10. Hukuk Dairesi 2016/18306 E. , 2016/14357 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 25.05.2003 tarihinde meydan
**10. Hukuk Dairesi 2016/18306 E. , 2016/14357 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 25.05.2003 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ve tedavi giderinin "üçüncü kişi" sıfatıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair işbu davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanunun," Kasdı veya suç sayılır hareketi ile sigortalının, eşinin veya çocuğunun hastalanmasına sebep olan kimseye, bu kanun gereğince hastalık sigortasından yapılan her türlü giderler tazmin ettirilir." şeklindeki 39. maddesidir. Anılan düzenleme gereği, üçüncü kişinin rücu alacağından sorumluluğu kusur sorumluluğu esasına dayanır. Bir başka ifadeyle; üçüncü kişi, kusurlu bir hareketinin varlığı halinde, rücu alacağından sorumludur. Dava dosyası incelendiğinde, hükme esas alınan kusur raporunda, sigortalının %62,5, davalı ...’in %25 ve sigortalının kullanmış olduğu araçta yolcu konumunda bulunan müteveffa... ’ın %12,5 oranında kusuru bulunduğu belirtilmiş ise de, mevcut olayın meydana gelmesinde yolcu konumunda bulunan ... ’ın ne gibi bir etkisi olduğu hususunun tartışılmadığı anlaşılmakla, yolcu... ’ın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olup olmadığı hususunun tartışılması gerektiğinden, tarafların kusuru yönünden, konusunda uzman bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak, varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Kabule göre de, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasa uyarınca trafik kazalarından kaynaklı tedavi giderleri istenemeyeceğinden, bu hususta kusuru bulunmayan davacı Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler uyarınca araştırma yapılarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 29.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.