10. Hukuk Dairesi 2025/10834 E. , 2026/1396 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3752 E., 2025/590 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 45. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/99 E., 2023/182 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından haz…
10. Hukuk Dairesi 2025/10834 E. , 2026/1396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3752 E., 2025/590 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 45. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/99 E., 2023/182 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 20.12.1994 - 01.09.2003 tarihleri arasında ve evlilik sonrası 01.01.2004 - 14.11.2017 tarihleri arasında davalı işveren bünyesinde kesintisiz bir şekilde tam zamanlı işçi olarak çalıştığını, davacının, davalı iş yerinde 20.12.1994 tarihinde çalışmaya başlamasına rağmen davalı işveren tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde 20.01.2000 tarihinde sigorta priminin ödenmeye başladığını, davacının 20.12.1994 - 20.01.2000 tarihleri arasındaki çalışmalarının usul ve yasaya aykırı şekilde sigortasız olduğunu, bu sebeple davacı müvekkilinin davalı iş yerinde sigortasız olarak çalıştığını 20.12.1994 - 20.01.2000 tarihleri arasındaki hizmetinin tespiti amacıyla dava açıldığını, davacının 4A tescil başlangıç tarihi 01.10.1996 tarihi olup, işe giriş bildirgesi davalı şirket tarafından SGK'ya verildiğinden hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğini, davacının "makinacı" olarak tam zamanlı bir işçi sıfatıyla çalışmasına ve işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılmasına rağmen davalı işveren tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde 1996 - 1999 yılları arasında 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu (Eski adı ... ve Meslek Eğitimi Kanunu) kapsamında "çırak" olarak gösterildiğini, davacı tarafından davalılar aleyhine 20.12.1994 - 01.09.2003 tarihleri ve evlilik sonrası 01.01.2004 - 14.11.2017 tarihleri arasındaki çalışmasına ilişkin olarak 17.11.2017 tarihinde Bakırköy 5.İş Mahkemesinin 2017/676 Esas sayılı dosyası ile işçilik alacaklarına ilişkin olarak dava ikame edilmiş olup, dava devam ederken davacı müvekkil ile davalı işveren arasında 15.12.2017 tarihli sulh protokolü imzalandığını, davacı tarafından protokol gereği Bakırköy 5.İş Mahkemesinin 2017/676 Esas sayılı dosyasından feragat edilmişse de esasen dava süreci sulh ile bitmiş ve dava konusu talepler davalı işveren tarafından davacı müvekkile ödendiğini, bakırköy 5.İş Mahkemesinin 2017/676 Esas sayılı dosyasına ilişkin olarak davalı işverenin/ işveren vekilinin imzasına havi 15.12.2017 tarihli protokol sunulmakla esasında davacı müvekkilin 20.12.1994-20.01.2000 tarihleri arasındaki çalışmasının davalı işverenin kabulünde olduğu ve tarafların arasında akdedilen protokolün ilgili yasal mevzuat gereğince kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı açık olduğunu, artık somut uyuşmazlıkta hizmet tespiti davası bakımından hak düşürücü süreden bahsedilmediğini, davalı şirketlerin adresleri aynı olduğu gibi üretim alanları, faaliyet alanları, ortakları ve yetkilileri aynı olup, davalı şirketlerin birer aile şirketi olup tipik grup şirket olarak faaliyet gösterdiğini, davacı müvekkilin davalı şirket bünyesinde 20.12.1994 - 20.01.2000 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde fiilen çalıştığının ve sigortalı yapılmadığının, bu dönem içerisinde yatırılmayan sigorta primlerinin yatırılmasını arz ve talep etmiştir II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacı imzasını taşıyan sigortalı bildirim belgesinde işe başlama tarihinin 05.01.2004 olduğunu, ikinci dönem çalışmasına ait sözleşmesinde işe başlama tarihi 05.01.2004 olduğunun belirtildiği, 15.12.2017 tarihli ödeme belgelerinde belirtilen kıdem tazminatı alacak miktarı, ikinci dönem hizmet süresine uygun şekilde ödemesinin yapıldığını, 04.10.1996 tarihinde imzaladığı ... sözleşmesiyle işyerinde çırak olarak eğitim amaçlı işler yaptığını, 30.09.1999 tarihine kadar çırak olarak çalıştığı, daha sonra kalfalık sınavlarına girerek kalfalık belgesi aldığını, davacının 20.01.2000 tarihinde fiilen ve gerçek bir çalışmayla işyerinde tam süreli iş ilişkisi çerçevesinde