DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/140 E. , 2024/1762 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/140 Karar No : 2024/1762 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av.... DİĞER DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K...sayılı ısrar kararının, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı ile ale…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/140 E. , 2024/1762 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/140 Karar No : 2024/1762 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av.... DİĞER DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K...sayılı ısrar kararının, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı ile aleyhe yargılama giderine hükmedilmesine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 22/12/2019 tarihinde yapılan Gümrük Müşavir Yardımcılığı Yazılı Sınavına ait C kitapçığındaki 45(A-36), 51(A-90), 79(A-34), 90(A-86) ve 91(A-100) numaralı soruların ve anılan sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 227., 228. ve Geçici 6. maddeleri ile 07/10/2009 tarih ve 27369 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük Yönetmeliği'nin 566., 567., 568. ve 571. maddelerine atıfta bulunularak, Uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiğinden Mahkemelerinin 10/12/2020 tarihli ara kararı ile dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya sunulan rapordaki tespitler uyarınca, 22/12/2019 tarihinde yapılan Gümrük Müşavir Yardımcılığı Yazılı Sınavında sorulan ve davacı tarafından iptali istenen; C kitapçığı 51(A-90), 90(A-86) ve 91(A-100) numaralı sorular yönünden; bahse konu soruların mevzuata, soru hazırlama tekniği ile ölçme ve değerlendirme kriterlerine uygun olarak hazırlandığı, davalı idareler tarafından belirtilen cevapların doğru olduğu, sorularda hata bulunmadığı anlaşılmakla, anılan soruların iptali isteminin reddi gerektiği, C kitapçığındaki 45(A-36) ve 79(A-34) numaralı sorular yönünden; anılan sorular Mahkemelerinin 07/06/2021 tarih ve E:2020/1448, K:2021/940 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, davacının bahse konu soruların iptali istemi yönünden davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığı, Davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden; aynı sınavda sorulan ve bir kısmı bu dosyadaki sorular ile aynı bir kısmı da farklı soruların iptali istemiyle açılan davalarda, Mahkemelerince söz konusu soruların iptaline ilişkin olarak verilen kararlar üzerine sınav duyurusunda belirtildiği üzere, davalı idarelerce hatalı olduğu tespit edilen soruların değerlendirme dışı bırakılarak geçerli soruların puan değeri belirlenerek tüm adaylar için yeniden puanlama yapılacağı da dikkate alındığında, davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlem hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle; 22/12/2019 tarihinde yapılan Gümrük Müşavir Yardımcılığı Yazılı Sınavında sorulan C kitapçığında yer alan 51(A-90), 90(A-86) ve 91(A-100) numaralı soruların iptaline ilişkin istem yönünden davanın reddine, C kitapçığındaki 45(A-36) ve 79(A-34), numaralı sorular ile davacının sınavdan başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; C kitapçığındaki 79(A-34) numaralı soru yönünden; .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K:...sayılı kararının söz konusu sorunun iptaline ilişkin kısmı, yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairelerinin 29/04/2022 tarih ve E:2021/1959, K: 2022/1504 sayılı kararıyla kaldırılarak bu kısım yönünden davanın reddine karar verildiği, Konunun özel ve teknik bilgi gerektirdiği dikkate alınarak mahkemece anılan soru üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda söz konusu soruya ilişkin olarak; soruda herhangi bir hatanın bulunmadığı ancak idarece doğru cevap seçeneği olarak açıklanan “E" seçeneğinin değil “C” seçeneğinin doğru cevap olduğu yönünde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği, cevap anahtarında idarece doğru olarak belirlenen seçenek dışında cevap seçenekleri arasındaki başka bir seçeneğin