21. Hukuk Dairesi 2015/11 E. , 2015/3841 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüld…
**21. Hukuk Dairesi 2015/11 E. , 2015/3841 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava, 10/07/2008 tarihinde gerçekleşen kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 10/07/2008 tarihinde inşaatta bekçi olarak çalışmakta iken iş kazası geçirdiği iddiasıyla eldeki davayı açtığı, davalı işverenin davacının çalışma olgusunu reddettiği, davacının değil; davacının oğlunun işyerinde sigortalı olarak çalıştığını savunduğu ve zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun “İş kazası ve meslek hastalığının tarifi” başlığını taşıyan 11’inci maddesi olup, maddede, bazı hal ve durumlarda meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaylar iş kazası olarak tanımlanarak, iş kazasının varlığı için gereken koşullar açıklanmış, gerek anılan Kanunda, gerekse diğer yasal mevzuatta bu tür iş kazasının varlığının saptanmasına yönelik davaların belli bir sürede açılması gerektiği yönünde herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre düzenlemesine yer verilmemiş bulunmakla, söz konusu nitelikteki davaların her zaman açılması olanaklıdır. Diğer taraftan belirtilmelidir ki, bu tür davalarda, yargılama sonunda elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumundaki ... ... Kurumu Başkanlığı’na husumet yöneltilmesi gerektiği gibi, verilecek kararın hukuki sonuçları ve doğurabileceği yükümlülükleri dikkate alındığında, hak alanını ilgilendirdiği için sigortalının işvereninin de taraf olarak yer alması zorunlu olup, bir başka anlatımla, bu tür davalarda Kurum ile işveren arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır.