T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1117 KARAR NO : 2025/1339 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/04/2023 NUMARASI : 2021/839 E. 2023/365 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 03.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03.10.2025 Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.04.2023 gün ve 20…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1117 KARAR NO : 2025/1339 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/04/2023 NUMARASI : 2021/839 E. 2023/365 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 03.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03.10.2025 Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.04.2023 gün ve 2021/839 E. 2023/365 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı .....A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 22.10.2018 tarihinde, davalı ...'nın işleteni, dava dışı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın dava dışı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı araca sol arka kısmından çarparak sürüklediğini, sürüklenen aracın yaya kaldırımında duran davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olan sigortalı araç sürücü ...'ın ceza yargılaması sonucunda mahkumiyetine karar verildiğini, davalı sigorta şirketine başvurduklarını, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 85.355,55 TL ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin zararı karşılamadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları sakla kalmak kaydıyla iş göremezlik ve geçici iş göremezlik için 1.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 15.03.2023 tarihli değer arttırım dilekçesiyle; maddi tazminat talebini 150.027,46 TL'ye yükseltmiştir. Davacı vekili 29.03.2023 tarihli dilekçesi ile, karşı aracın genişletilmiş kasko sigortacısı olan ihbar olunan ..... Şirketi'nin poliçedeki manevi tazminat sorumluluğu uyarınca davalı yanın neden olduğu manevi zararı giderdiğini, manevi tazminat yönünden herhangi bir taleplerinin kalmadığını beyan etmiştir. CEVAP : Davalı......A.Ş. vekili, davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, miktar artırımı olması halinde onaylarının bulunmadığını, başvuruya konu alacak kalemlerinin ayrı ayrı belirtilmediğini, davanın usulüne uygun başvuru şartını yerine getirmediğini, davacıya 22.10.2018 tarihinde 85.355,55 TL ödeme yapıldığını, kaza tarihinde geçerli olan genel şart kapsamında % 1,8 teknik faiz, uygun görülmezse %1,65 teknik faiz uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, maddi tazminata ilişkin zararların ZMM sigortacısı davalı ..... A.Ş., manevi zararların ise kasko poliçesine göre .... Şirketi firması tarafından karşılanması gerektiğini, talep edilen bedellerin haksız ve fahiş olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... plakalı römork çeken çekici sürücüsü dava dışı ...'ın KTK'nın 56., 84 ve 46. madddeleri gereğince kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacının sürekli iş göremezliğinin %4, iyileşme süresinin 9 ay olduğu, aktüerya bilirkişi raporunda davacıya 22.04.2021 tarihinde 85.355,55 TL maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığı, davacının geçici iş göremezlik tazminatı 25.402,60 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 46.422,03 TL olmak üzere toplam 71.824,64 TL maddi tazminata hak kazandığı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin davacının maddi zararının üzerinde olduğu; davacının gerçek maddi zararının karşılamadığı kabul edildiği takdirde, rapor tarihi itibariyle geçici iş göremezlik tazminatının 18.128,52 TL, bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının ise 150.027,46 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 150.027,46 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (davalı sigorta şirketinin limiti 500.000,00 TL aşılmamak kaydıyla) sigortaya müracaat tarihi olan 31.08.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınıp davacıya verilmesine; Davacının manevi tazminata ilişkin talebi sulh sözleşmesi ile sona erdiğinden, manevi tazminat istemi bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karara karşı davalı .....A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ..... A.