T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1051 - 2025/1170 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1051 KARAR NO : 2025/1170 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2024 NUMARASI : 2023/76 Esas - 2024/436 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 02/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02/10/2025 Mahalli mahkemesince veril…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1051 - 2025/1170 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1051 KARAR NO : 2025/1170 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2024 NUMARASI : 2023/76 Esas - 2024/436 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 02/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02/10/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde, 12/11/2021 tarihinde müvekkili ...'in kullandığı ... plakalı aracın karayolunda seyri sırasında aynı yolda ve aynı istikamette seyreden davalıya ZMMS ile sigortalı ... plakalı araçtan düşen metal levhanın, davacıların içinde bulunduğu araca çarpması şeklinde meydana gelen kazada davacıların yaralandığını, kusurun davalıya sigortalı araç sürücüsünde olduğunu, sigorta şirketi tarafından davalı ...'e 23/01/2023 tarihinde 189.385,92 TL, davacı ...'e iki ayrı tarihte toplam 130.198,47 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, soruşturma dosyasının derdest olduğunu belirterek, her bir davacı için belirsiz alacak davası olarak şimdilik 20.000,00'er TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 04/04/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; müvekkili ... yönünden talep edilen 18.000,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatını talebini 430.000,00 TL'ye, talep edilen 2.000,00TL geçici bakıcı gideri zararı talebini 7.725,60 TL'ye, müvekkili ... yönünden 20.000,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatı talebini 302.627,43 TL'ye ve müvekkili ... yönünden talep edilen 18.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 246.265,88 TL'ye, talep edilen 2.000,00 TL geçici bakıcı gideri zararını 4.899,70 TL'ye yükselterek, toplam talebini 991.518,61 TL'ye yükselterek kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, söz konusu aracın kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin söz konusu kazadan dolayı poliçe limiti ve sigortalı aracın kusuru oranında sorumlu olduğunu, talep edilen maddi tazminatlardan SGK kurumunun sorumlu olduğunu, kalıcı sakatlık raporu bulunmadığından söz konusu zararlardan SGK'nın sorumlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme ile sorumluluğu kalmadığını, faize ve başlangıç tarihine itirazlarının bulunduğu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 10/08/2022 tarihli raporda; davacı ...'in 12/11/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sebebi ile "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre sürekli özürlülük oranının %12.6, geçici iş görmezlik süresinin 120 gün ve 60 gün süre ile geçici bakıcı ihtiyacı olduğu, yine aynı yerden alınan 03/08/2022 tarihli ...'e ait maluliyet raporunda adı geçenin 12/11/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sebebi ile "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre sürekli özürlülük oranının %23.4, geçici iş görmezlik süresinin 120 gün ve 60 gün süre ile geçici bakıcı ihtiyacı olduğu, ayrıca davacı ... yönünden Ankara Eğitim ve Araştırma hastanesi tarafından düzenlenen 16/06/2022 tarihli Erişkinler için Engellilik sağlık kurulu raporunda adı geçenin %10 oranında engel durumunun bulunduğunun tespit edildiği, trafik bilirkişisinin raporunda, 12/11/2021 günü saat 02:55 sıralarında davacı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Ankara ili Evren ilçesinde, Niğde otoyolu üzerinde, Ankara ilinden Niğde ili yönüne 141.1 kilometresine geldiğinde, sürücüsü ... olan ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ... plaka numaralı yarı römork ile Ankara Niğde otoyolunu takiben Ankara istikametinden Niğde istikametine seyir halinde iken kilometre 141+100 e geldiğinde sürücünün beyanına göre plakasını alamadığı bir aracın önüne aniden kırması sonucu kendi aracının sağ ön tarafı ile yolun sağında bulunan çelik bariyere çarptıktan sonra kasasında taşımakta olduğu demir saç rulosunun oto yola düşmesi ile aynı istikamette arkasından gelen ... plakalı aracın yola düşen rulo saca çarpması ile kazanın meydana geldiği, söz konusu kazanın meydana gelmesinde, davacı ...'in kural ihlalinin olmadığı, ancak ... çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römorkun sürücüsü ... in dava konusu kazanın meydana gelmesinde 2918 sayılı KTK'nın 65/1-h (Yükün karayoluna değecek, düşecek, dökülecek, saçılacak, sızacak, akacak, kayacak, gürültü çıkaracak şekilde yüklenmesi yasaktır.) maddesini ihlal ettiğinden dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 