10. Hukuk Dairesi 2024/5184 E. , 2025/5251 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3720 E., 2024/116 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/16 E., 2023/243 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekili…
**10. Hukuk Dairesi 2024/5184 E. , 2025/5251 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3720 E., 2024/116 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/16 E., 2023/243 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 15.08.2013 tarihinde iş kazası geçirerek yaralandığını ve sürekli iş göremezliğe uğradığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. . II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile dava konusu olayın 15.08.2013 tarihinde meydana geldiğini ve talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirkette tanker şoförü olarak çalışan davacının Samsun'dan Kırıkkale istikametine doğru giderken Kırıkkale girişine 20 km kala dava dışı ... ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kontrolsüz dönüşü sebebiyle meydana gelen trafik kazasından kaynaklandığını, kazanın meydana gelmesinde kusurun, ... plakalı araç sürücüsü ile davacı ... arasında paylaşıldığını, bu durumda işveren müvekkil şirketin olayda herhangi bir kusuru olmadığından sorumluluğuna gidilemeyeceğin, davacının maddi bir zararının bulunmadığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "..1-Davacının maddi tazminata yönelik davasının kabulü ile -303,17 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 15.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -233.522,49 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 15.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 37.073,85 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminata yönelik davasının kabulü ile 75.000 TL'nin kaza tarihi olan 15.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,.." şeklinde karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine... " karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; illiyet bağının kesilip kesilmediği ve kaçınılmazlık hususlarının irdelenmediğini, müvekkiline kusur yükletilemeyeceğini, davacının yorgunluk iddiasını kanıtlayamadığını, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, kusur durumuna ilişkin 26.04.2023 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, davacının işlemiş dönem zararı bulunmadığını, ıslaha karşı zamanaşımı savunmasının değerlendirilmediğini, manevi tazminat miktarının fazla olduğunu ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Davanın kusurun tespiti yönünden yasal dayanağını zararlandırıcı sigorta olayının meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi oluşturmaktadır. 2.4857 sayılı Kanun'un 77. maddesi uyarınca, işverenler iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumluluklar konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar. Anılan madde ile işverenlere, işçi sağlığı ve iş güvenliği kavramından kapsamlı olarak, her türlü önlemi almak yanında, bir anlamda objektif özen yükümlülüğü de öngörülmektedir. Bu itibarla işverenin, mevzuatın kendisine yüklediği tedbirleri, işçinin tecrübeli oluşu veya dikkatli çalıştığı takdirde gerekmeyeceği gibi bir düşünce ile almaktan sarfınazar etmesi kabul edilemez. 3.Diğer taraftan, işçilerin beden ve ruh sağlığının korunmasında önemli olan yön, iş güvenliği tedbirlerinin alınmasının hakkaniyet ölçüleri içinde işverenlerden istenip istenemeyeceği değil, aklın, ilmin, fen ve tekniğin, tedbirlerin alınmasını gerekli görüp görmediği hususlarıdır. Bu itibarla işverenler, mevzuatın kendisine yüklediği tedbirleri, işçilerin tecrübeli oluşu veya dikkatli çalıştığı taktirde gerekmeyeceği gibi düşünceler ile almaktan çekinemeyeceklerdir. Çalışma hayatında süre gelen kötü alışkanlık ve geleneklerin varlığı da, işverenlerin önlem alma ödevini etkilemez. İşverenler, çalıştırdığı sigortalıların bedeni ve ruh bütünlüğünü korumak