Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: .......... Enerji San. ve Tic. A.Ş’nin keşidecisi olduğu ............ tarihli.......TL bedelli çek ile ......’nun keşidecisi olduğu 10.06.2017 tarihli 3.500 USD bedelli çek ticari ilişki nedeniyle doğan borca karşılık ödeme olarak müvekkili şirkete verilmiş ise de, 22.05.2017 tarihinde müvekkili şirket yetkilisinin arabasından çalındığını, açıklanan nedenlerle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... AŞ.-Kayseri Şubesi'ne ait ... nolu 71.280,50-TL bedelli çekin, müvekkili şirketin rızası dışında elinden çıktığını, akabinde her ne sebeple çeki elinde bulundurduğunu bilmedikleri ve ticari ilişkilerinin bulunmadığı davalılardan ... Tic.Ltd.Şti. tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkili şirket tarafından icra dosyasına konu çekin, ticari ilişkisi bulunan davalılardan ...San.Tic.AŞ.'ye ... vasıtası ile 09/09/2015 tarihinde gönderildiğini, taşıyıcı kargonun çeki ... San.Tic.AŞ.'ye teslim edecekken 11/09/2015 tarihinde kargo şirketine ait araçtan farklı firmalara ait evraklarla birlikte çalındığını, çekin hiçbir zaman ... San.Tic.AŞ.'nin eline geçmediğini ve bu firmadan çek ciro edilip 3.kişi veya kuruma verilmediğini, çekin üzerindeki imzanın ... San.Tic.AŞ.'ye ait olmadığını, davalılardan ... Tic.Ltd.Şti.nin başlattığı icra takibinin kötü niyetli olduğunu, çekteki ciranta silsilesinin bozulduğunu ve üzerinde tahrifat yapılan çekin bu haliyle kambiyo evrak hükmünü yitirdiğini, müvekkilinin davalılara hiçbir borcu bulunmadığını belirterek, müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, müvekkili lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... Tic.Ltd.Şti. ve ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu edilen çekteki ciro zinciri incelendiğinde ortada hukuka aykırı bir durum olmadığını, dava konusu çekin, kambiyo senedi kurallarına uygun bir şekilde müvekkiline devredilerek ciro eşliğinde teslim edildiğini, müvekkilinin ciro ve teslim yoluyla kendisine geçen dava konusu çek hakkında İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/365 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı verildiğini ve ihtiyati haciz kararı İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası üzerinden esas takibe geçilerek uygulandığını, müvekkilinin son ciranta olup çekteki imzanın davacı borçluya ait olup olmadığını bilme yükümlülüğü bulunmadığını ve müvekkilinin dava konusu çekin meşru ve iyi niyetli hamili olduğunu, müvekkillerinden ...Tic. Ltd. Şti. meşru hamili olduğunu ve ... Ltd. Şti son ciranta olduğunu, davacının dava konusu çek bakımından başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağını, çekin sahte imzalar ile keşide edildiği iddiasının şahsi def'i niteliğinde olup, müvekkili şirketlere karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... San. A.Ş.'nin davaya cevap vermediği, vekilinin duruşmada; müvekkilinin borcunun olmadığına dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu, .. İnşaata açmış oldukları istirdat davasının devam ettiğini, müvekkilinin çekle ilgili borcu olmadığını, davanın müvekkili yönünden reddini talep ettiklerini beyan ettiği anlaşılmıştır. Davalılardan ... Şirketi, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 05/02/2019 tarih ve 2016/260 Esas - 2019/88 Karar sayılı kararı ile; " Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunları ile toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına dayanak çekin keşidecisi olduğunu, çekin davalılardan .... A.Ş. lehine keşide edildiğini ancak gönderi esnasında kargoda çalındığını iddia etmiş olup İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/169 Esas sayılı dosyasında görülen davada kesinleşen mahkeme ilamına göre davalı ... Tic. Ve San. A.Ş. yetkilisinin çeki ciro etmediğinin sabit olduğu anlaşılmakla davacı tarafın davasında haklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, çek lehtarı davalı ... Tic. Ve San. A.Ş.'nden sonra ilk cirantanın davalı ... Şirketi olduğu, bu cirantanın çekin çalıntı olduğunu bilmesi gerektiği anlaşıldığından asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; " 1-Davanın KABULÜ ile, Davacı tarafın İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki takibe konu çek sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, 71.280,50 TL asıl alacağın %20'si oranındaki kötü niyet tazminatının davalı ... Şirketinden alınarak davacı tarafa verilmesine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalılar ...Tic. Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti. vekili ile davalılardan ... Tic. ve San. A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar ... Tic. Ltd.