Başvuru, iptal davasında ceza davasının sonucu beklenmeden ve ceza davasında alınan bilirkişi raporuna ilişkin herhangi bir değerlendirme de yapılmadan karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, iptal davasında ceza davasının sonucu beklenmeden ve ceza davasında alınan bilirkişi raporuna ilişkin herhangi bir değerlendirme de yapılmadan karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 20/4/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Uyuşmazlığın Arka Planı Antalya'nın Kemer ilçesine bağlı Merkez Mahallesi'nde 10 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan Club Trapicano unvanlı günübirlik turistik tesis (tesis) başvurucu şirkete aittir. Söz konusu tesis 7/3/2007 tarihinde turizm yatırım ve işletme belgesi, 23/6/2008 tarihinde yapı kullanma izin belgesi, 22/5/2009 tarihinde de işyeri açma ve çalışma ruhsatı almıştır. Ayrıca Kemer Belediye Başkanlığının (Belediye) 21/5/2009 tarihli yazısında ise tesisin imar yönünden faaliyet göstermesinde herhangi bir sakınca bulunmadığı ifade edilmiştir. Tesisin Belediye arşiv dosyasında bulunan asıl mimari projesinin yapıştırma sahte bir mimari proje ile değiştirildiği, vaziyet planı ile proje kapağı arasında Belediye imza ve onayı bulunmadığından şüpheliler hakkında resmî evrakta sahtecilik suçundan 19/6/2009 tarihinde Kemer Belediye Başkanı tarafından suç duyurusunda bulunulmuştur.B. Ceza Davası Süreci Başvurucu Akay Okudur hakkında söz konusu tesisin bodrum katının projeye aykırı olması, zemin katta müştemilatların yapılması ve projede ahşap pergola görünen yerlerde betonarme döşeme yapılarak teras katı olarak kullanılmasından dolayı imar kirliliğine neden olma suçundan Kemer Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1120 esas sayılı dosyasında görülmekte olan dosya, Kemer Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/236 esas sayılı dosyasıyla birleştirilmiştir. Kemer Asliye Ceza Mahkemesinde başvurucu Akay Okudur hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan yapılan yargılamada imar planında bodrum katlar için ''binalarda bodrumlar bina izdüşümünü geçemez'' hükmü mucibince bodrumun 118 m²'yi geçmemesi gerekirken yapı ruhsatı ile yaklaşık 850 m² bodrum verilmesi nedeniyle Belediye yetkilileri hakkında 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu'na aykırı olacak şekilde yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi vermek suretiyle görevlerini kötüye kullanma suçundan; yapıyı denetlemekte sorumlu olan yapı denetim firması yetkilileri hakkında ise gerekli denetimleri yapmayarak kaçak yapı yapılmasına göz yumdukları iddiasıyla 29/6/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan yargılama yapılmıştır. Kemer Asliye Ceza Mahkemesince yapılan keşif sonrası üç adet bilirkişi heyeti raporu alınmış ve nihayetinde 9/12/2016 havale tarihli ek bilirkişi heyeti raporu hükme esas alınmıştır. Raporda;i. Önceki/diğer bilirkişi raporlarındaki tespitlerin vaziyet planı ile proje kapağı arasında yapıştırma bulunan ve sahteliği ile ilgili şikâyetçi kurumlar tarafından şikâyette bulunulmuş olan mimari projenin esas alındığı vurgulanmış ve bu projeye göre rapor tanzim edilerek değerlendirme yapılmaması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca diğer bilirkişi raporlarında plan ve yönetmelik hükümlerinin eksik veya hiç değerlendirilmemiş olduğu ifade edilmiştir.ii. Suça konu yapıda iddianameler ve müşteki kurumların şikâyete esas tespitlerinde yer alan bodrum, zemin ve çatı katında imara ve projeye aykırı olarak yapıldığı iddia edilen alanlarla ilgili ayrıntılı inceleme ve değerlendirme neticesinde 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği hükümleri de dikkate alınarak imara, mevzuata ve yapının ruhsatına aykırı bir durum olmadığı tespit edilmiştir. Kemer Asliye Ceza Mahkemesince 13/2/2017 tarihinde sanıkların atılı suçu işlemediklerinin sabit olması nedeniyle beraatlerine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, bilirkişi raporlarındaki açıklamalara da değinilerek turizm belgeli turistik tesislerin bodrum katlarında yapılacak bar, gece kulübü, diskotek, mutfak, hamam, yüzme havuzu, toplantı salonu ve jimnastik salonu kullanım alanlarının inşaat emsaline dâhil olmadığı vurgulanmıştır. Buna göre iddianamede yer alan bodrumun 118 m² olabileceği ancak bodrumun bina iz düşümünü geçtiği yönündeki iddianın oluşa ve yasal düzenlemelere uygun olmadığı belirtilmiş; imara, mevzuata ve yapının ruhsatına aykırı bir durum olmadığı açıklanmıştır. Katılan ve müşteki tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince 11/7/2017 tarihinde istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verilmiştir. İptal Davası Süreci Tesisin ruhsat ve projeye aykırı olarak bodrum katının büyütüldüğü, zemin katta müştemilat yapıldığı ve projede ahşap pergola gözüken yerlerin betonarme döşeme yapılmak suretiyle teras katı olarak kullanıldığı gerekçesiyle Belediye tarafından 21/6/2013 tarihinde Yapı Tatil Tutanağı düzenlenerek tesis mühürlenmiştir. 