doğru olduğunun tespiti durumunda, idarece doğru olarak belirlenen seçenek dikkate alınarak değerlendirme yapılabileceğinden, bu hususun sorunun iptalini gerektirmeyeceği, davacının anılan sorunun iptaline yönelik isteminin reddi gerektiği, Davacının sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden; Söz konusu sınava ilişkin soru iptalleri ile C kitapçığı 79 (A-34) numaralı sorunun cevabının "C" seçeneği olduğu dikkate alınarak, ilgilinin başarı durumunun belirleneceği açık olduğundan, bu istem hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına yönelik idare mahkemesi kararının sonucu itibarıyla isabetli bulunduğu, Tarafların diğer yönlerden yaptığı istinaf başvuruları yönünden; İstinafa konu idare mahkemesi kararının bu kısmı, usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, bu kısım hakkındaki istinaf isteminin reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının, davacının sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddine, C kitapçığında yer alan 45(A-36) soru hakkında verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı ile C kitapçığında yer alan 51(A-90), 90(A-86) ve 91(A-100) numaralı sorular hakkında verilen davanın reddine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine, C kitapçığında yer alan 79 (A-34) numaralı soru hakkında verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının bu kısmının kaldırılmasına ve bu anılan soru yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 10/11/2022 tarih ve E:2022/4719, K:2022/5134 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesine atıfta bulunularak; Temyize konu kararın; İdare Mahkemesi kararının, Gümrük Müşavir Yardımcılığı Yazılı Sınavına ait C kitapçığındaki 45(A-36) numaralı soru yönünden verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı yönünden; İdari yargı yerlerinin, 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinde sayılan ve ilk inceleme sorunu olarak ifade edilen haller (görev, yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, dilekçe ret sebepleri) ile aynı Kanun'un 31. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na yapılan atıf gereği davayı sonlandıran taraf işlemlerinin (feragat, kabul) gerçekleştiği haller dışında, kural olarak (aksi yöndeki özel kanun hükümleri vb. dışında), davanın esasını inceleyip sonuçlandırmakla görevli oldukları, Bununla birlikte, 2577 sayılı Kanun'da idari yargı mercilerince verilecek karar sonuçlarına ilişkin kısıtlayıcı bir hükme yer verilmediğinden ve uygulamada anılan Kanun'da sayılan haller dışında uyuşmazlığın esasının karara bağlanmasını engelleyen haller (örneğin derdestlik, işlemin geri alınması/kaldırılması, sulh vb.) ile karşılaşıldığından, mahkemelerce, "incelenmeksizin ret" ya da "karar verilmesine yer olmadığı" şeklinde uyuşmazlığı esastan çözümlemeyen hükümlerin kurulduğu, bu yöndeki nihai kararların da genel itibarıyla usul ve hukuka uygun bulunarak ilgili Danıştay dairelerince onanmasına karar verildiği, başka bir ifadeyle, yukarıda belirtilen hallerde idari yargı yerlerince uyuşmazlığın esası incelenerek hukuka uygunluk denetimi yapılmadığından "iptal" ya da "ret" yönünde hüküm kurulamadığı, bu yaklaşımın idari yargının en üst organı olan Danıştayca da benimsendiği, Bu bağlamda, idari yargı yerlerince, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle uyuşmazlığın esasına girilmeksizin konusu kalmayan dava hakkında "karar verilmesine yer olmadığı" yolunda hüküm kurulan hallerden birisini de "dava konusu işlemin dava aşamasında başka bir mahkeme kararıyla iptal edilmiş olması" durumunun olduğu, buna göre, farklı kişilerin menfaatini etkileyen bir (bireysel veya düzenleyici) idari işlemin, aynı veya farklı mahkemelerde ayrı ayrı dava konusu edilmesi ve mahkemelerden birinin iptal kararı vermesi üzerine, diğer davaların konusuz kaldığı gerekçesiyle konusu kalmayan davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda kararlar verildiği, ancak karar verilmesine yer olmadığına dair karara dayanak alınan, işlemin iptali yolundaki kararın verildiği ana davada, kanun yolu