T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1290 Esas KARAR NO: 2026/252 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 24/05/2024 NUMARASI: 2022/202 Esas, 2024/86 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Ma…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1290 Esas KARAR NO: 2026/252 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 24/05/2024 NUMARASI: 2022/202 Esas, 2024/86 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde; Tarihi ... markasının müvekkilinin tescilli markası olduğunu, tek ve gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, markanın, müvekkili tarafından halk nezdinde tanınır hale getirildiğini ve tescilli hak sahibi olunduğunu, marka üzerinde tek ve gerçek hak sahibi olduğu kesinleşmiş yargı kararları ile sabit olduğunu, davalının izinsiz kullanımının markaya tecavüz niteliğinde olduğunu, davalının, müvekkilinin markasının ayırt edici unsurlarını işyeri tabelasında ve sair reklam unsurlarında kullanarak markaya tecavüz ettiğini, davalının, müvekkiline ait markanın aynısı ve benzeri markayı tescilinin, haksız ve kötüniyetli olduğunu, hukuka aykırı kullanılan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline ait markanın ayırt edici unsuru olan "...." ibaresinin davalı tarafça haksız kullanımının devam ettiğini, açıklanan nedenlerle, davalının davacı markasının aynısını, ayırıcı unsurlarını ve benzerini kullanmasının tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, davalının haksız ve kötüniyetli olarak tescil ettirilen ... tescil numaralı "...." markasının tescil edildiği tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar cevap dilekçelerinde özetle; marka hakkına tecavüzden bahsedebilmek için öncelikle tescilli bir markanın varlığının, sonrasında bu marka ile benzerlik incelemesinin, son olarak da iltibasın durumunun oluşup oluşmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ancak bilirkişilerce bu incelemelerin düzgün bir şekilde yapılmadığını, taraf markaları arasında ne görsel, ne işitsel ne de kavramsal benzerlik bulunmadığını, iltibas durumundan söz edilemeyeceğini, bilirkişilerce markalar arası görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik incelemesi yapılmadığı gibi mal ve hizmetler açısından da benzerlik incelemesi yapılmadığını, davacı tarafın, kendi faaliyet alanları olan nice 43.sınıf "yiyecek-içecek sağlanması" hizmetleri kapsamında tescilli markasının bulunmadığına dikkat edilmediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...Somut olayın değerlendirilmesinde, davacının ... ve ... tescil numaralı markalarının asli ve ayırdedici unsurunun "..." olduğu, davalının söz konusu markaların tescilli olduğu emtia ve hizmet alanı olan yiyecek ve içecek sağlama hizmetlerinde söz konusu ayırdedici unsuru havi "..." ibaresini markasal mahiyette kullandığı, davalının, davacı markaları ile ortalama tüketici nezdinde işletmesel bir bağlantı oluşturabilecek ve karıştırma ihtimaline neden olabilecek kullanımın marka hakkına tecavüz oluşturduğu kanaatine varılmıştır. ...Davalıya ait ... tescil numaralı markanın "...." kelime unsurlarından oluştuğu, taraf markalarının tescilli olduğu hizmet ve emtialar bakımından özel bir bilgi ve dikkat seviyesine sahip olmayan ortalama tüketici nezdinde, bütüncül değerlendirmede davacı markaları ile işletmesel ya da ekonomik bir bağlantı kurma ihtimalinin bulunduğu ve bu itibarla hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır" gerekçeleri ile; "1-Davacının davasının KABULÜ İLE;-Davalıların davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzlerin tespiti ile bu tecavüzün ref ve men'ine, -...... tescil numaralı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine," Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı ... istinaf isteminde özetle;Raporun hükme esas alınamayacağını, yeterli inceleme yapılmadığını, itirazların giderilmediğini, görsel, işitsel, kavramsal benzerliğin tek tek ele alınıp mal ve hizmetler arasında benzerlik ve markalar arasında iltibas olup olmadığı incelenmesi gerekirken bu hususların incelenmediğini, Davacının..... numaralı markasında asli ve esas unsurun ..... ibaresi olduğunu, kendisine ait marka ile benzer olmadığını,... numaralı markasının ise 29.sınıfta tescilli olduğunu, müvekkil tarafından yapılan işin lokantacılık olduğunu, buna rağmen iltibas değerlendirilmesine ilişkin raporun hatalı olduğunu, markaların benzer de olmadığını, davacının 43.sınıfta tescilli önceki tarihli markası olmadığını, davanın bu nedenle reddi gerektiğini, farklı bir bilirkişinden rapor alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ile markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılardan ..., yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporu yeterli ve denetime elveriş olup davacının .... numaralı "....Tarihi ... şekil" markasının 29,30,43.sınıfta, ..... numaralı ".... markasının 29.sınıfta tescilli olduğu, davalılardan ... adına tescilli "....." ibareli markanın 43.sınıfta tescilli olduğu, markaların tescilli olduğu sınıflar arasında benzerlik olduğu, markalar işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik olduğu dikkate alındığında ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açacağı gerekçesi ile hükümsüzlük isteminin kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmüştür. Dosyadaki markasal kullanımlar ve davalı delilleri incelendiğinde davalıların markasal kullanımlarının davacı markası ile işletmesel, ekonomik bağlantı kurulma ihtimaline sebebiyet vereceği, markaya tecavüzün oluştuğunun kabulünün de yerinde olduğu dikkate alınarak davalılardan ...'in istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı ...'in istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı ...'in yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 10TL istinaf masrafının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2026