Ceza Genel Kurulu 2017/1150 E. , 2019/482 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 20. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 321-138 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'nın, TCK'nın 188/3, 62, 52, 53 ve 54. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye ilişkin Kartal 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31.05.2012 tarihli ve 321-138 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dos…
**Ceza Genel Kurulu 2017/1150 E. , 2019/482 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 20. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 321-138 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'nın, TCK'nın 188/3, 62, 52, 53 ve 54. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye ilişkin Kartal 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31.05.2012 tarihli ve 321-138 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 20. Ceza Dairesince 12.10.2017 tarih ve 8559-5109 sayı ile; "Sanığın üzerinde polis ekiplerince yapılan arama sonucunda, montunun sağ ön cebinde suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olay nedeniyle, yapılan arama işlemine dayanak olacak şekilde 2559 sayılı PVSK (Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun) 9. maddesi kapsamında verilmiş 'önleme arama kararı' ya da CMK’nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde verilmiş 'adli arama kararı' veya 'yazılı adli arama emri' bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiş, Daire Başkanı İ. Köklü; "Olay tutanağına göre olay günü saat 21.05 devriye görevi yapan kolluk görevlilerinin Şifa Mahallesi Aydın Sokak'taki boş arazide 3 (üç) erkek şahsın görülmesi üzerine, kontrol etmek amacıyla bu kişilerin yanlarına gittikleri önce GBT kontrollerini yaptıkları ve bu kişilerden ...'nın yapılan üst aramasında montunun sağ ön cebinde satışa hazır, beyaz kağıda sarılı halde 20 paket halinde daralı ağırlığı 23,2 gram kubar esrar maddesinin ele geçirildiği olayda, sanığın aranması için adli arama kararı veya önleme arama kararı bulunması gerekip gerekmediği noktasında sayın çoğunluk ile görüş ayrılığımız bulunmaktadır. Somut olayımızda kolluk görevlileri devriye görevini yaparken akşam saat 21:05'te boş arazide 3 (üç) kişiyi görünce yanlarına gidip önce kimlik sormuş daha sonra da sanık ...'nın üzerinde yapılan aramada 20 paket esrar maddesi ele geçirilmiştir. Bu olayda CMK 116. maddesinde düzenlenen makul (somut) suç şüphesi bulunmadığı için adli arama kararı alınmasını gerektiren koşullar bulunmamaktadır. Ancak kolluk görevlilerinin sanıkla ilgili olarak yaptıkları işlemler 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun 4/A maddesine uygundur. PSVK 4/A maddesi, polislere kişi ve araçları 'a) Bir suç veya kabahatin işlenmesini önlemek, b) Suç işlendikten sonra kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin faillerinin kimliklerini tespit etmek, c) Hakkında yakalama emri ya da zorla getirme kararı verilmiş olan kişileri tespit etmek veya ç) Kişilerin hayatı, vücut bütünlüğü veya malvarlığı bakımından ya da topluma yönelik mevcut veya muhtemel bir tehlikeyi önlemek,