T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1605 Esas KARAR NO: 2025/1759 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/10/2025 NUMARASI : 2023/1131 Esas, 2025/929 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 30/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre dur…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1605 Esas KARAR NO: 2025/1759 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/10/2025 NUMARASI : 2023/1131 Esas, 2025/929 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 30/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan öninceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin işyerinde iken ...ın arabası olmadığı için yanına gelen senedin alacaklısı ...'IN elemanı 'in evine bırakması için müvekkiline ricada bulunduğunu, kendisinin de Zeytinburnu'nda in adresine götürdüğünü, daha sonra evlerine çay içmeye çağırdıklarını, aynı adreste alacaklı ... ve beraberindeki 2 kişi eve geldiğini, müvekkili ...'nun orada olması nedeniyle kefil sıfatında kolundan tutularak zorla imzalatılması sonrası Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına 2018/90260 soruşturma no ile başvurduklarını, bu konuda tarafların dinletilmeksizin takipsizlik kararı verildiğini, bu kararın verilmesine müteakip 3 gün sonrasında senette sözde imzası bulunan müvekkili aleyhine Bakırköy 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe eklendiğinin, ...'nun 1 Nisan 2019 tarihinde mahkemeye 2019/299Esas sayılı dava dosyasıyla imzaya itiraz davası açtığını, davası mahkemece 2019/299Esas 2019/390Karar sayılı 17 Haziran 2019 tarihinde karara çıkarıldığını, usulsüz tebligat nedeniyle mahkeme esasına 2020/170 esas numarasıyla kaydedilen dava dosyasının yasal 7 günlük süreden sonra 29/06/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmakla şikayetin süre yönünden reddine karar verildiğini, bu esnada Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına 2020/54962 soruşturma ile verilen ekli bilirkişi raporunda imza ve yazının müvekkiline ait olmadığına dair rapor olmasına, eşinin, çocuğunun, evinin önünden araç ile takip eden olduğu saptandığı halde eski soruşturma ve mahkemede açabilecekleri menfi tesbit ve istirdat davası emsal gösterilerek yeniden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, bu arada İstanbul 18.Asliye Hukuk Mhk.2020/197 dosyası ile Tasarrufun İptali davasında ister istemez eksik, yanlış inceleme yapıldığını, müvekkilinin icra dosyasına eklendiği tarihin halen saptanamadığını, tebligat adresleri ile Mernis adreslerinin farklılığına değinilememekte olduğunu, İcra Hukuk Mahkemesinde ilk başvurduğu avukatın tavsiyesi ile icra dosyasının fotokopisini aldığından tebliğ tarihi dilekçeden 5 gün sonra geçtiğinden şekli usulsüzlükler ile imzaya itirazı kabul görmemekte, İcra Hukuk Mahkemelerinin imza ve tebliğat incelemesini dar yapabildiğini, soruşturmada verilen ilk kararda, senedin icra takibine konulmadığı için sonrasında senedin şikayet sonrası takibe konmasının dava açılmamasına sebebiyet verdiğini, savcılıkça alınan bilirkişi raporunda imzanın müvekkil eli ürünü olmadığı aşikar iken imzanın zorla attırıldığına dair beyan esas alınarak soruşturmanın esasına girilmediğini, halbuki istenen diğer yetkili mercilerinden alınan imza örnekleri gibi imza incelemesi mahkeme öncesi savcılıkça yaptırılmış olduğunu, borçlu ...ın aleyhine aciz vesikası alınmadan, araç plakalarını belirtilen ve aracına yapılan icra işlemin görülmediği, daha onlarca hukuksuzluk yaşanan icra dosyasında alınan bilirkişi raporu ışığında imzanın müvekkiline ait olmadığından takibin ve ödeme emrinin iptalini, dava esnasında ödeme durumları çıkar ise davalarına istirdat davası olarak devam edeceklerini davalının yapmış olduğu bu işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, kötü niyetle yapıldığını, icra tarihinde müvekkilinin şahısların yapmış olduğu savcılık sorgusunda gerekse dilekçelerinden anlaşılacağı gibi ticaret için alınmış bir senedin müvekkili ...'nun sigortalı çalıştığı bir firmada ticari alışverişinin olmadığı muaccel bir borcu bulunmadığını, alacakları konusunda herhangi bir risk meydana gelmediğini, fakat davalı anlaşılmaz bir şekilde, boş ve savcılık ifadelerinde de yer aldığı gibi evde senedi aldıktan sonra 3 gün sonra suç duyurusunda bulunduklarını beyan ettiklerini, senedin geriye dönük tarihe atıldığı senette birden çok yazı stili olduğunu, müvekkilinin ...'nun T.C.'si ve adresinin olmadığını, senede nakten yazdıkları sonradan doldurmak suretiyle icra takibi başlatıldığını, davalının kötü niyetinin açık olduğunu, müvekkillerinin hakkında belirtilen şekilde haksız olarak icrai işlemlerin başlamasından dolayı, müvekkillerinin olmayan borçtan sorumlulukları, hukuksuz işlemler ile durum içinden çıkılmaz bir hal aldığını, bu nedenle dava ve takip konusu senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile kötüniyetli davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyanın Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı kambiyo senedine ilişkin olduğunu, ''Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri'' yetkili olacağını, dava şartı arabuluculuk, tarafların anlaşmaması ile sonuçlanmış ise de, her 2 davalının yer aldığı süreçte , diğer davalı ...oturumlara bizzat kendisi katılarak tutanağı imzaladığını, diğer davalının , ''vasi tayin edilmiş olması itibarıyla'' taraf ehliyeti bulunmadığını kanuni temsilcisi vasıtası ile taraf teşkili sağlandığını, vasinin , vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki ilişkilerinde temsil etme zorunluluğu nedeniyle , hukuki sonuçları nedeniyle özel önem taşıyan dava şartı arabuluculukta vasinin yer alması gerekmekte iken , kısıtlı asil ile sürecin tamamlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava şartı arabuluculuk usullerinin yasaya uygun yapılmadığını, husumet eksikliğinden dolayı dava şartlarını taşımadığının açık olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, taraf ehliyeti bulunmayan davalı ...ile arabuluculuk sürecinin tamamlanması ve aynı arabuluculuk son tutanağının müvekkili bakımından da kullanılması itibarıyla dava şartının yokluğunu, davacının ''icra dosyasında kefil olarak yer alması ve diğer borçlu ...ın dava açmaması itibarıyla ''aktif husumetinin'' bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında takip konusunun ''bono'' niteliği itibarıyla gerçek bir alacak olduğu sabit olduğunu, davacının hukuki yararının bulunmadığını ve davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "..-Davanın KABULÜ ile davacı ...'nun Bakırköy 6. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, -Davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine,"şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf isteminde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına rağmen, mahkeme tarafından harç ikmalinin yaptırılmadığını, tüm dosya kapsamında (dava konusu senet miktarı itibarıyla) harcın eksik yatırıldığı açık ve net olduğunu, davada hukuki yararın olmadığını, hiçbir şekilde tartışılmayarak, gerekçeden yoksun ve acele ile karar verildiğini, bilirkişi raporuna somut itirazları değerlendirilmeksizin acele ile karar verilmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, dava konusu senetteki imzanın, davalının gözü önünde davacı ... tarafından atıldığını, müvekkilinin bu konudan son derece emin olduğu için ısrarla raporun gerçeği yansıtmadığını belirttiğini, vekalet ücreti hesaplamasının dosya kapsamına uygun olmadığını beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, karara karşı davalı vekili istinafa başvurmuştur. Davalı vekili istinafında; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, harç ikmali yapılmadan karar verildiğini, vekalet ücretinin de harçlandırılmayan senet bedeli üzerinden hesaplandığını ileri sürmüştür. Harç kamu düzenine ilişkin olmakla öncelikle harca ilişkin istinaf isteminin incelenmesi gereklidir.Davacının dava dilekçesinde; Bakırköy 6.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu 900.000TL bedelli çek yönünden borçlu olmadığının tespitinin talep ettiği, dava değerinin "ileride bilirkişi incelemesi ve mahkemenin takdirini gerektirdiğinden şimdilik 10.000TL" olarak belirtildiği, dava harcının ise 179,90TL olarak yatırıldığı görülmektedir.Mahkemenin gerekçeli kararında ise; "davanın kabulü ile; Bakırköy 6.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu senet nedeni ile borçlu olmadığının tespitine", bakiye 61.299TL harcın davalıdan tahsiline karar verdiği, vekalet ücretinin de senet bedeli üzerinden hesaplandığı görülmüştür.Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesinde belirsiz alacak davası düzenlenmiş ise de, belirsiz alacak davası, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde açılabilir (HMK madde 107-1)Talep konusunun miktarı açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verilir.Somut uyuşmazlıkta; menfi tespit istemine konu senet değeribelirlidir. Bu durumda mahkemece davacıya talebi açıklattırılıp harç miktarı belirlenerek harcı ikmal etmesi için Harçlar Kanunu 30.maddesi gereğince kesin süre verilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken harçlandırılmayan dava miktarına göre esas hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Harç kamu düzenine ilişkin olmakla re'sen dikkate alınacağı gibi, davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin HMK 355. maddesi gereğince de kabulü gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin usule ilişkin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 355 ve 353/1-a-3,6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,2-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/10/2025 tarih, 2023/1131 Esas, 2025/929 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,- Sair istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 480TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.163,10TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 60TL istinaf masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.30/12/2025