Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/2472 E. , 2024/6917 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2472 Karar No : 2024/6917 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... İli, ... Köyü'n…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/2472 E. , 2024/6917 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2472 Karar No : 2024/6917 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... İli, ... Köyü'nde geçici köy korucusu olarak görev yapmakta iken görevinin sonlandırılmasına ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; güvenlik korucusu olarak görev yapan davacının 2015 yılı içerisinde iki defa ücretten kesme cezası ile cezalandırıldığı ve UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırma neticesinde bu işlemlere karşı dava açılmadığı, bu durumda; davacının 2015 yılı içerisinde iki kere aylıktan kesme cezası aldığının sabit olduğu, davalı idarece ... İdare Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında verilen kararın gerekçesinde belirtildiği gibi davacı hakkında soruşturma raporu düzenlenerek savunmasının da alındığı, Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17.ç maddesi uyarınca davacının görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan; "bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası almak" fiili davacının eylemi gerçekleştirdiği tarihte yürürlükte olan 09/01/2008 tarih ve 13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan Geçici Köy Korucuları Yönetmeliğinin 17.ç maddesi uyarınca görevden çıkarma sebepleri arasında sayıldığı, davacıya isnad edilen fiilin, daha sonra 11/10/2018 gün ve 182 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yürürlüğe konulan Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17.ç maddesi uyarınca yine görevden çıkarma sebepleri arasında sayıldığı dikkate alındığında lehe kanun hükmünün varlığından söz edilmesine de olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; güvenlik korucusu olarak görev yapmakta iken 442 sayılı Köy Kanununun ek 18. maddesine dayanılarak çıkarılan Güvenlik Korucuları Yönetmeliğin 17. maddesi uyarınca davacının göreve son verme disiplin cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin olan ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı ilamıyla "... Bu durumda, 2015 yılı içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası ile cezalandırılan davacının, Geçici Köy Korucuları Yönetmeliğinin 4. bölümünün 17. maddesinin (ç) bendinin 5. alt bendinde yer alan "Bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası almak" fiili ile ilgili olarak usulüne uygun soruşturma başlatılmadan, bağımsız bir soruşturmacı tayin edilmeden ve isnat edilen fiili her yönüyle ve şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya koyan bir soruşturma raporu düzenlenmeden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bunun üzerine davacının aynı sebeple görevine son verilmesine ilişkin ... Valiliğinin ... tarih ve... sayılı işbu dava konusu işlemin tesis edildiği ve işbu davanın açıldığı, olayda, "Güvenlik korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamalar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir." şeklindeki 442 sayılı Köy Kanununun en son 700 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile değişikliğe uğrayan Ek 18. maddesi uyarınca... sayılı Güvenlik Korucuları Yönetmeliği çıkarılmış ve Yönetmeliğin 17. maddesinde disiplin hükümleri düzenlenerek, hangi halde hangi disiplin cezalarının verileceği bu şekilde belirlenmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 24/03/2022 tarihli ve 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararıyla maddede yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline karar verildiği, bu durumda, kanuni bir dayanak olmaksızın ceza verilemeyeceği veya verilen cezaların kanuni dayanaklarının sonradan ortadan kalkması halinde cezaların ortadan kaldırılması gerektiği, davacıya disiplin cezası verilmesine dair olan işbu dava konusu işlemin Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı sebebiyle kanuni dayanaktan yoksun hale geldiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17. maddesinin ç bendinin 14. alt bendinde "Bir yıl içinde birden fazla ücretten kesme cezası almak" halinin göreve son fiili olduğunun düzenlendiği, Bölge İdare Mahkemesi kararı gerekçesinin usule ve mevzuata aykırı olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı vermesine rağmen kararın yürürlüğünü 9 ay ertelediği, bu durumda Yönetmelik hükümlerinin halen geçerli olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... İli, ... Köyü'nde Jandarma Komutanlığı emrinde geçici köy korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, 12/06/2015 tarihinde görev yerinde bulunmadığının tutanak ile tespit edilmesi üzerine alınan yazılı savunma da yeterli görülmeyerek 14/07/2015 tarihinde Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin "Ücretten Kesme" başlıklı 17/ (c) maddesinin 1. alt bendinde yer alan "Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde bu yönetmelikte belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, ihmali nedeni ile kaybetmek, bakımını yapmamak, hor kullanmak" hükmü gereğince "1/8 oranında maaş katı cezası" ile tecziye edildiği, 08/07/2015 tarihinde görev yerinde bulunmadığının tutanak ile tespit edilmesi üzerine alınan yazılı savunma da yeterli görülmeyerek 04/08/2015 tarihinde Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin "Ücretten Kesme" başlıklı 17/(c) maddesinin 1. alt bendinde yer alan "Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde bu yönetmelikte belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, ihmali nedeni ile kaybetmek, bakımını yapmamak, hor kullanmak" hükmü gereğince " 1/8 oranında maaş katı cezası" ile