Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının şubesi olup ....Kargo ...Şubesinin müvekkiline verilebilmesi için davalı şirketin ipotek gösterilmesini talep ettiğini, müvekkilinin ... ili merkez ilçesi ...Mahallesi .. pafta .. ada ..parsel bağımsız bölüm ... Bodrum kat daire niteliğinde ... yevmiye numaralı .. zemin numaradaki gayrimenkulü 10/07/2017 tarihinde ipotek olarak gösterdiğini, 25/10/2017 tarihinde .... Bölge Müdürlüğünün talebi üzerine şube ilişkisinin bitirildiğini, müvekkilinin davalı şirketten alacaklı olmasına rağmen hiçbir şekilde ipoteklerin çözdürülemediğini, söz konusu taşınmaz üzerindeki ipoteklerin halen fekedilmediğini, haksız ve hukuksuz yere taşınmaz üzerinde kayıtlı bulunmasının kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek ...ili ilçesi ... mahallesi ....pafta .. ada ....parsel, bağımsız bölüm .... bodrum kat daire niteliğindeki ...yevmiye numaralı, .. zemin numaralıda kayıtlı bulunan taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.