Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/3028 E. , 2024/5235 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3028 Karar No : 2024/5235 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibare…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/3028 E. , 2024/5235 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3028 Karar No : 2024/5235 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı bünyesinde Öğretim Programları Daire Başkanı olarak görev yapmakta olan davacının, milli eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... K:... sayılı kararıyla; davacının geçmiş hizmetlerinin değerlendirilmesinden, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı, daire başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında, söz konusu göreviyle ilgili hakkında hiçbir adli ve idari soruşturma açılmadığı gibi disiplin cezası da almadığı ve görevinde başarısız veya yetersiz olduğu yönünde nesnel ve hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı, öte yandan davacı tarafından daire başkanlığı görevinin işlevi ve görev alanına uyumlu olarak yüksek lisans öğrenimi yaptığının görüldüğü, bu durumda, davacının görevinden alınmasını gerektirecek somut bir tespitin davalı idarece sunulamaması karşısında, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak davacının daire başkanlığı görevinden alınarak, milli eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı temyize konu kararıyla; dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararına ve hizmetin gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği gözönünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde sırasıyla alt görevlerde belli süreyle tecrübe elde ettikten sonra daire başkanlığı görevine atanmamış bulunan davacının geçmiş hizmetleri, yürütülen hizmetin niteliği ile önem ve özelliği, bu göreve sınav, eleme gibi bir yöntemle gelmediği hususları da dikkate alındığında, daire başkanlığı görevinden alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı; davacının Talim ve Terbiye Kurulu (Personel Genel Müdürlüğü Koordinasyon Biriminde görevli) emrine "milli eğitim uzmanı" olarak atanmasına ilişkin kısmına gelince; davacının daire başkanı olarak 3600 ek gösterge ile atandığı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 35. maddesinde sayılan yöneticiler arasında bulunmadığı, bu nedenle davacının atanacağı kadro ve pozisyonun, Ek 37. madde uyarınca 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin mülga Ek 18. maddesi kapsamında belirleneceği, 3600 ek göstergeli daire başkanlığı görevi sona eren davacının, Ek 18. maddenin 1. fıkrasının "c" bendinin (2) numaralı alt bendi hükmü kapsamında "milli eğitim uzmanı" kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle; davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; hakkında açılmış bir disiplin soruşturmasının ve akabinde verilmiş bir disiplin cezasının bulunmadığı, görevini yerine getirmediğine veya başarısız olduğuna ilişkin somut bir bilgi ve belgenin olmadığı, haklı bir sebep gösterilmediği, memurların naklen atanmaları konusunda idareye verilen takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 13/11/1992 tarihinde öğretmen olarak göreve başladığı, 13/11/1993-19/03/2019 tarihleri arasında çeşitli okullarda öğretmen olarak görev yaptığı, 19/03/2019 tarihinde Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı bünyesinde daire başkanı olarak göreve başladığı, davalı idarenin ... tarihli ve .../.../... sayılı işlemi ile milli eğitim uzmanı olarak atandığı, davacı tarafından anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile davalı idareye, personelini atama konusunda takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda, davacının geçmiş hizmetlerinin değerlendirilmesinden, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı, daire başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında, söz konusu göreviyle ilgili hakkında hiçbir adli ve idari soruşturma açılmadığı gibi disiplin cezası da almadığı ve görevinde başarısız veya yetersiz olduğu yönünde nesnel ve hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı, öte yandan davacı tarafından daire başkanlığı görevinin işlevi ve görev alanına uyumlu olarak yüksek lisans öğrenimi yaptığı görülmektedir. Bu durumda, davacının görevinden alınmasını gerektirecek somut bir tespitin davalı idarece sunulamaması karşısında, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak davacının daire başkanlığı görevinden alınarak, milli eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi yönünde ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararda ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 31/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.