aşamasında, tarafların kişilik ve/veya niteliğinde değişiklik ya da davadan feragat, davayı kabul gibi öngörülemeyecek ve uyuşmazlığın esastan çözümüne engel olacak hallerin gerçekleşmesi durumunda, ana davada verilen iptal kararının istinaf veya temyiz merci tarafından ortadan kaldırılacağı, dolayısıyla iptal kararının hukuki etki ve sonuçlarını yitireceği, dolayısıyla, ana davada verilen iptal kararının -kesin hüküm teşkil etmediği sürece- belirtilen sebeplerle hukuk aleminde varlığını sürdürmeme ihtimali karşısında, diğer uyuşmazlıkların ana davada verilen iptal kararına bağlı kalınmayarak esasının çözümlenmesi gerektiği, Buna göre, bakılan davada Gümrük Müşavir Yardımcılığı Yazılı Sınavına ait C kitapçığındaki dava konusu 45(A-36) numaralı soru yönünden esasa girilerek bir karar verilmesi gerekirken, İdare Mahkemesi kararının, söz konusu sorunun iptali istemiyle açılan başka bir davada iptal kararı verildiği belirtilerek bakılan davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı, Temyize konu kararın; İdare Mahkemesi kararının, Gümrük Müşavir Yardımcılığı Yazılı Sınavına ait C kitapçığındaki 79(A-34) numaralı soru yönünden verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının bu kısmının kaldırılması ve anılan soru yönünden davanın reddine ilişkin kısmı yönünden; İdare Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda, 79(A-34) numaralı sorunun sınavı yapan idare tarafından doğru yanıt olarak sunulan "E" seçeneğinin hatalı olduğu, sorunun doğru yanıtının "C" seçeneği olması gerektiği, bu kapsamda doğru yanıtının idarece hatalı bildirilmesi sebebiyle ya sorunun tamamen iptalinin ya da "C" seçeneğinin doğru yanıt olarak kabul edilmesinin Mahkemenin takdirine bırakıldığı yönünde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği, anılan sorunun, soru sorma tekniğine ve ölçme değerlendirme kurallarına uygun olarak hazırlanmadığı açık olduğundan iptaline karar verilmesi gerektiği, bu sebeple temyize konu kararın, 79(A-34) numaralı soru yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği sonucuna varıldığı, Temyize konu kararın; İdare Mahkemesi kararının Gümrük Müşavir Yardımcılığı yazılı sınavına ait C kitapçığındaki 51(A-90), 90(A-86) ve 91(A-100) numaralı soruların iptali istemleri yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısımları ile davacının sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı yönünden; Temyizen incelenen kararın, anılan kısımlarının usul ve hukuka uygun olduğu, taraflarca ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle; Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine; istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısımları ile davacının sınavda başarısız sayılmasına ilişkin kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının onanmasına, kararın C kitapçığındaki 45(A-36) ve 79(A-34) numaralı sorulara ilişkin kısımlarının ise bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdari Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin 10/11/2022 tarih ve E:2022/4719, K:2022/5134 sayılı kararı ile Dairelerinin 29/04/2022 tarih ve E:2021/2062, K:2022/1505 sayılı kararının, İdare Mahkemesi kararının C kitapçığındaki 45(A-36) ve 79(A-34) numaralı sorular yönünden karar verilmesine yer olmadığı yolundaki kısmına yönelik istinaf başvurusunun, 79 (A-34) numaralı soru yönünden kabulü ile bu soru yönünden davanın reddine, 45(A-36) numaralı soru yönünden istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ise bozulmasına, kararın diğer istemler yönünden verilen kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın reddine yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısımlarının ise onanmasına karar verildiği, bu durumda, C kitapçığındaki 45(A-36) ve 79(A-34) numaralı sorular açısından istinaf başvurularının görüşülmesi gerektiği, Dairelerine ait kararın diğer kısımlarının ise kesinleştiği, C kitapçığındaki 45(A-36) numaralı soru yönünden; İptal kararlarının, iptali istenilen idari tasarrufu ve ona bağlı işlemleri tesis edildikleri tarihten itibaren ortadan kaldırdığı ve bunları