, garaj olarak görülen bu alanların 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi gereğince kiraya verilmesinin mümkün olmadığını, davalıların siteye ait bahçe duvarlarını yıktığını ve ortak kullanım alanlarının diğer kat maliklerince kullanımını engellediğini, söz konusu eylemlerin yapılması için site yönetimince karar alınmadığını, bu sebeplerle davalıların haksız müdahalelerin önlenmesini ve site ortak kullanım alanlarının eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli ve 2019/51 Esas, 2020/500 Karar sayılı kararıyla; davalılar tarafından dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın giriş katında bulunan ve garaj tapulu olarak görünen bağımsız bölümlerin kiraya verildiği, bu alanların 634 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi gereğince kiraya verilmesinin mümkün olmadığı, davalılarca kat maliklerinin ortak alanların kullanım hakkının kısıtlandığı, bahçe duvarlarının yıkıldığı, ortak kullanım alanlarının diğer kat maliklerince kullanmasının engellendiği, site karar defterinin incelenmesinde, site duvarının yıkılması ve ortak kullanım alanlarının işgal edilmesi yönünde site yönetimince karar alınmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve davalılar ... ve ... Yönünden açılan davanın feragat sebebi ile reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli ve 2019/51 Esas, 2020/500 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde dahili davalılar ... vd. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.12.2022 tarihli ve 2021/98 Esas, 2022/2186 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince bilimsel verilere uygun denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verildiğinin anlaşıldığı ancak harca tabi dava değerinin 12.240,00 TL olduğu halde davacı tarafça sadece 44,40 TL peşin harç ödendiği, mahkemece hükümde dava değeri üzerinden davalılardan harç tahsili hususunda karar verilmediği, harcın kamu düzenine ilişkin olduğu, resen gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün harca ilişkin kısmı düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.12.2022 tarihli ve 2021/98 Esas, 2022/2186 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde dahili davalılar ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmak için yeterli olmadığı, ana gayrimenkulün kat mülkiyetli olduğu gözetilerek, ana gayrimenkule ait geçerli ve yürürlükteki mimari proje, vaziyet planı ve ilgili ekleri getirtilerek tapu sicili, yönetim planı ve tüm bu belgeler üzerinden araştırma yapılarak müdahale olduğu iddia edilen alanın tespiti, hukuki değerlendirmesi ve davalıların hukuka aykırı müdahalesi olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, dosyadaki uzman bilirkişi raporunun mimari proje üzerinden ölçüm ve değerlendirme yapmadığı, aykırılıklar ve eski hale getirme işlemleri bakımından hiçbir tespitte bulunmadığı, davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulurken kararda hangi imalatların projeye aykırı olduğu ne şekilde eski hale getirileceği belirtilmeyerek infazda tereddüt yaratıldığı, ayrıca 634 sayılı Kanun'dan kaynaklanan ve konusu doğrudan para alacağı olmayan davaların niteliği gereği harç yönünden maktu tarifelere tabi olduğu gözetilmeden nispi harca hükmedilmesinin bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalılar ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Dahili davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediği, dava konusu 8 adet garajın her birinin ayrı ayrı kat mülkiyet tapusuna sahip bağımsız bölümler olduğunu, söz konusu bağımsız bölümlerin niteliği bodrum kat garaj olmasına rağmen; zemin katta dükkân şeklinde zeminden yüksek kotta inşa edilmiş olup, iskân edildiği tarihten beri bulunduğu bölgedeki benzer nitelikte birçok binada olduğu gibi hiçbir zaman garaj olarak kullanılmadığını, birbirine bitişik olan 16 ve 17 nolu bağımsız bölümlerin satın alındığı tarihte ara bölme duvarının yapılmamış olup ayrı birer tapuya sahip ve tek mekân halinde düzenlendiğini, sonradan birleştirilme yapılmadığını, 20 yılı aşkın süredir zaten işyeri olarak kullanılan taşınmazlar için her bir bağımsız bölüm adına yapı kayıt belgelerini kanuna ve usulüne uygun olarak aldıklarını, ortak kullanım alanı olarak belirlenen yerde müvekkillerinin de kullanım hakkı olduğunu, toprak dolgunun zorunluluk olduğunu, kullanımı kısıtlamadığını, bu nedenlerle davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 634 sayılı Kanun'a tabi taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza ait mimari proje ve vaziyet planına göre 1. bodrum katta yer alan 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 ve 13 nolu garaj nitelikli bağımsız bölümlerin ortak alan olmadığı, davalılar adına tapuda garaj niteliğiyle kayıtlı olduğu, davacının dava dilekçesiyle davalıların haksız müdahalesinin önlenmesini ve site ortak kullanım alanlarının eski hale getirilmesini talep ettiği, bozma öncesi verilen kararda davacının talebine uygun olarak dava konusu taşınmazın batı ve kuzey cephesinde bulunan bahçenin mimari projeye uygun olarak eski haline getirilmesine karar verildiği, davacının söz konusu kararı temyiz etmediği, garaj nitelikli bağımsız bölüm maliklerinin kararı temyiz etmesi üzerine Dairemizce hüküm kurulmaya elverişli rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması ve istek sonuçlarından herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi konusunda kararın bozulduğu anlaşılmaktadır. 3. Medenî hukuk yargılamasına hâkim olan ilkelerden biri taleple bağlılık ilkesidir. Bu ilke 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde açıkça ifade edilmiştir. Buna göre, hâkim tarafların talepleri ile bağlıdır. Talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremez. Dosya kapsamından, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının talebinin olmamasına, bozma öncesi verilen kararda bu konuda hüküm kurulmamış olmasına ve verilen kararın davacı tarafça temyiz edilmemiş de olmasına rağmen, Dairemizin bozma kararı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince davalılar adına garaj olarak kayıtlı 8 adet bağımsız bölümün eski hale getirilmesine karar verilerek, talepten fazlasına karar verilmesi doğru görülmemiştir. 4. Mahkemece, yapılmasına hükmedilen işlemlerin yerine getirilmesi için davalı tarafa 634 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi hükmü uyarınca uygun süre verilmemesi de doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Dahili davalılar ... vd. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddenin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.