Şti. ve ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, icra hukuk mahkemesi tarafından, dava konusu çekle ilgili verilen karara dayanılarak hüküm kurulmuş olsa da, icra mahkemesinin dar yetkili mahkeme olup, verilmiş olan kararın genel yetkili mahkemeleri bağlayıcı nitelikte olmadığını, ispat yükü davacıda olup, davacının dava konusu çekin kargoya verilerek kargoda kaybolduğunu, rızası dışında elinden çıktığını, meşru hamilin kendisi olduğunu, çeki eline geçiren kimsenin kötü niyetli veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiğini, TTK.'nın 702. (Yeni TTK.md.790) maddesine göre, çek ister hamiline, ister emre yazılı olsun, çek hamilinin onu kötü niyetle ya da ağır bir kusuru bulunarak iktisap etmiş olmadıkça, önceki hamilin elinden ne suretle çıkmış olursa olsun, onu geri vermeye mecbur olmadığını, 6102 sayılı TTK.nun 792. maddesinin; emre yazılı çeklerle ilgili olarak, hamile yazılı senetlere ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ( TMK ) 990. maddesine paralel bir koruma sağladığını, bu maddeye göre, “zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamaz.” Ancak, çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusuru bulunduğu takdirde dava açılabileceğini, ancak senedi çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin sahte ciro ile devretmesi halinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan (yeni ) hamilin korunacağını, Davacının kedi imzasını inkar etmediğini, ret etmedikleri sürece (imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince) çekten dolayı borçlu olmadıklarını ileri süremeyeceğini, davacı vekilinin, dava konusu çeklerin kargo şirketi nezdinde çalındığını beyan ettiğini, açıkça kendi imzalarının sahteliğine ilişkin bir imza itirazları olmadığını, TTK.'nın 818/c maddesinin atfıyla çekler için de geçerli olan 677. maddesi uyarınca kendi imzasını inkar etmeyen keşidecinin çekteki lehtar veya ciranta imzalarının sahteliğini ileri sürerek hamile karşı dava açma hakkı bulunmadığını, anılan hükme göre, ticari senetteki geçersiz imzanın, sadece kendisi yönünden hükümsüzlük sonucu doğuracağını, senetteki her imzanın diğerlerinden bağımsız olarak sadece imza sahibini bağlayacağını, imzaların bağımsızlığı ilkesinin, poliçeye atılı her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzaların sahiplerinin sorumlu tutulmamasına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamayacaklarını, geçersiz bir imza sahibini bağlamaz ise de, ciro zincirini de koparmayacağını, Yasanın açık hükmü gereğince davacı firma, davaya konu çekteki kendi imzasını inkar etmediği için hamile karşı işbu davaya açma hakkı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu dar yetkili icra mahkemesi kararına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Ayrıca; davacı tarafça çekin kargoya verilmek suretiyle kargo şirketi nezdinde çalındığının iddia edildiğini, basiretli tacir gibi davranmayarak kıymetli evrakı muhafaza edememesinden dolayı kendilerinin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını kabul etmenin mümkün olmadığını, ilgili çeki hukuka uygun ve yetkili bir şekilde elinde bulunduran müvekkillerin iyi niyetli ve meşru hamil olup, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... Tic. ve San. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu çekin, müvekkiline davacı tarafça kargo ile gönderildiğini, fakat müvekkiline ulaşamadan kaybolduğunu ve çalındığını, bu kapsamda söz konusu çekin, müvekkilinin eline geçmediğini, ciro edilmediğini veya başka bir kuruma verilmediğini, Müvekkil firmanın, diğer davalı şirketler ile ticari veya başka surette hiçbir ilişkisi bulunmadığını, nitekim kaybolan veya çalınan çek ile ilgili olarak müvekkili aleyhine de takip başlatıldığında, müvekkil tarafından imzaya ve borca itiraz edildiğini, İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/169 E. ve 2018/292 K. sayılı kararı ile, çek üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiğini ve imzaya yönelik itirazlarının kabul edildiğini, verilen kararın kesinleştiğini, Davanın açılmasına müvekkili şirketin sebebiyet vermediğini, müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul kararı verilerek yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden, diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü ve yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden müvekkilinin de diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulması yönündeki kararının müvekkili bakımından kaldırılarak, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini ve müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.