14. Hukuk Dairesi 2016/3322 E. , 2019/935 K. "" 14. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.01.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.09.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelene…
**14. Hukuk Dairesi 2016/3322 E. , 2019/935 K.** **"İçtihat Metni"** 14. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.01.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.09.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği, davalı ... Köyünün ... Köyü mülki hudutlar içerisinde kalan orman alanından yararlanma ve istihsalde öncelik bakımından çıkardığı çekişmenin giderilmesi, ihtilafa konu orman sahasının hangi köy mülki hudutları içerisinde kaldığının belirlenmesini, bu bakımdan Orman Kanunu hükümlerine göre hangi köyün kadim yararlanma hakkının bulunduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 12.11.2011 tarihli dilekçesi ile talebini açıklamış ve davacı köyün idari sınırları içinde kalan kadim mera, otlakiye ve su kaynaklarına elatmanın önlenmesini istemiştir. Davalı köy tüzel kişiliği temsilcisi, Kadastro Mahkemesinin sınır tespiti kararının kesin ve uyulması zorunlu olduğunu, orman emvalinden yararlanma hususunun Orman idaresinin takdirinde olduğunu, dava konusu yerin köyleri tarafından kullanıldığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, Devlet ormanı içinde bulunan yerler üzerinde taraf köylerden birinin üstün hakkı olmayıp orman kesim alanlarından orman idaresinin orman izni ile yararlanmaları mümkün olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Yargılama sırasında taraf köylerin 6360 sayılı Kanun uyarınca tüzel kişilikleri kaldırıldığından mahalle olarak bağlandıkları ... ve ... Belediyeleri davaya dahil edilerek davaya devam olunmuştur. HMK’nin 33. maddesi gereğince bir davada olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirme görevi hakime aittir. Dava dilekçesindeki anlatımlara ve dosya kapsamına göre davacının istemi idarece evvelce belirlenen sınırın nereden geçtiğinin arazide belirlenmesi ve orman alanından yararlanma hakkına ve kadim mera, otlakiye ve su kaynaklarına elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bilindiği üzere 31.5.1965 tarih 4/2 sayılı içtihatı birleştirme kararında; "..tek başına bir köye ait bulunan mera, yaylak ve kışlakların tümünün veya bir parçasının diğer köyün sınırı içine alınmış olması halinde dahi ilk köyün bu yerlerden eskisi gibi yararlanacağı" belirtilmiştir. 4342 sayılı Kanunun 29. maddesinde de bu prensip benimsenmiştir. 6831 sayılı Orman Kanununun 20 ve onu izleyen maddeleri hükmünce orman içerisinde mer’a yaylak ve kışlak da bulunabilir.