4. Hukuk Dairesi 2021/395 E. , 2022/14842 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kurum zararı nedeniyle rücuen tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.01.2020 günlü karara karşı davalı ... mirasçıları vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni…
**4. Hukuk Dairesi 2021/395 E. , 2022/14842 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kurum zararı nedeniyle rücuen tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.01.2020 günlü karara karşı davalı ... mirasçıları vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne dair verilen 06.10.2020 günlü İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararının Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... mirasçıları tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Davacı vekili; Seyit Şanlı Teknik ve Endüstri Meslek Lisesinde elektrik bölümü öğrencisi olan ...'in otomatik bahçe kapısında sıkışması sonucu hastaneye kaldırılarak vefat ettiğini, yakınları tarafından okul kapısında olması gereken güvenlik görevlisinin ve nöbetçi öğretmenin bulunmadığı, okul güvenliğinin öğrencilere bırakıldığı, ders saatleri içerisinde öğrencilerin rahatlıkla okuldan çıkabildikleri, kazaya neden olan kapının mevzuata aykırı yapıldığı, bir kurumdan izin alınmadığı, sürgülü kapının dışındaki öğrenci giriş çıkışları için yapılmış kapının kilitli bulunduğu, okul idaresinin kendi hazırladığı talimatlara aykırı davrandığı, idarenin ağır ihmale ve ağır hizmet kusurunda bulunduğu iddiası ile tazminat davası açıldığını, İzmir 4. İdare Mahkemesinin 2010/1497 Esas 2012/348 Karar sayılı ilamı doğrultusunda müvekkil kurum tarafından 08.08.2012 tarihinde ilgililere toplam 259.747,58 TL ödeme yapıldığını, davalıların ilgililere yapılan ödeme konusunda oluşan hazine zararına yol açtıklarını, davalılar okul müdürü ... ve memur ... hakkında yapılan soruşturma sonucunda İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/93 Esas 2012/558 Karar sayılı kararı ile ...'ün beraatine ve ...'ın cezalandırılmasına karar verildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 259.747,58 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... mirasçıları vekili; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; alınan rapor doğrultusunda; olay günü istirahatlı, izinli ve okul dışı görevde bulunan nöbetçi öğretmen ve müdür yardımcılarının yerine görevlendirme yapmayan, okulda yayınlanan talimat ve önlemlere uyulup uyulmadığı konusunda gerekli denetimleri yapmayan davalı okul müdürü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu, yayaların giriş çıkışı için kullanılan küçük servis kapısının kilitli tutulması konusunda kendi görev ve sorumluluk yetkisinde olmamasına rağmen nöbetçi öğrencilere talimat veren davalı ...'ün kazanın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğu kabulü ile davanın kabulüne 259.747,58 TL'nin ödeme tarihi olan 08.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, olayın gerçekleşme şekli, zamanı, davalının görev dağılımı içerisinde tek görevinin kapı açma işi olmayıp başka görevlerinin de bulunduğu, kapıyı açma kapama işinin öğrencilerde olması ile 6098 Sayılı TBK un 52/2 inci fıkrası ile birlikte değerlendirildiğinde, davacı idarenin görevli personel temini, eğitimi, işleyişin düzeni ve denetimi konusundaki eksiğinin olayın gerçekleşmesinde etkili olduğu ve bu nedenle davalının sorumluluğundan bir miktar indirim yapılmasının hakkaniyete uygun olduğu, bu nedenle davalı ...’nin mirasçılarının %20 kusur oranına isabet eden miktardan %20 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği gerekçesi ile davalı ... mirasçıları vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın ... terekesi bakımından kabulüne, davanın ... mirasçıları bakımından kısmen kabulüne; 259.747,58 TL'nin 218.187,98 TL bölümünden tek başına, 41.559,62 TL bölümünden davalı ... mirasçıları ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu olacak şekilde ve ödeme tarihi olan 08.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... terekesinden alınarak davacıya verilmesine, ... mirasçıları bakımından toplam borç olan 259.747,58 TL'den kusuruna göre sorumlu olduğu 41.559,62 TL’nin ... terekesi ile müşterek ve müteselsil sorumlu olacak şekilde ödeme tarihi olan 08.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, davalı ... mirasçıları bakımından fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyanın incelemesinde; davalı ...’ın müdür, davalı ...’ün ise hizmetli olarak görev yaptığı Bornova Seyit Şanlı Endüstri Meslek Lisesinde olay günü saat 10.00 sıralarında ana giriş kapısında bulunan küçük kapının kapalı tutulduğu, geçişlerin elektrik sistemi ile çalışan büyük sürgülü demir kapının açılıp kapanması şeklinde gerçekleştirildiği, kapıyı açma kapma işleminin nöbetçi öğrenciler tarafından gerçekleştirildiği, olay saatinde okulda öğrenci olan ... in okula girmek istediği sırada sürgülü kapının kapanması ve ...’in sıkışması sonucu ölüm olayının gerçekleştiği, ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunda; okulda hizmetli olarak görev yapan davalı-sanık ...’ün okulun işleyiş şekli, kapının kullanılması, nöbet tutulması, okulda gerekli düzenin sağlanması, yönetimin nöbetçi öğrencilerin yetiştirilmesi, ana kapının kullanım şekilleri açık veya kapalı tutulması konusunda herhangi bir yetki ve görevinin olmadığı, olay günü nöbetçi öğrenciye küçük kapıyı açmamaları şeklindeki sözlerinin yetkili bir kişi olmaması nedeniyle bir değer taşımadığı, davalı-sanık ...’nin küçük kapının kullanılmaması şeklindeki sözleri söylediği sırada, ana kapının arızalı olduğu ve her an bir kazaya neden olacağı konusunda bir bilgisinin olmadığı, bu şekilde bir bilgisinin olmasının kendisinden beklenemeyeceği, üzerine atılabilecek bir kusur bulunmadığının bildirildiği, ceza mahkemesince olayın gerçekleşmesinde davalı-sanık ...’nin etki ve kusurunun mahkeme tarafından bilinebilir ve değerlendirilebilir nitelikte olduğu gerekçesi ile sanığın olayda üzerine atılı bir kusurunun bulunmadığı kabul edilerek karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Eldeki dosyada alınan 08.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda ise; davalı ... yönünden yapılan kusur incelemesinde; yayaların giriş çıkışı için kullanılan küçük servis kapısının kilitli tutulması konusunda kendi görev ve sorumluluk yetkisinde olmamasına rağmen nöbetçi öğrencilere talimat veren davalı ...'ün kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olup kusur oranının %20 olduğu yönünde rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır. Şu halde; dava konusu rücuen tazminat istemine ilişkin olarak yapılan ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda, davalı ...’ün kusursuz olduğunun bildirildiği ceza mahkemesince de olayın gerçekleşmesinde davalı-sanık ...’ün olayda üzerine atılı bir kusurunun yer almadığı kabulü ile beraatine karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, eldeki davada İlk Derece Mahkemesince alınan 08.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda ise, davalı ...'ün kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olup kusur oranının %20 oranında olduğu belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesince de hükmedilen tazminat miktarından davalının %20 kusur durumuna göre %20 hakkaniyet indirimi yapılarak hesaplama yapılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin hükme esas aldığı bilirkişi raporu ile ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu ve ceza mahkemesi kabulü arasında haksız eylemin kusur yönünden değerlendirilmesinde çelişkiler olduğu anlaşılmakta olup Bölge Adliye Mahkemesince raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekili ile davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Mirasçılarına geri verilmesine 17.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.