oranda kusurlu olduğunun tespit edildiği, SGK'ya yazılan yazıya verilen cevapta davacı ...'e 24/12/2021-23/07/2022 tarihleri arasında toplam 24.760,00TL geçici iş görmezlik ödemesinin yapıldığı, diğerlerine herhangi bir ödemenin yapılmadığının bildirildiği, davalı sigortanın söz konusu kaza nedeni ile davacıların başvurusu üzerine, ... için 23/01/2022 tarihinde 189.385,92 TL, yine ... için 11-12/01/2023 tarihlerinde toplam 130.198,47 TL'nin ödendiğinin sunulan belgelerden anlaşıldığı, ibranamelerin 01/03/2023 tarihli olduğu, bu nedenle KTK'nın ilgili maddesi kapsamında ibraname hükmünde olmadığı makbuz hükmünde olduğu, davalı sigorta şirketinin davacılar ... ve ...'e yaptığı ödemeler ile ödeme tarihi itibari ile zararlarının karşılanmadığı, ödemenin mahsubundan sonra bakiye poliçe limitleri nazara alınarak bu limit dahilinde sorumlu olduğu, yine davadan önce sigorta şirketine başvuru yapıldığı ancak buna ilişkin belge sunulmadığından arabuluculuk son tutanak tarihi 23/01/2023 tarihi nazara alınarak 03/02/2023 tarihinde temerrüdün oluştuğu, ilgili sigortalı aracın ticari vasıflı olduğu gerekçesiyle; "Davacıların davasının kabulü ile; A)Davacı ... yönünden; 430.000,00 TL kalıcı iş gücü kaybı zararı ile, 7.725,60 TL bakım gideri olmak üzere toplam 437.725,60 TL'nin temerrüt tarihi olan 03/02/2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, B)Davacı ... yönünden ; 246.265,88 TL kalıcı iş gücü kaybı zararı ile 4.899,70 TL bakım gideri olmak üzere toplam 251.165,58 TL'nin temerrüt tarihi olan 03/02/2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, C)Davacı ... yönünden; 302.627,43 TL kalıcı iş gücü kaybı zararının temerrüt tarihi olan 03/02/2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde, başvuru koşulunun yerine getirilmediğini, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkil sigorta şirketine yapıldığı beyan edilen başvuru belgesi olmamasına rağmen var kabul edilerek avans faiz talebinin reddi gerektiğini, müvekkil şirkete başvuru yapıldığı beyan edilmişse de davacı ... tarafından eksiksiz bir başvuru yapılmadığını, diğer davacılar yönünden de başvuruları akabinde poliçe kapsamında sorumluluk bedeli ödemesinin tam olarak yapıldığını, maluliyet oranının, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’ne göre belirlenmesi gerekirken ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacıların maluliyet oranının eski tarihli olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenmesinin açıkça usule, yasaya ve Yerleşik Yargıtay İçtihatlarına aykırılık teşkil ettiğini, davacılardan ...’in, takip kurallarına aykırı olarak önündeki aracı yakın takip etmesi ve aşırı hızlı olması nedeniyle zarar görmüş olup kusursuz kabul edilemeyeceğini, işgücü kaybı belirlemelerine itirazları bulunduğunu, davacılardan ...'in ev hanımı olduğunu, herhangi bir kazancı bulunmadığını, kaza tarihinde 52 yaşında olduğunu, ancak buna rağmen asgari ücret üzerinden tazminat hesaplaması yapıldığını, mevcut geliri asgari ücret değilken bu kabul ile hesaplama yapılamayacağını, 52 yaşındaki bir ev hanımının asgari ücret düzeyinde gelirinin olduğu varsayımı ile kazanç kaybının hesaplanmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacılardan ...'in de dosyada kaza tarihi itibariyle herhangi bir işte çalıştığını gösterir belge bulunmadığını, bilirkişinin bunu raporunun 9. sayfasında, "C-Gelir durumu kısmında da tespit etmesine rağmen 60 yaşına kadar olan asgari ücret üzerinden tazminat hesaplaması yaptığını, müvekkil sigortalısı sürücü ...'e davanın ihbar edilmesi talep edilmiş ise de yerel mahkemece ihbar talebi hakkında bir karar verilmediğini, ihbar dilekçesi UYAP kanalıyla dosyaya sunulmuşsa da bu hususta Yerel Mahkemece bir karar verilmediğini, hatır taşıması değerlendirmesinin yapılmadığını, dosyada mübrez başvuru sahibine ait savcılık ifade tutanaklarında da anlaşılacağı üzere, dava konusu araç ile yapılan taşımanın “Hatır Taşıması” niteliğinde olduğu sabit olup, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarından da anlaşıldığı üzere tazminat tutarlarından; eğer hatır taşıması mevcutsa belirli oranlarda indirim yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin poliçe limiti kişi başına 430.000 TL olup, ... için 22/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "davacı ...'in SGK kaydına göre gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek 1.305.793,11 TL sürekli kısmi iş gücü kaybı zararının olduğu, ancak davalı sigorta şirketinin bu kalem yönünde teminat limitinin 430.000,00 TL olduğu, geçici iş gücü kaybı zararının 14.729,59 TL olduğu ancak kendisine SGK ca ödenen geçici iş görmezlik ödemesi 24.718,60 TL nin mahsubu neticesinde bakiye bir alacağının kalmadığı" denilmişse de gerekçeli kararda yerel mahkeme davacı ... için 437.725,60TL ödenmesine karar verdiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacılar ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde, eldeki dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda gelecek hesap olasılık hesaplamasının, asgari ücret artışındaki oran dikkate alınmaksızın yapıldığı ve bu hususun da gerçek zararın hesaplanmasına yönelik hataya sebebiyet verdiğinden, bu nedenle istinaf başvurusunun kabulü ile dosya kapsamında reel artışlar göz önüne alınarak, gerçek zarar hesabı yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Maluliyete ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde, davacılar vekili istinaf dilekçesinde maluliyet oranının, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’ne göre belirlenmesi gerekirken ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacıların maluliyet oranının eski tarihli olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre belirlenmesinin yasaya aykırı olduğunu belirtmişse de, maluliyet raporlarında 12/11/2021 kaza tarihi itibarıyla yürürlükte olan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümleri uyarınca belirleme yapıldığı, istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususların dosya içeriği ile uyumlu olmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte, somut olayda, ... hakkında hükme esas alınan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda; “Resmi Gazete'de yayınlanan 30692 sayılı 20.02.2019 tarihli Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik cetveline göre; Larıza: Torakal omurga kırığı; Tablo 1.3-Torakalomurganın özürlülük oranları (yaralanma modeli) İl. Kırıklar: (1) bir vertebrada 4625 den az vertebra kompresyonu (2) dislokasyon olmaksızın posterior eleman kırığı (3) vertebra cisminde kırık olmaksızın yer değiştiren spinöz veya transvers proses kırığı, kişinin özürlülük yüzde oranı: %8 (sekiz) olduğu tespit edilmiştir. IIArıza: Epilepsi, 1. nöbet olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar, kişinin özürlülük yüzde oranı: %5 (beş) olduğu tespit edilmiştir. Yönetmelik gereğince 1. li. birden çok arıza birleştirildiğinde; Balthazard Hesabına göre: % 12.6; SONUÇ: Resmi Gazete'de yayınlanan 30692 sayılı 20.02.2019 tarihli Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik cetveline göre yapıları hesaplamada; şahsın 12.11.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle, 1. ... ...'in yaşına göre Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği'ne göre sürekli özür oranının *%12.6 (on iki nokta altı) olduğunu ve 12.11.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası ile illiyet bağının bulunduğunu, 2. ... ...'in geçirdiği trafik kazasından dolayı tıbbı iyileşme ve rehabilitasyon süresi dikkate alındığında tazminata esas olmak üzere geçici iş göremezlik süresinin 120 (yüzyirmi) gün olduğunu ve geçirdiği trafik kazasından dolayı mevcut lezyonlar göz önünde bulundurulduğunda 60 (altmış) gün geçici bakıcıya ihtiyacı olduğunu bildirir bilirkişi rapordur.” denilmiş olup, davacının kafa travmasına bağlı beyin kanaması nedeniyle epilepsi geçirme riski kapsamında sürekli iş göremezlik oranının %5 olduğu tespit edilmiştir. Hükme esas alınan rapor her ne kadar kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış ise de bu rahatsızlığın aynı oranda ömür boyu sürüp sürmeyeceği tespit edilmediği gibi raporu düzenleyen heyette Nöroloji Uzmanının da bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda, mahkemece davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre bizzat muayene edilmek suretiyle kazadan sonra oluştuğu belirtilen epilepsi geçirme riski nedeniyle tedavi görüp görmediği araştırılıp, Yönetmelikte “Uygun ve yeterli tedavi altında” ibaresi mevcut olup bu tanı üzerinden engel oranı tayini yapılabilmesi için başvuranın Nöroloji birimine sevki sağlanarak ayrıntılı Nörolojik muayenesinin yaptırılması, epilepsi açısından güncel muayene bulguları içerir konsültasyon muayenesi veya durum bildirir raporu alınması, başvuranın taburculuk sonrası döneme ait Medula ilaç dökümleri, ilaç raporlarının ve poliklinik kontrol muayene notlarının rapora eklenmesi gerektiğinin gözetilmesi, belirtilen rahatsızlığın ömür boyu sürüp sürmeyeceği ve aynı oranda kalıp kalmayacağı, sürekli değilse ne kadar süre devam edeceğinin tespiti için gerekçeli, denetime elverişli Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiş kararın bu sebeple kaldırılması gerekmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 06.05.2025 tarih ve 2025/4011 Esas, 2025/7173 Karar sayılı ilamı). Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki değerlendirmeler yapılarak, davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 18/07/2024 tarihli, 2023/76 Esas – 2024/436 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kaldırma sebebine göre davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.