Ş. vekili, bilirkişi raporunda ortaya konduğu üzere müvekkili şirketin yapmış olduğu ödeme ile sorumluluğunu yerine getirdiğini, bakiye zarar doğsa dahi hesaplanan tutarın hatalı olduğunu, aktüer raporunda tespit edilen tutarların fahiş olduğunu, çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, dava dilekçesinde “fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu” ibaresinin bulunduğunu, açılan davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, buna rağmen ıslah edildiğini, davaya konu alacak kalemlerinin ayrı ayrı belirtilmediğini, talep sonucunun açık bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, Sigortacılık Kanunu m.20/13 ve KTK. m.97 kapsamında dava şartı eksikliğine ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, sürekli iş göremezliğin tespitini sağlamaya yönelik olarak alınan maluliyet raporunda, tedavi evraklarındaki eksikliklere ilişkin beyanlarının değerlendirilmediğini, sakatlığın sürekli olup olmadığının belirlenmesi için gerekli olan tedavi sürecinin sonuçlarının beklenmediğini, iyileşme olup olmadığı hususuna açıklık getirilmediğini, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı kurulmasına yarayacak tespitlerde hata ve eksiklikler bulunduğunu, kusur, müterafik kusur ve hatır taşımasına ilişkin beyanlarının değerlendirilmediğini, soruşturma ve ceza dosyasında şikâyetten vazgeçme ve uzlaşma hususunda gerekli araştırılmanın yapılmadığını, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davada, davacının trafik kazasında yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı işleten ve sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı sigorta şirketince ödeme yapılmasına rağmen davacı tarafın tazminat talep etmesi nedeniyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Zarar sorumlusu sigorta şirketi tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri düşülerek sonuç tazminatın belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD 25.11.2020 tarih 2019/3548 E. 2020/7605 K.) İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketinin davadan önce 85.355,55 TL ödemiş olduğu, ödeme tarihi itibariyle davacının gerçek maddi zararının ise toplam 71.824,64 TL olduğu tespit edilmiş olup, gerçek zararın karşılanıp karşılanmadığının takdiri mahkemeye bırakılmıştır. Ne var ki, bilirkişi tarafından ödeme tarihindeki davacının zararı belirlenirken TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılması yerinde ise de, bilinmeyen dönemdeki gelirin hesabında 1,8 teknik faizin kullanılması hatalı olmuştur. Zira Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. HD 22.06.2021 tarih 2021/3089 E, 2021/3441 K). Bu nedenle ödeme tarihi itibariyle tazminat hesabının usuli kazanılmış haklar gözeterek, TRH 2010 yaşam tablosuna ve gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayalı progresif rant metoduna göre yapılması, belirlenecek tazminat tutarı ile davalı sigorta şirketinin yaptığı ödeme tutarı karşılaştırılarak (davalı sigorta şirketinin ödemesinin sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik kalemlerinin hangisi/hangileri için hangi miktarda yapıldığı da açıklığa kavuşturularak) az yukarıda belirtilen şekilde davacının davadan önce maddi zararlarının giderilip giderilmediğinin belirlenmesi eldeki davadaki talepler yönünden sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince bu konuda bir değerlendirme yapılmaksızın ve herhangi bir gerekçe de gösterilmeksizin, davacının zararının davadan önce giderilmediği kabul olunarak bakiye tazminata hükmedilmesi isabetli olmamıştır. Mahkemenin kabulüne göre de, ön inceleme duruşmasında davacı tarafa tazminat talep sonucunu açıklaması için süre verilmesi üzerine davacı vekili 22.03.2022 tarihli dilekçesi ile kaza nedeniyle davacının iş gücü ve kazanç kaybına uğradığını beyan etmiş ise de, bu beyanın mahkemenin ara kararını karşılamadığı açıktır. Davacı vekili 15.03.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle, dava dilekçesinde geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talepleri için bildirilen toplam 1.000,00 TL dava değerini, bilirkişi raporunda sürekli iş göremezlik tazminatı tutarı olarak hesaplanan 150.027,46 TL'ye yükseltmiştir. Mahkemece davacı tarafa dava dilekçesinde 1.000,00 TL olarak gösterilen dava değerinin ne kadarının geçici iş göremezlik tazminatı, ne kadarının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin olduğu açıklığa kavuşturulduktan sonra, istinaf yoluna başvuranın sıfatına göre usulü kazanılmış haklar korunarak, geçici iş göremezlik tazminatı talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, geçici iş göremezlik tazminatı hakkında bir hüküm kurulmaması da hatalı olmuştur. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davalı .....A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.04.2023 tarih 2021/839 E. - 2023/365 K. tarih sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/10/2025