6. Hukuk Dairesi 2022/5229 E. , 2024/179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/586 E., 2022/937 K. DAVA TARİHİ : 08.03.2018 HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret SAYISI : 2018/228 E., 2020/224 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilm
**6. Hukuk Dairesi 2022/5229 E. , 2024/179 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/586 E., 2022/937 K. DAVA TARİHİ : 08.03.2018 HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret SAYISI : 2018/228 E., 2020/224 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.. Belli edilen günde davacılar vekili Avukat ... ile davalılardan ... vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi arsa sahibi ... ile dava dışı arsa sahibi ... ve yüklenici davalı ... arasında 18.07.2012 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, arsa payı oranına göre muris ...’ya en az 2 adet dükkan ve 17 adet daire verilmesi gerekirken, 7 adet daire verildiğini, dava dışı diğer arsa sahibinin arsa hissesine göre daha çok kazanım elde ettiğini, murisin, davacı kız çocuklarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak bu sözleşmeyi düzenlediğini, davalılar arasındaki işlem ve ilişkilerin tespiti gerektiğini ileri sürerek, davalı yükleniciye arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle yapılan satışın TBK’nın 19 uncu maddesi uyarınca, davacıların hisseleri oranında iptali ile taşınmazın yine hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde uğradıkları zararının tazminini, bu talebin de kabul edilmemesi halinde sözleşmenin ve taşınmaz temlikinin saklı payları ihlal etmesi nedeniyle ihlal edilen saklı pay oranında faizi ile birlikte tenkisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, davacıların sözleşmeden ilave menfaat temin etmek amacıyla bu davayı açtıklarını, muris muvazasının koşullarının oluşmadığını, murisin sözleşme tarihinde akıl sağlının yerinde olduğuna ilişkin rapor bulunduğunu, müvekkilinin tenkis talebinin de muvazaa iddiasının da tarafı olmadığını, davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini, davacıların murisine %20-25 oranında bir pay verildiğini, bu oranın piyasa koşullarına uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmadığını, davacılar gibi ...’nun mirasçısı olduğunu, davacıların bir mağduriyeti varsa müvekkilinin de aynı şekilde mağdur olduğunu, ... ilinde kız çocuklarından mal kaçırmak gibi bir gelenek olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ile davalı ... arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı ...’ya temlik edilen herhangi bir taşınmaz bulunmadığı, dava dışı diğer arsa sahibi ...’ın bu sözleşmeden daha fazla kazanım elde ettiği iddia edilmiş ise de eldeki davanın irade sakatlığı nedeniyle imzalanan sözleşmenin iptali davası da olmadığı, davanın muris muvazaasına dayalı olarak açıldığı, muris muvazaasından söz edebilmek için öncelikle mirasçı ...’nun işbu sözleşmeden fayda sağladığının ispatlanması gerektiği, davacılar tarafından bu hususun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin murisin aleyhine olduğunu, edimler arasında açık orantısızlık bulunduğunu, tanık beyanlarının muvazaayı doğruladığını, murisin sözleşme öncesi malvarlığı dikkate alındığında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapmaya ihtiyacı bulunmadığını, yüklenici ... aracı kılınarak muvazaalı ilişki tesis edildiğini, taraflar arasındaki gizli anlaşma ile davalı ...’nun payına düşen daire ve dükkanların diğer davalı yüklenici ... vasıtasıyla üçüncü şahıslara satıldığını, mahkemece terditli tenkis talebi hakkında bir karar tesis edilmediğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde, istinaf başvuru dilekçesinde dile getirdiği hususları temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde alacak istemine istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davalı ... lehine takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacılardan tahsili ile davalı ...’e ödenmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.