4. Hukuk Dairesi 2023/13586 E. , 2024/8317 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/487 E., 2023/331 K. DAVA TARİHİ : 17.02.2014 HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz…
**4. Hukuk Dairesi 2023/13586 E. , 2024/8317 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/487 E., 2023/331 K. DAVA TARİHİ : 17.02.2014 HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... Bakanlığına bağlı Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Müdürlüğü ile dava dışı Diyanet İşleri Başkanlığı arasında 02.05.2011 tarihinde cübbe ve sarık alım işine dair protokol imzalandığını, protokole göre teslimat gecikirse yapılacak ödemeden gecikme cezası kesileceğinin kararlaştırdığını, davalıların Enstitü müdür ve müdür yardımcısı olduğunu, sonuçta planlama hatası sonucu işin zamanında yetiştirilemediğini, protokolde kesintilerin ayrıca protestoya gerek kalmadan yapılacağı da kararlaştırıldığından Diyanet İşleri Başkanlığının toplam 65.967,27 TL gecikme cezası uyguladığını belirterek oluşan kurum zararının davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; işlemin yürütülmesinden atölye şefleri, öğretmenler ve saymanın da sorumlu olduğunu, işlerin öğrenci ve stajyerlerce tamamlanmaya çalışıldığını, öngörülemeyen durumlar oluştuğunu, Ramazan Bayramı tatilinin dokuz gün olması, izin ve hastalık durumları nedeniyle gecikmeler yaşandığını, bu işten dolayı kuruma kazandırılan gelirlerin hiç dikkate alınmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.06.2015 tarihli ve 2014/105Esas, 2015/320 Karar sayılı kararıyla; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; üretimin planlanmasındaki eksiklik nedeniyle işin geç tesliminden doğan ve davacı hakedişlerinden yapılan gecikme zammı kesintisinden davalıların sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 12.12.2022 tarih ve 2022/1776 Esas, 2022/16636 Karar sayılı ilamıyla; "... Davaya konu olayla ilgili olarak davalılar hakkında açılan kamu davasında Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/297 esas ve 2016/277 karar sayılı ilamıyla sanık davalıların suç kastı ile hareket etmedikleri ve üzerlerine atılı görevi kötüye kullanma suçunun yasal unsurları oluşmadığından her iki sanığın beraatine karar verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine de temyiz yoluna başvurulmuş ve Yargıtay 5. Ceza Dairesince hüküm onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimi yönünden bağlayıcı değilse de dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; Enstitünün normal şartlarda, protokoller ile hazırlanması gereken cübbe ve sarık dikim işine yeterli ve elverişli imkanlara sahip olduğu, gecikmelerin nihai amacı eğitim olan Enstitüde yapılan üretimde görev alan öğrenci ve stajyerlerin yaz döneminde ve tatillerde zaman zaman okula devam etmemeleri sebebi ile gerçekleştiği, davalıların amacının kurumu zarara uğratmak olmadığı, aksine kuruma kazanç sağlama amacı güttükleri, belirtilen tarih aralığında Diyanet İşleri Başkanlığının teklif ettiği iş kabul edilmese ve protokol imzalanmasa idi gecikme cezası dışındaki kazancın da elde edilemeyeceği, sonuç itibariyle kuruma kazanç da sağladıkları görülmekle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir... " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; davacı vekilinin karar düzletme talebi de Dairece reddedilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ceza davasının sonucunun hukuk mahkemesinin sonucunu etkilemeyeceğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı ... Bakanlığına bağlı Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Müdürlüğü ile dava dışı Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan protokol gereği yapılması gereke dikim işinin davalıların planlama hatası sonucu süresinde yetiştirilememesi nedeniyle oluştuğu belirtilen kurum zararının tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 41inci maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasınaDosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.