10. Hukuk Dairesi 2025/11101 E. , 2026/1682 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1488 E., 2025/661 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/26 E., 2024/26 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan r…
10. Hukuk Dairesi 2025/11101 E. , 2026/1682 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1488 E., 2025/661 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/26 E., 2024/26 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı... Şirketinde 05.06.2020-08.09.2021 tarihleri arasında sigortalı şekilde makineci olarak çalıştığını, 06.10.2020 tarihinde davalı iş yerinde çalıştığı sırada makinede ciğer asarken sağ el orta parmağını ciğer asma makinesine kaptırdığını, işveren tarafından gerekli iş güvenli ekipmanlarının tedarik edilmediğini, müvekkilinin çalıştığı makinede çelik eldiven kullanması gerekirken işveren tarafından yalnızca bulaşık eldiveni verildiğini ve bunu kullanmakta iken kazanın meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun işverenin olduğunu belirterek, bu nedenlerle kazanın iş kazası olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olayla ilgili davacı tarafından müvekkili şirkete karşı açmış olduğu Adana 8. İş Mahkemesinin 2021/564 Esas sayılı dosyasında SGK tarafından dava konusu kazanın iş kazısı olarak değerlendirilemeyeceğinin belirtildiğini, müvekkili şirkette böyle bir kaza meydana gelmediğini, davacının dahi çalışırken her işçi eldiven kullanmak zorunda olduğunu, davacının hastane epikriz raporunda elini evde kapıya sıkıştırdığına dair beyanı ve itirafının mevcut olduğunu, davacıda herhangi bir uzuv kaybının bulunmadığını, iddia konusu kaza tarihinden sonra 1 yıla yakın zaman davacının halen müvekkili şirkette çalışmaya devam ettiğini, davaya konu iddia edilen olayın davalı müvekkili şirket nezdinde gerçekleşmediğinin SGK ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 07.12.2021 tarihli cevap yazısı ekinde sunulan 08.11.2021 tarih, 2021/101 sayılı komisyon kararı ile de sabit olduğunu ve davacının iddiaları ile var olan hastane raporları ve sair diğer delilleri örtüşmediğinden, davacının davasının yalnızca iddia aşamasında kalıp somut delillerle ispatlanamadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının diğer davalı yanında çalışırken geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine dair isteminin hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacı asil ...'ın 06.10.2020 tarihinde maruz kaldığı kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı şirket vekilinin istinaf talebinin harç yatırılmadığından reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; salt tanık beyanlarına dayanarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.