Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucuya gönderilen mektubun sakıncalı olduğu gerekçesiyle alıkonulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucuya gönderilen mektubun sakıncalı olduğu gerekçesiyle alıkonulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 20/11/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanmasına (PDY) yönelik soruşturmada gözaltına alınmış ve Konya Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/8/2016 tarihli kararıyla terör örgütüne üye olma suçu kapsamında tutuklanarak Osmaniye 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) konulmuştur. Almanya'da bulunan kardeşi tarafından başvurucuya gönderilen mektup, Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı (Disiplin Kurulu) tarafından sakıncalı olup olmadığı değerlendirilmek üzere incelenmiştir. Mektubun giriş kısmında "daha önceki mektupta olduğu gibi bu mektuba da İngilizce devam edeceğim ve sonra mektubun çevirisini ekleyeceğim. Üzerinde çalışırsın vakit buldukça." şeklinde ifadelere yer verilmiştir. Mektubun bir kısmı Türkçe bir kısmı da İngilizce olarak kaleme alınmıştır. Mektubun Türkçe yazılan kısmında, içinde bulundukları durum ve aile bireyleriyle ilgili gelişmeler hakkında birtakım bilgilere yer verilmiş ve mektuba aile bireylerine ait olduğu belirtilen fotoğrafların çıktıları eklenmiştir. Disiplin Kurulu 13/9/2017 tarihli kararıyla, yabancı dil ile şifrelenmiş gizli yazışma ve haberleşme şüphesi taşıdığı ve örgütsel emir, iletişim, talimat içerdiği hususunda şüphe oluşturabileceği gerekçesiyle söz konusu mektubun sakıncalı olduğuna ve muhafaza altına alınarak başvurucuya teslim edilmemesine karar vermiştir. Başvurucu, Disiplin Kurulunun söz konusu kararına itiraz ederek kararın kaldırılmasını ve anılan mektubun kendisine teslim edilmesini talep etmiştir. İtiraz dilekçesinde; mektubun Türkçe bilmeyen ağabeyinin eşi tarafından yazılmış olabileceğini ya da İngilizce çalıştığını bilen ağabeyi tarafından pratik olması amacıyla da yazılmış olabileceğini, İngilizcenin evrensel bir dil olduğunu, mektubun çevirisinin yapılabileceğini ve yabancı dilde yazışmanın engellenmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Osmaniye İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) 27/9/2017 tarihli kararı ile anılan kararın olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnameleri (OHAL KHK'ları) kapsamında alınan önlemler doğrultusunda usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek itirazın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe teşebbüsünün ardından FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında tutuklanan kişilerin mors alfabesi gibi akıl almaz ve sıra dışı haberleşme ağlarını kullandıkları, bu kapsamda denetlenen ve yabancı dilde yazılan mektubun sakıncalı olarak değerlendirilebileceği belirtilmiştir. Kararda, Ceza İnfaz Kurumu tarafından verilen kararın 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün (İnfaz Tüzüğü) maddesine uygun olduğuna ilişkin değerlendirmelere yer verilmiştir. Başvurucu tarafından İnfaz Hâkimliğinin anılan kararına karşı yapılan itiraz Osmaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 19/10/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Kararda, İnfaz Hâkimliğince verilen kararda usule ve yasaya aykırı bir durumun bulunmadığı ve başvurucu tarafından ileri sürülen itiraz gerekçelerinin yerinde olmadığı belirtilmiştir. Nihai karar 3/11/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 20/11/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16- Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Mehmet Nuri Özen ve diğerleri/Türkiye (B. No: 15672/08, 11/1/2011) kararında, ceza infaz kurumlarına gönderilen ya da bu kurumlardan dışarıya gönderilen mektupların Türkçe dışında bir dille yazılmasının kısıtlanması konusunda yasal bir düzenlemenin bulunmadığını, bu gerekçeye dayanılarak mektubun sakıncalı bulunması ile ceza infaz kurumu yetkilileri tarafından yasanın verdiği yetkiden daha farklı bir uygulamaya gidildiğini belirtmiş ve müdahalenin kanuni bir dayanağının bulunmadığı sonucuna ulaşarak haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine hükmetmiştir.