için yararlı her önlemi, amaca uygun biçimde almak, uygulamak ve uygulatmakla yükümlüdürler 4.Tazminat davalarının özelliği gereği İş Kanunu'nun 77. maddesinin öngördüğü koşullar gözönünde tutularak ve özellikle zararlandırıcı olayın niteliğine göre İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, zararlandırıcı sigorta olayı yönünden alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle işveren ve işçi yönünden kusurun aidiyeti ve oranı, olayın meydana gelmesinde üçüncü kişinin eyleminin bulunup bulunmadığı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır. 5.Trafik İş Kazaları yönünden ise Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından 1979 yılında benimsenen ve Ülkemizce de onaylanan Karayolu Taşımacılığında Çalışma Saatleri ve Dinlenme Sürelerine İlişkin 153 sayılı İLO Sözleşmesinin 5 ve 6. maddelerinde karayolu taşımacılığında sürücü olarak çalışanların azami çalışma saatleri belirlenmiş, anılan maddelerde hiçbir sürücünün mola vermeksizin ve devamlı olarak dört saatten fazla araç kullanmasına izin verilemeyeceği, her ülkenin yetkili makam ya da kuruluşunun, özel ulusal koşulları dikkate alarak, sözü geçen dört saatlik süreyi bir saatten fazla olmamak üzere artırabileceği, fazla mesai dâhil, azami toplam araç kullanma süresinin günde dokuz, haftada kırk sekiz saati aşamayacağı düzenlenmiştir. 6.Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 98. maddesinin B bendi gereğince yük ve yolcu taşıması yapan araç işletenleri ile bu araçları sürenlerden; araç işletenlerinin: 1) Otobüs, kamyon ve çekici araçlarında takoğraf cihazı bulundurmaları ve bunların işler durumda olmalarını sağlamaları, 2) Araçlarına ait takoğraf kayıtlarını, kayıt tarihinden itibaren 1 ay süreyle araçlarda, 5 yıl süreyle de işyerlerinde, işyeri yoksa araçlarında muhafaza etmeleri veya ettirmeleri, 3) Trafiğe çıkardıkları taşıtların cins ve plakalarını, şoförlerin kimler olduğunu, işe çıkış yer, gün ve saati ile gidilecek yeri kaydettikleri bir defter veya liste düzenleyerek kayıtlarını tutmaları, 4) Yük ve yolcu nakliyatı yapan kuruluş yetkililerinin şoförlerin çalışma sürelerini ve bu süre içerisindeki kural dışı hareketlerini izlemeleri ve kuralları ihlal etmeyi itiyat haline getiren şoförleri eğitmeleri ve bu konuda önleyici tedbirler almaları, 5) Şehirlerarası yük ve yolcu nakliyatı yapan araçlarda, bu Yönetmeliğin öngörmüş olduğu çalışma ve dinlenme sürelerini göz önünde bulundurmak suretiyle, şoförlerin gideceği yer ve güzergahları dikkate almaları ve buna göre uğrayacağı, il, ilçe veya durak yerlerinde yedek şoförleri hazır bulundurmaları, zorunludur. 7.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre; davacının davalı işveren şirket nezdinde tanker şoförü olarak çalıştığı, dava dışı Sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Samsun İli istikametinden Kırıkkale İli istikametine seyir halinde iken belirtilen km'ye geldiğinde, gidiş yönüne göre sağ şeritten gelerek geri Samsun istikametine kontrolsüz bir şekilde dönüş yaptığı esnada, aracının sağ yan arka tekerlek üst kısmı ile Samsun istikametinden Kırıkkale istikametine seyir halinde olan ... çekici ... plaka sayılı tanker, çekicinin ön kısmına çarparak çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsünün davacı ... olduğu, kaza neticesinde sürekli iş göremezliğe uğradığı, SGK tarafından olayın iş kazası olarak kabul edildiği anlaşılmıştır. 