ikinci kez tecziye edildiği, bunun akabinde 05/08/2015 olur tarihli işlem ile görevine son verildiği, göreve son verme işleminin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında dava açıldığı, anılan mahkemenin... tarih ve K:... sayılı kararıyla "davacı hakkında, bir soruşturma raporu düzenlenmesi ve savunması alındıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, savunması alınmaksızın görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle "dava konusu işlemin iptaline" karar verildiği, bu kararın akabinde davalı idare tarafından davacı hakkında soruşturma raporu düzenlendiği ve savunması alındıktan sonra ... tarihli Valilik Oluru ile görevine son verilmesi üzerine, anılan göreve son verme işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin ç 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 14. alt bendinde; 'Bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası almak,' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir. 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanununun ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." hükmü ile "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasındaki "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." hükmü ile "cezanın kanuniliği" ilkesi benimsenmiştir. Ceza Hukukunda, bir eylemin suç sayılabilmesi için, eylem sahibinin kusurlu iradesinden doğması, kanunda yazılı tipe uygun bulunması ve bir yaptırım uygulanmasını gerektirmesi şarttır. Disiplin suçu, kamu görevlisinin ilgili Kanunlarda tanımı yapılan ve kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı taşıyan kuralların ihlali sonucunu doğuran eylemleridir. Ceza ise, suç tanımına uyan eylemi gerçekleştiren kişilere uygulanacak olan ve nev'i, süresi ve miktarları kanunla belirlenen yaptırımlardır. Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği gibi kanunun başka bir ceza öngördüğü eylem için daha ağır bir ceza verilemez. Zira "cezada kanunilik" ilkesi, kişinin belli bir suçla ilgili olarak kanunda öngörülmeyen bir ceza ile ya da kanunda öngörülen daha ağır bir ceza ile cezalandırılmasına imkan vermez. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Kanunsuz ceza olmaz" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında da hiç kimsenin, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamayacağı; aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir cezanın verilemeyeceği yönündeki düzenlemeye yer verilmiştir. Anayasa'nın 38. maddesinde idari suç ve cezalar ile adli suç ve cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, her ikisi de bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5. maddesinde, "Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." denilerek suç ve cazalar hakkında bu Kanunda düzenlenen genel hükümlerin, idari veya adli suç ve ceza ayrımı yapılmaksızın uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasındaki "...İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar." şeklinde ifade edilen hükme göre, bir suçun işlendiği zamandaki Kanun hükmü ile sonradan yürürlüğe giren Kanun hükmü birbirinden farklı olduğu takdirde, fail hakkında lehe olan hüküm uygulanacaktır. Lehe olan hükmün saptanabilmesi için suç tarihinde yürürlükte bulunan kanuni düzenleme ile sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenlemenin tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava konusu görevden çıkarma işleminin dayanağı olan Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17.ç.14 maddesinde yer alan 'Bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası almak' hükmünün, 442 sayılı Köy Kanunu'nda yapılan düzenlemede aynen yer almadığı, buna karşın aynı Kanunu'nun "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B maddesinin son fıkrasında; "Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin bir yıl içerisinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının bir yıl içerisinde üçüncü uygulanmasında bir derece ağır ceza verilir." düzenlemesine yer verildiği görülmüştür. Aylıktan kesme cezasının bir derece ağır cezası olan göreve son verme cezası için işlem tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğe göre; bir yıl içinde iki kez ücretten kesme cezası yeterli iken yasal değişiklikten sonra disiplin cezasına sebep olmuş bir fiil veya halin bir yıl içerisinde tekerrürü nedeniyle bir derece ağır ceza uygulanması ya da aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının bir yıl içerisinde üçüncü kez uygulanması suretiyle bir derece ağır ceza verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, davacı hakkında 12/06/2015 tarihinde görev yerinde bulunmadığı tespiti üzerine savunmasının yetersiz olduğu gerekçesiyle 14/07/2015 tarihinde ücretten kesme cezası, 08/07/2015 tarihinde görev yerinde bulunmadığı tespiti üzerine savunmasının yetersiz olduğu gerekçesiyle 04/08/2015 tarihinde ücretten kesme cezası verildiği, 05/08/2015 tarihinde "Bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası almak," fiiline dayalı görevden çıkarma cezası verildiği, açılan davada usulüne uygun soruşturma yapılmadığı ve savunma alınmadığı gerekçesiyle dava konusu görevden çıkarma işleminin iptaline karar verilmesi üzerine 09/04/2019 tarihinde davacı hakkında soruşturma yapılarak ve savunma alınmak suretiyle 18/04/2019 tarihinde dava konusu göreve son işleminin tesis edildiği, söz konusu ücretten kesme cezaları hakkında davacının dava açmadığı, cezaların kesinleştiği, 2015 yılı içinde davacının iki kez görev yerinde bulunmadığı gerekçesiyle ücretten kesme cezası aldığı ve bu hususun yeni düzenlemede de göreve son verilmesi cezasına yol açtığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabul, kaldırma, iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 17/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.