12. Ceza Dairesi 2025/5957 E. , 2026/1201 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1060 E., 2025/93 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HU…
12. Ceza Dairesi 2025/5957 E. , 2026/1201 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1060 E., 2025/93 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 53/6. maddeleri gereğince 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık tarafından yapılan temyiz üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 05.06.2024 tarihli ve 2020/10436 Esas, 2024/2982 Karar sayılı ilâmıyla, sanık hakkında teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla ceza verilmesi sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62... /6. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; dosya kapsamında alınan raporlar arasında çelişki bulunduğuna, kusur durumunun hatalı olduğuna, sanık hakkında temel cezadan uzaklaşılarak ceza verilmesi ve cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 04.02.2015 günü saat 12:40 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki beton mikseri ile meskun mahal içi, 30 km/s hız sınırının bulunduğu, bölünmüş, düz ve eğimsiz asfalt yolda seyir halindeyken, kaza mahalli olan kontrollü kavşağa geldiğinde kendisine hitaben yanan kırmızı ışıkta en sol şerit üzerinde durduğu ve yeşil ışığın yanması ile birlikte hareket ettiği esnada sağ taraftan kaplamaya girerek yaya geçidi üzerinde yürümekte olan yaya ...'ye çarpması neticesinde yaya ...'nin öldüğü olayda, mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 20.08.2015 tarihli raporda, sanığın sevk ve idaresindeki kamyonu ile bölünmüş görüşün açık olduğu yol bölümünde geçiş yapan yayaların geçişini bitirmelerinden emin olup gerekli ve yeterli kontrollerini yaparak, tedbirli bir şekilde aracını hareket ettirerek yoluna devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi sebebiyle asli kusurlu olduğu, yayanın ise kendisine hitaben yanan ışığı kontrol edip ışık dönüşümünün her an gerçekleşebileceğini ön görerek araçları kontrol altında bulundurup en kısa sürede geçişini bitirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi sebebiyle tali kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı bulunan taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, yapılan yargılama aşamasında lehe hükümlerin uygulanması talebi bulunan, adli sicil kaydı temiz olan ve duruşmalara yansıyan olumsuz davranışı bulunmayan sanık hakkında, tayin edilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılırken "Sonuç cezanın süresi dikkate alınarak şartları oluşmadığından" şeklindeki yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi suretiyle CMK'nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 25. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.