T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/391 KARAR NO : 2025/1580 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11.10.2021 NUMARASI : 2017/49 Esas 2021/716 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02.01.2026 İlk…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/391 KARAR NO : 2025/1580 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11.10.2021 NUMARASI : 2017/49 Esas 2021/716 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02.01.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.08.2016 tarihinde, dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plaka sayılı araç ile davacı idaresindeki motosikletin kavşakta çarpıştığını, davacının ağır şekilde yaralanmış olduğunu, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bahse konu trafik kazasının oluşumunda davacının hiçbir kusuru bulunmadığını belirterek HMK’nın 107. Maddesi uyarınca şimdilik kalıcı iş göremezlik bedeli olarak 1.000 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak 900 TL, bakıcı gideri olarak 100 TL olmak üzere toplam 2.000 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa, usulüne uygun tebligat çıkarılmasına rağmen davaya süresinde cevap dilekçesi sunmamış, yargılama aşamasında ise davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan kusur raporları ve Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan 20.05.2021 tarihli raporda, kazaya ilişkin Uşak 1.Asliye Ceza Mahkemesinde aldırılan kusur raporlarında davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsü ...'nın kusursuz, davacı sürücü ...'ın ise %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, kazanın oluşunda sigortalı araç sürücüsüne yüklenebilecek kusur bulunmadığı gözetildiğinde davalının da sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada alınan ilk bilirkişi raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsüne %25 oranında kusur izafe edildiğini, kazaya ilişkin uzman görüşünde ise %30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, mahkemece hükme esas alınan adli tıp kurumu raporunun kaza tespit tutanağı ve bahsedilen raporlarla çelişkili olduğunu, Karayolları Fen Heyetinden rapor alınması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı araç ile davacı idaresindeki motosikletin kavşakta çarpıştığını, davacının ağır şekilde yaralanmış olduğunu, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir. Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde, davacı sürücünün tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, kazanın ışık kontrolsüz kavşakta meydana geldiği, davalı şirkete sigortalı, ... idaresindeki aracın ve davacı idaresindeki motosikletin aynı yönde seyir halinde oldukları, sigortalı aracın sol şeritte kavşağa yaklaştığı, davacı idaresindeki motosikletin ise sağ şeritte seyrettiği, kavşağa geldiklerinde davacı idaresindeki motosikletin sola dönmek için sol şeride doğru kontrolsüz ve dikkatsiz manevra yapması nedeniyle kusurlu olduğunun, sigortalı araç sürücüsünün ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüşse de, kazaya ilişkin Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/120 Esas 2018/763 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi ve İTÜ öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kurulundan alınan raporlara göre, sanık ... idaresindeki aracın, kaza esnasında yasal hız limitlerinde seyir halinde olduğu, katılan ...’in, sola manevra yaptığını fark etmesi üzerine fren yapmasına rağmen kazaya engel olmadığı, kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı sonucuna varıldığı kabul edilerek sanık ...’ün beraatine karar verildiği, karara karşı katılan ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 2019/1266 Esas 2020/822 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Hukuk hakimi, kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti, gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranı yönünden hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu ve Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunun, kazanın oluşumu ile uyumlu, ceza dosyasında belirlenen somut olgulara uygun (sigortalı aracın, yasal hız limitlerinde seyir halinde olduğu) olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... Başkan ... Üye ... . Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.