hukuk aleminde hiç doğmamış hale getirdiği, bununla birlikte iptal hükmünün yürürlüğe girmesi ve iptale konu idari işlemin tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kalkması için iptal kararının bulunmasının yeterli olduğu, iptal kararının kesinleşmesine gerek bulunmadığı, İptal kararıyla birlikte idari işlem, tüm sonuçlarıyla birlikte tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kalkacağından, aynı işlemin (soruların) dava konusu edildiği diğer davalarda işin esası hakkında hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, Ana davada verilen iptal hükmünün yargılama aşamasında ortadan kalkması olayının ise ihtimale dayalı bir durum olduğu, bu ihtimal gerçekleşmedikçe iptal hükmünün yürürlükte olduğu ve hukuki etkilerini gösterdiğinden, diğer davalarda iptal edilen idari işlemin tekrar iptali ya da davanın reddine ilişkin hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, nitekim, somut olayda böyle bir ihtimalin gerçekleşmediği ve ana davada verilen iptal hükmünün temyiz aşamasında onanarak kesinleştiği, gelinen bu aşamada Dairelerince işin esası hakkında hüküm kurabilmesinin de mümkün olmadığı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinde; karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması halinin yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında sayıldığı, buna göre ana davada verilen iptal hükmünün ortadan kalkması ve diğer davalarda da, ana davadaki durum dikkate alınmaksızın karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmesi ve bu kararların da kesinleşmesi halinde, tarafların yargılamanın yenilenmesini talep edebileceği ve bu halde uyuşmazlığın esası incelenerek davadan beklenen faydanın sağlanabileceği, C kitapçığındaki 79(A-34) numaralı soru yönünden; Uyuşmazlığın, cevap anahtarında idarece doğru kabul edilen seçenek dışında başka bir seçeneğin doğru olduğunun belirlenmesi durumunda, bu hususun sorunun iptalini gerektirip gerektirmediği hususundan kaynaklandığı, Söz konusu sınavın gerçekleştirilmesine yönelik davalı idareler arasında imzalanan Sınav Protokolünün, "Değerlendirme" başlıklı 8. maddesinde, "Cevap anahtarında hata olması ve bu hususunun komisyon kararıyla belirlenmesi sonucunda, soru/sorular iptal edilmeyecek, cevap anahtarı hatalı olan soru/soruların doğru seçenekleri dikkate alınmak suretiyle değerlendirmeye bu soru/sorular dahil edilecektir." düzenlenmesinde yer verildiği, Protokol düzenlemesinde, cevap anahtarında hata tespit edilmesi durumunda sorunun iptali edilmeyeceği, doğru seçenek dikkate alınarak değerlendirme yapılacağının kurala bağlandığı, bir sorunun iptaline karar verilebilmesi için soru kökünde veya soru seçenekleri arasında belirsizlik, çelişki gibi sınav esnasında adayları yanıltabilecek durumların bulunması gerektiği, olayda ise, bilirkişi raporunda sadece cevap anahtarındaki seçeneğin yanlışlığından bahsedildiği, soru kökünde veya sorunun şıkları arasında bir belirsizlik, çelişki veya hata bulunduğuna ilişkin herhangi bir tespite yer verilmediği, bu anlamda, cevap anahtarındaki hatanın sadece sınav sonucuna ilişkin idarece yapılacak değerlendirmeye yönelik olduğu, sorunun iptalini gerektirmeyeceği, Buna göre, bilirkişi raporuyla doğru seçenek olarak belirlenen "C" seçeneği doğru kabul edilerek değerlendirme yapılması gerektiğinden, anılan sorunun iptalini gerektirecek bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, Buna karşılık, söz konusu sınava ilişkin iptal edilen sorular ile C kitapçığı 79 (A-34) numaralı sorunun cevabının "C" seçeneği olduğu dikkate alınarak yeni bir değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesi eklenmek suretiyle, istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı ... Üniversitesi Rektörlüğü tarafından; dava konusu soruların iptalini gerektirecek bir sebep bulunmadığı, yerel mahkeme kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısımlarının bozularak davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerektiği, temyize konu kararın aleyhe yargılama giderlerine hükmedilmesi yönünden de bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen reddi, kısmen de incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı tarafından, 22/12/2019 tarihinde yapılan Gümrük Müşavir Yardımcılığı Yazılı Sınavına ait C kitapçığındaki 45(A-36), 51(A-90), 79(A-34), 90(A-86) ve 91(A-100) numaralı soruların ve anılan sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari dava türleri, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı açılan iptal davaları; idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları; kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı açılan davalar olarak sayılmış; idari yargının idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimini yapmakla görevli olduğu kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu kararın; İdare Mahkemesi kararının, Gümrük Müşavir Yardımcılığı Yazılı Sınavına ait C kitapçığındaki 45(A-36) numaralı soru yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı yönünden; İdari yargı yerleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinde sayılan ve ilk inceleme sorunu olarak kabul edilen haller (görev, yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, dilekçe ret sebepleri) ile anılan Kanun'un 31. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na yapılan atıf gereği davayı sonlandıran taraf işlemlerinin (feragat, kabul) gerçekleştiği durumlar dışında, kural olarak (aksi yöndeki özel kanun hükümleri vb. dışında) davanın esasını inceleyip sonuçlandırmakla görevlidirler. Bununla birlikte, uygulamada yukarıda sayılan haller dışında uyuşmazlığın esasının karara bağlanmasını engelleyen durumlar (derdestlik, işlemin geri alınması/kaldırılması, sulh vb.) ile karşılaşılabildiğinden, idari yargı yerlerince, "incelenmeksizin ret" ya da "karar verilmesine yer olmadığı" yolunda uyuşmazlığın esasının incelenmediği kararlar da verilmektedir. Uygulamada idari yargı yerlerinin, davanın konusuz kaldığından bahisle, karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verdiği durumlardan biri de, aynı işlemin iptali istemiyle birden fazla davanın açıldığı durumlarda; davalardan birinde (ana dava), bu işlemin iptaline karar verilmesi hali olarak karşımıza çıkmaktadır. Böyle bir durumda, idari yargı yerleri, işlemin iptali yolundaki hükme atıfta bulunarak, işin esasının incelenmesine olanak bulunmadığından bahisle, davanın konusuz kaldığını belirterek, diğer davalarda iptal istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermektedirler. Öncelikle belirtmek gerekir ki; idari yargı yerleri tarafından bir idari işlemin iptali yolunda verilen karar kesinleştiğinde, herkes açısından maddi anlamda "kesin hüküm" niteliği kazanır. Ayrıca böyle bir hükmün, aynı işlemin dava konusu edildiği ve yargılaması devam olunan diğer uyuşmazlıklar için bağlayıcı olduğu ve idari yargı yerlerince de dikkate alınması gerektiği açıktır. Bakılan uyuşmazlıkta ısrara ilişkin husus; verilen bir iptal hükmünün, henüz kesin hüküm niteliği kazanmadığı sürece, aynı işlemin dava konusu edildiği diğer davalar yönünden bağlayıcı olup olmadığı, başka bir ifadeyle, henüz kesinleşmemiş bir iptal hükmünün bulunduğu bir durumda, aynı işlemin dava konusu edildiği diğer davalarda işin esası incelenmeden karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için, idari yargı yerlerince verilen iptal yolundaki kararların niteliği ve bu kararların yargılama usulüne olan etkilerinin incelenmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere iptal kararları, iptale konu işlemleri tesis edildikleri andan itibaren tüm etki ve sonuçlarıyla ortadan kaldırarak hukuken hükümsüz kılan kararlardır. İptal kararlarının açıklanan etkisi nedeniyle, aynı işlemin iptali istemiyle birden fazla davanın açıldığı durumlarda, davalardan birinde (ana dava) iptal kararı verilmesi üzerine, diğer davalarda idari yargı yerlerince henüz kesinleşmemiş bu karara atıfta bulunarak davanın konusuz kaldığından bahisle işin esası incelenmeksizin karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilebilmekte ise de; bu durum, idari yargı yerlerinin diğer uyuşmazlıklarda da, işin