işe başladığını, davacı 15.01.1982 doğumlu olup iddia edilen tarihte gerek yaşı gerekse tecrübesi nazara alındığında ... eğitimi almak dışında bir iş yapmasının da mümkün olmadığını, davacının, ... eğitimi sonrasında iki dönem halinde işyerinde çalıştığını ilk dönem 20.01.2000-01.09.2003 tarihleri arasında olup davacının evlilik nedeniyle iş akdini sona erdirmesi üzerine işten çıkış işlemleri yapılmış ve kıdem tazminatının da ödenmediğini, davacının daha sonra 05.01.2004 tarihinde yeniden iş başvurusunda bulunduğunu, kesintisiz değil aralıklı çalıştığı ve ilk döneminin de kendi iradesiyle evlilik nedeniyle sona erdiğini, yine davacının ikinci dönemi 05.01.2004 -16.11.2017 tarihleri arasında olup bu dönemde davacının istifa dilekçesiyle sona erdiğini, davacını sonradan vekili aracılığıyla açtığı işçilik alacağı davasından, sigorta kayıtlarına uygun şekilde hesaplanan tazminat talebinin karşılanması üzerine davadan feragat ettiğini, davacının, davalı şirketlerden İkizler firması bünyesinde çalıştığını, işverenler arasında organik bağ bulunması, davacının birlikte istihdam edildiği anlamına gelmediğini, davacının hizmet cetveli incelendiğinde davalı işverenlerden sadece İkizler tekstil bünyesinde çalışması olup ... veya ... Şirketinde istihdam edildiğine yönelik herhangi bir bulgu bulunmadığını, bu itibarla hizmet tespiti talepleri yönünden ... ve ... Şirketlerinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ve bu şirketlere yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, dava konusu talep, hak düşürücü süreye uğradığını,davacının sabit olmayan hizmet tespiti davasının reddini istemiştir. Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın 5 yıllık hak düşüm süresi geçtikten sonra açıldığından usulden reddi gerektiğini, davacının işe giriş tarihi olarak talep ettiği tarihe dair müvekkil Kuruma verilmiş bildirge, bordro veya yönetmelikler çerçevesinde düzenlenmiş bir belge de mevcut olmadığından davanın hak düşümüne uğradığını, davacı davasını hak düşüm süresi geçtikten sonra açtığından davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının talebi sigorta başlangıç tarihinin tespitine yönelik ise davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep ettiğini, davacı müvekkil Kuruma başvurmadığından öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiğini işe giriş bildirgesinde fotoğraf ve imzanın davacıya ait olup olmadığı ve davacının sigorta sicil numarasının işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği yıla ait seriden olup olmadığı araştırılması gerektiğini, davacının işe giriş bildirgesindeki resim ve imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, davacının sigorta sicil numarasının işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiğini, yıla ait seriden olup olmadığı araştırılmasını Sayın Mahkemeden talep ettiğini, davacının eylemli çalışmasını duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ispat etmesi gerektiğini, öncelikle davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde de davanın esastan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Dava dilekçemizde belirttiğimiz üzere davacı müvekkilin hizmet tescil başlangıç tarihi 01.10.1996 olup bu tarihte davalılar tarafından ilgili Kuruma bildirge verildiği açık olup Mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesince bu hususun hiçbir surette araştırılmadığını, davacı müvekkilin 02.10.1996 yılındaki bildirgesi ile sigorta sicil numarası oluşturulduğunu ve blok çalışmada ilgili sigorta sicil numarası kullanılmaya devam edildiğini, ... sözleşmesine ilişkin herhangi bir evrak celp edilmeden ve işbu çalışmaların gerçek bir çalışma olup olmadığı tespit edilmeden eksik ve hatalı değerlendirme ile hüküm verildiğini, Bakırköy 5.İş Mahkemesinin 2017/676 Esas sayılı dosyasından feragat edilmişse de esasen dava süreci sulh ile bitmiş olduğundan HMK.m. 313 hükmü gereğince sulh, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu için hak düşürücü süreyi keseceğini, eksik araştırma ile karar verildiğini, kararın bozulmasını talep etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 20.12.1994 - 20.01.2000 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekili tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.