8.Davaya konu olayla ilgili Ceza Dava dosyasında 11.12.2013 tarihli Trafik Bilirkişi raporu ve 18.06.2014 ile 28.01.2015 tarihli Adli Tıp Kurumundan alınan raporlarına göre: "A-)Sürücü ... , sevk ve idaresindeki kamyon yeri dışındaki karayolunda seyir halinde iken geldiği olay yerinde, bulunduğu emniyet şeridi içerisinden orta refüj aralığını kullanarak tekrar Samsun istikametine dönüş yapmak istediğinde yola gereken dikkatini vermemiş, yol üzerindeki araç trafiğini etkin biçimde kontrol etmeyip yaklaşan vasıtaya rağmen hatalı ve tehlikeli şekilde manevra yaparak sola doğrultu değiştirmiş olup seyir yolunu kapattığı araçla çarpıştıkları olaya sebebiyet verdiğinden oluş şartlarındaki olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara riayetsizliği ile Asli kusurludur. B-)Sürücü ..., sevk ve idaresindeki tehlikeli madde taşıdığı çekici ile yerleşim yeri dışında seyir halinde iken olay yerine geldiğinde, hızını aracının teknik özelliği ile yük ve yol durumuna göre ayarlamadan seyri nedeniyle, ön ilerisinde sola dönüş için hatalı şekilde manevra yapan araca fren tedbirinde etkisiz kalarak çarpmasıyla meydana gelen oluş şartlarındaki olayda kurallara riayetsizliği ile Tali kusurludur.” olduğu tespit edilmiştir. 9.Aynı olayla ilgili davacının, davalı sıfatıyla ... ... ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı şirkete karşı Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açtığı davada alınan rapora göre davalı ... ...'na %75 ve davacıya %25 kusur verildiği anlaşılmıştır. İşbu temyize konu dava dosyasında alınan 03.02.2020 ve 13.11.2022 tarihli kusur raporlarında ise dava dışı 3. kişi ... 'na %75, davacı sigortalı ...'a %25 kusurlu olduğu, davalı işveren şirkete “Kazanın ...'ın kullandığı aracın teknik bir arızasından dolayı meydana geldiğine dair bir bilgi, belge ve ifadenin dosya muhteviyatında yer almaması, kamyon sevk ve idaresi için yeterli sürücü belgesi ve mesleki yeterliliği olan kişileri şoför olarak görevlendirmesi, dosya içerisinde fazla sürelerle çalışma yapıldığına dair bir kaydın bulunmaması nedenleriyle kazazede sürücü ...'ın işvereni davalı ... Şans Oyunları Yatırımları Anonim Şirketine meydana gelen kazada atfı kabil kusur bulunmadığı” gerekçesi ile kusur verilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı sonrası 26.04.2023 tarihli alınan bilirkişi raporuna göre "..dava dışı ... plakalı kamyon şoförü ... 'nun, meydana gelen kazada 2918 sayılı Karayolları trafik Kanunu'nun m.53/b fıkrası1.,2.,3.,4.,5.,ve 6. Bentleri, m.67/a,b ve c fıkraları ile m84/F fıkrasında yer alan trafik kurallarını ihlal etmesi nedeniyle %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olacağı, davacı, iş yeri çalışanı kazalı şoför ...'ın, raporun IV-B bölümünde arz ve izah olunan nedenlerle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.50, m.52/b fıkrası ve Trafik 14 Yönetmeliğin m.100 de yer alan trafik kurallarına aykırı tutum ve davranışları, yine 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.19 da yer alan kuralları ihlali nedeniyle meydana gelen olayda %15 (yüzdeonbeş) oranında kusurlu olacağı, davalı işveren, Milangaz LPG Dağıtım Ticaret ve A.Ş.'nin, raporun IV-C) bölümünde belirtilen 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunda ve Taşıma Kanununda yer alan hükümlerdeki sorumluluklarını yerine getirmemesi, mevzuata aykırı tutum ve davranışlarının meydana gelen olayda %10 (yüzde on) oranında kusurlu olacağı tespit edilmiş ise de diğer dava dosyaları ve işbu dosya kapsamında alınan raporlara göre trafik-iş kazasının iş bu dava kapsamında üçüncü kişi konumunda olan ... ’nun ağır kusurlu eylemi neticesinde gerçekleştiği, davacının kullandığı araca uygun geçerli bir ehliyeti olduğu, işverenin davacıya araç kullanması konusunda ve iş sağlığı ve güvenliği konusunda eğitimi vermesinin, giderek risk değerlendirmesi yaptırmasının iş kazasının gerçekleşmesini engellemek noktasında etkisinin bulunmadığı, araçta teknik kusur bulunmadığı açık olup olayda davacı ve dava harici ... ’nun kusurları nedeniyle, iş kazasını davalı işverene bağlayan illiyet bağının kesildiği değerlendirilerek davalı yönünden davanın reddi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. 10.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 11.O halde, davalı vekilinin bu duruma yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesin kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.