6. Hukuk Dairesi 2012/3051 E. , 2012/11697 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Menfi tespit Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, davacı kiracı tarafından kira bedellerine karşılık olarak verilen bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece davan…
**6. Hukuk Dairesi 2012/3051 E. , 2012/11697 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Menfi tespit Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, davacı kiracı tarafından kira bedellerine karşılık olarak verilen bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıya ait kiralananda 15.5.2008 tarihli sözleşme ile kiracı olup, kiracılık süreci içinde kiralananda bulunan eksikliklerin giderilmesi istenmesine karşın davalının bir yanıt vermediği gibi, Şubat ve Mart 2009 ayları kirası için verilen bonoları da icraya koyduğunu, davacının evde bulunmadığı bir sırada kiralanan anahtarını değiştirip taşınmaza kiralık ilanı astığını, bunun üzerine davalıya söz konusu senetlerin ve güvence parasının iadesi ile sözleşmenin feshi konusunda ihtarname gönderildiğini, davalının ise 20.3.2009 tarihli cevabi ihtarnamesinde davacının beyan ettiği kiralanandaki eksiklikleri teyit ettiğini belirterek, her biri 1.300 TL bedelli Şubat- Mart ve Nisan 2009 ayları kirasına ilişkin olarak verilen senetlerin ve 1.000 Dolar karşılığı 1.700 TL güvence parasının iadesini, sözleşmenin feshine karar verilmesini talep etmiştir . Davalı vekili, davacının sözleşme edimlerini yerine getirmeden, taşınmazı haber vermeden tahliye ettiğini, davanın yerinde olmadığını, davacının iddialarına karşılık 20.3.2009 tarihli ihtarname gönderdiklerini, davacının kira bedellerini ve kiralananın bulunduğu site yönetiminden öğrendiklerine göre aidat borçlarını da ödemeden 18.2.2009 tarihinde evden ayrıldığını, bunun üzerine kiralanandaki eksiklikleri tespit etmek için kapıyı açan davalının davacının noksanlıklarını belirledikten sonra yeniden kilitleyip davacıya iade etmesi için anahtarı site yönetimine teslim ettiğini, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin halen geçerli olduğunu, taşınmazın davacının tahliyesinden sonra halen kiraya verilemediğini, davacının kira bedelleri dışında elektrik ve su faturaları ile site aidatını da ödemesi gerektiğini, keza kiralananda klozet kapağı da kırık olduğundan davalının 750 TL masraf yapmak zorunda kaldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.5.2008 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile davalıya ait kiralanan aylık 1.300 TL kira bedeli ile home- ofis olarak kullanması için davacıya kiralanmıştır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 5. maddesinde taşınmaza ait elektrik, su ve aidat giderlerinin tahliye tarihine kadar kiracıya ait olacağı, özel 8. maddesinde kiracının taşınmaz sahibine 1.000 Dolar teminat verildiği ve tahliye halinde taşınmazın kira, elektrik,su, doğalgaz ve yönetim giderleri sıfırlanıp taşınmazın hasarsız olarak boş olarak teslimini takiben kiracıya iade edileceği, özel 11. maddesinde de üç yıllık kira sözleşmesinin sona ermesinden bir ay önce tarafların yazılı olarak ihtarda bulunmamaları halinde sözleşmenin bir yıl daha uzamış sayılacağı kararlaştırılmıştır. Yine taraflar arasında her ayın kirası için her biri 1.300 TL bedelli oniki adet senedin imzalanarak davalıya verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı tarafından davalıya 13.3.2009 tarihinde keşide edilen ihtarname ile kiralananda bulunan su tesisatının donması, elektrik ve kombi sisteminin çalışmaması, çatının akması gibi aksaklıkların yapılan bildirimlere rağmen giderilmediği, Şubat 2009 ayı kirasına ait bononun ciro edilerek icraya konulduğu, evde bulunmadığı sırada kilidin değiştirildiği belirtilerek, Şubat- Mart- Nisan 2009 ayları kirasına ilişkin senetler ile 1.000 Dolar güvence parasının iadesi istenmiştir. Dosyada bulunan Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 12.10.2011 gün ve 2009 / 804 esas 2011 / 1176 karar sayılı kararından davalının konut dokunulmazlığını bozmak suçundan,cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu karar davacının, kiralanana rızası dışında davalı tarafından girildiği ve kira sözleşmesinin davalı tarafından sonlandırıldığı iddiasını doğrulamaktadır. Bununla birlikte kira paralarına karşılık verilen ve Şubat ve Mart 2009 aylarına ait olan bonoların davalı tarafından ciro edilmesi edilmesi sonucu yapılan icra takiplerinde davacı bono bedellerini ödemek zorunda kalmıştır. Taşınmazın 18.2.2009 tarihinde boşaltılarak davalının tasarrufuna geçtiği, gerek ceza davası dosyası, gerek davalının ikrarı ile sabittir. Bu durumda davacının da sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri anılan tarihte sona ermiştir. Her ne kadar davalı kira, elektrik su faturaları ile aidatların ödenmediği ve kiralananın tahliyesinden sonra boş kaldığı iddialarında bulunmuş ise de, yargılamada bu kalemlerin takas ve mahsubunu gerektirecek bir isteği olmadığı gibi, bu konuda herhangi bir dava da açmamıştır. Kendi haksız eylemiyle tahliyeyi sağlayan davalı kiralayan, erken tahliye nedeniyle yoksun kaldığı kira bedelini isteyemez. Bu durumda mahkemece 15.5.2008 tarihli sözleşmeye nazaran tahliye tarihi itibariyle üç günlük kira parasının düşülmesinden sonra davacının talep ettiği kalemler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bilirkişilere mahsuplaşma konusunda yaptırılan inceleme çerçevesinde davanın reddedilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.