1. Hukuk Dairesi 2007/12043 E. , 2008/1706 K. "" MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/06/2007 Taraflar arasında görülen davada;Davacı, miras bırakanı R.ın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak dava konusu 422 parsel sayılı taşınmazını davalıya satış yoluyla temlik ettiğini ileri sürerek miras payı oranında tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ispat edilemeyen davanın reddine karar ve…
**1. Hukuk Dairesi 2007/12043 E. , 2008/1706 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/06/2007 Taraflar arasında görülen davada;Davacı, miras bırakanı R.ın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak dava konusu 422 parsel sayılı taşınmazını davalıya satış yoluyla temlik ettiğini ileri sürerek miras payı oranında tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, tarafların miras bırakanı R... A..... 22.8.1995 tarihli akitle dava konusu 60 parselle birlikte 69 parsel sayılı taşınmazlarının intifaını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini vekili dava dışı oğlu İ....aracılığı ile davalı oğlu L.ye satış yoluyla intikal ettirdiği görülmektedir. Davacı anılan temlikteki 60 parsel sayılı taşınmazın kardeşi davalı L...... intikalinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirascısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 Sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirascılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini istiyebilirler.