6. Hukuk Dairesi 2010/11987 E. , 2011/2660 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacı-davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, hor kullanma tazminatı, kira ve mahrum kalınan kira alacağı ile aidat bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm
**6. Hukuk Dairesi 2010/11987 E. , 2011/2660 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacı-davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, hor kullanma tazminatı, kira ve mahrum kalınan kira alacağı ile aidat bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının davacıya ait taşınmazda 01.06.2000 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu ve 01.06.2008 tarihinde başlayan dönem kirasının aylık 1.861.-TL olarak ödenmesi talep edildiği halde davalının önceki dönem kirası olan 1.680.-TL olarak kira bedellerini ödediğini, davalının 14.08.2008 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedip, kiralananı 20.09.2008 tarihinde, Eylül ayı kira bedeli ve aidatını ödemeden boşalttığını ve anahtarları 25.09.2008 tarihinde emlak ofisine bıraktığını, Bakırköy 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/469 Değişik İş sayılı dosyası ile kiralanandaki hasar bedelinin 1.870.-TL ve 15 günlük onarım süresi bedelinin ise 930.-TL olarak belirlendiğini, taşınmazın halen boş olup, kiraya verilemediğini belirterek 1.870.-TL hasar bedeli, 930.-TL onarım süresi bedeli ve bu süreye ilişkin aidat bedeli olmak üzere 2995.-TL, mahrum kalınan kira alacağı 7444.-TL, 1484.-TL aidat bedeli, 543.-TL kira farkı alacağı ve 282,41.-TL tespit masrafı olmak üzere toplam 12.748,41.-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek %10 gecikme faiziyle tahsilini istemiştir. Davalı vekili kiralananın 01.09.2008 tarihinde tahliye edildiğini, müvekkilinin bu tarihten sonraki kira ve aidat bedellerinden sorumlu olmadığını kira farkı talebi ile ilgili bir mahkeme kararı bulunmadığını ve davanın reddini savunmuştur. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı vekilinin makul süre kira ve aidat bedeline yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.06.2000 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar 9. maddesinde: "kiracı kiralananı boşaltmak istediği takdirde en az bir ay evvelinden mal sahibine ulaşacak şekilde bildirmeyi taahhüt eder" şartı bulunmaktadır. Bu şart geçerli olup, tarafları bağlar. Davacı, kiralananın anahtarının 25.09.2008 tarihinde emlakçıya bırakılmak suretiyle tahliye edildiğini davalı ise 01.09.2008 tarihinde tahliye edildiğini bildirmiştir. Kiracının bildirdiği tahliye tarihinin kiralayan tarafından kabul edilmemesi başka bir ifadeyle tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması halinde kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini, yazılı delillerle kanıtlama yükümlülüğü kiracıya aittir. Kiracı, kiralananı kendisinin ileri sürdüğü tarihte tahliye ettiğini ispatlayamadığına göre kiralayanın bildirdiği tarihe itibar olunması ve tahliye tarihinin 25.09.2008 tarihi olduğunun kabulü gerekir. Kiracının kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek, kiralananı tahliye etmesi durumumda kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Bununla birlikte davacı kiralayanın bu yerin yeniden kiralanması, konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapması gerekir. Aksi halde hakim tarafından tenkise tabi tutulur. Bu durumda davacının zararı tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarda yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Davalı, 14.08.2008 tarihinde keşide ettiği ihtarla taşınmazı 31.08.2008 tarihinde tahliye edip, teslim edeceğini belirtmiş ise de bu feshi ihbar kira sözleşmesinin özel şartlar 9.maddesine uygun değildir. Bununla birlikte taraflar sözleşmenin 9.maddesi ile yeniden kiraya vermek için gereken makul sürenin bir ay olduğunu belirlemişlerdir. Mahkemece yeniden kiraya vermek için gereken makul süre, sözleşmenin 9. maddesinde belirtilen bir ay olarak kabul edilerek anahtar teslim tarihinden itibaren bir aylık makul süre kirası ve aidatına hükmetmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 2 no'lu bentte yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün makul süre kira ve aidat alacağına ilişkin olarak BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.