esasını incelemelerine engel teşkil etmeyecektir. Yani böyle bir durumda, idari yargı yerlerinin, ana dava dışındaki diğer davalarda da, hakkında iptal kararı verilen işlem yönünden uyuşmazlığın esasını inceleyerek hüküm kurmalarına hukuken bir engel bulunmamaktadır. Öte yandan, hakkında iptal kararı verilen bir işlemin, dava konusu edildiği diğer uyuşmazlıklarda, idari yargı yerlerince işin esası incelenerek davanın reddi yolunda hüküm kurulabileceği ve bu durumun da, aynı konuda verilmiş iki farklı yargı kararı bulunması nedeniyle, hukuki anlamda belirsizliğe sebep olabilecekse de, 2577 sayılı Kanun'da bunu önlemek, şayet meydana gelmiş ise telafi etmek amacıyla bir takım yargılama usulü mekanizmalarına da yer verilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un 38. ve devamındaki maddelerde; aynı maddi ve hukuki sebepten doğan ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyecek nitelikteki davaların bağlantılı davalar olduğu belirtilmiş, aralarında bağlantı bulunduğuna karar verilen davaların ise, yetkili tek bir mahkemede görülmesine ilişkin usul kurallarına yer verilmiştir. Yine, 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinde; "karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla ortadan kalkması" hali, yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında sayılmıştır. Buna göre, henüz kesinleşmemiş bir iptal kararı hükme esas alınarak, aynı işlemin dava konusu edildiği diğer davalarda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve hükme esas alınan iptal kararının kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması durumunda, tarafların yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunarak, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesini sağlayabilecekleri açıktır. UYAP kayıtlarından; bakılan uyuşmazlıkta İdare Mahkemesince verilen karar verilmesine yer olmadığı yolundaki karara esas alınan ana davadaki soru iptaline ilişkin kararın, temyiz aşamasında Danıştay Onuncu Dairesinin 10/11/2022 tarih ve E:2022/4794, K:2022/5137 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, bu aşamada bakılan davada, işin esasının incelenerek bir karar verilmesine de hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, İdare Mahkemesi kararının, Gümrük Müşavir Yardımcılığı yazılı sınavına ait C kitapçığındaki 45(A-36) numaralı soru yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu kararda, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davalı idarenin diğer temyiz istemleri yönünden; Temyiz dilekçesi incelendiğinde; davalı idare tarafından, davacının sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem hakkında verilen karar verilmesine yer olmadığı yolundaki kararı da kapsayacak temyiz iddiaları ileri sürülerek, kararın bu yönden de bozulması istenilmiş ise de, temyize konu ısrar kararının bahse konu kısmı temyiz aşamasında onanarak kesinleştiğinden ve ısrara da konu olmadığından, kesinleşen bu kısma yönelik temyiz istemlerinin esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz istemlerinin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddi, kısmen konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki ... İdare Mahkemesi kararının, Gümrük Müşavir Yardımcılığı Yazılı Sınavına ait C kitapçığındaki 45(A-36) numaralı soru yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmına yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA oyçokluğuyla, 3. Davalı idarenin temyize konu ısrar kararının kesinleşen kısmına yönelik temyiz isteminin incelenmeksizin reddine oybirliğiyle, 4. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2024 tarihinde kesin olarak karar verildi. KARŞI OY X- Temyize konu ısrar kararının, ... İdare Mahkemesi kararının, Gümrük Müşavir Yardımcılığı yazılı sınavına ait C kitapçığındaki 45(A-36) numaralı soru yönünden karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen kısmına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının, Danıştay Onuncu Dairesinin 10/11/2022 tarih ve E:2022/4719, K:2022/5134 sayılı kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.