3/7/2013 tarihli Belediye Encümeni kararı ile idari para cezası kesilmiş ve 17/7/2013 tarihli Belediye Encümeni kararıyla da yıkım kararı verilmiştir. Başvurucular, tesiste ruhsatlı projeye aykırı yapılmış imalat bulunmadığı gerekçesiyle yıkım kararının iptali talebiyle 22/8/2013 tarihinde Antalya İdare Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davası açmıştır. Mahkemece yapılan keşif sonrası sunulan 22/1/2014 tarihli bilirkişi heyet raporunda;i. Öncelikle incelemenin dosyada mevcut vaziyet planı ile proje kapağı arasında yapıştırmalı projeye göre yapıldığı vurgulanmıştır.ii. Yapının bodrum kat projesinin bay ve bayan tuvaletleri, mutfak, merdiven ve holünün bulunduğu alan ile zemin kata bağlantının yapıldığı servis merdiveninin bulunduğu mekânlar olarak planlandığı ifade edilmiştir. Ancak projedeki mekânlara ilave olarak hamam, spa merkezi, kuaför, dinlenme, mutfak, yedi adet masaj odası, bay-bayan soyunma kabinleri, teknik merkez, koridor alanları gibi projeden farklı kullanım alanlarının yapıldığı ve bu şekilde bodrum kat alanının büyütüldüğü belirtilmiştir. Ayrıca bay-bayan tuvaletlerinin yerinin değiştirildiği, projeden farklı olarak bodrum kat alanının büyütüldüğü, ilave alanların yapıldığı ve bodrum katında yapı yaklaşma sınırlarının ihlal edildiği beyan edilmiştir.iii. Bununla birlikte zemin kat planının projede lobi, restoran, hazırlık bölümü, depo ve tuvalet olan mekânların betonarme ve kapalı mekânlar olarak planlanmış olduğu, yine projede lobinin karşısındaki barın bulunduğu teras ile lobinin sağ ve sol bölümlerindeki terasların ise ahşap süs kolonlar üzeri pergola ile kapatılmış olarak planlandığı açıklanmıştır. Ancak girişin karşısındaki barın bulunduğu terasın üzerinin betonarme döşeme olarak yapıldığı, denize bakan cephesinin açılıp kapanabilen şeffaf plastik örtü ile kapatıldığı, girişin sağ tarafındaki teras olarak gösterilen alanın üstünün betonarme döşeme yapıldığı ve üç cephesinin de sabit alüminyum doğrama ve camlı olarak kapatıldığı zikredilmiştir. Ayrıca girişin sol tarafındaki teras olarak gösterilen alanın üstünün de betonarme döşeme olarak yapıldığı ve iki cephesinin de sabit alüminyum doğrama ve camlı olarak kapatıldığı, bu şekilde zemin kat alanının büyütüldüğü, yine zemin katında açık olarak planlanmış olan mutfak personel servis merdiveninin kapatıldığı izah edilmiştir.iv. Öte yandan çatı katında; projede çatı arası hiçbir kullanım alanının planlanmadığı ancak mahallinde yapılan incelemede çatı arasının kullanıldığı, zemin katın üstünde teras katın oluşturulduğu, bu katta orta kısmın (dairesel olan alan) üzerinin zemin kat hizasında yükseltilerek ahşap pergola ile kapatıldığı belirtilmiştir. Ayrıca her iki yandaki dikdörtgen mahallerin üzerlerinin çatı ile kapatıldığı, bu mahallerin arka duvarlarının yükseltilerek örülmüş olduğu, deniz cephesinde ise prekast korkuluk yapıldığı, çatı ile kapatılan bölümlerde tezgâh, camlı bölme gibi uygulamalar ile bay ve bayan tuvalet bölümlerinin yapıldığı beyan edilmiştir. v. Sonuç olarak imar planı ve imar çapına göre parseldeki inşaat alanının (emsal) 118,55 m² olduğu, mevcut yapının mimari projesine uygun olmadığı, söz konusu imalatların ruhsata bağlanma zorunluluğu olan imalatlar olduğu belirtilmiştir. Ancak mevcut imar durumuna göre taban alanı olarak kullanılabilecek maksimum alanın projesinde kullanılmış olduğu, bu nedenle söz konusu ruhsatlı projeye aykırı alanların ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı ve yapı yaklaşma sınırının ihlalinin de ruhsatlandırılmasının mümkün olamayacağı yönünde tespitlere yer verilmiştir. Mahkemece 30/6/2014 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; ruhsatlı projeden farklı olarak bodrum kat alanının büyütüldüğü, ilave alanların yapıldığı ve bodrum katında yapı yaklaşma sınırlarının ihlal edildiği, zemin kat alanının büyütüldüğü, çatı arasında hiçbir kullanım alanı planlanmamasına rağmen çatı arasının kullanıldığı, bu imalatların ruhsata bağlanma zorunluluğu olan imalatlar olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca mevcut imar durumuna göre taban alanı olarak kullanılabilecek maksimum alanın (118,55 m²) projede kullanılmış olması nedeniyle anılan ruhsatlı projeye aykırı alanların ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı açıklanarak ruhsatlı projeye aykırı ve kaçak imalatların yıkımına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucuların duruşmalı temyiz talebini inceleyen Danıştay Ondördüncü Dairesi (Daire) tarafından 6/6/2017 tarihinde, kararın ruhsatsız imalatların yıkılmasına ilişkin kısmının onanmasına, yıkım masraflarının %20 fazlası ile yapı sahibinden tahsiline ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir. Başvurucuların karar düzeltme talebi de aynı Daire tarafından 14/2/2018 tarihinde reddedilmiştir. Nihai karar, başvurucular vekiline 21/3/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular 20/4/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Erkan Akış ve diğerleri, B. No: 2013/6133, 13/4/2016, §§ 23-