6. Hukuk Dairesi 2023/4492 E. , 2024/4776 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/134 E., 2022/340 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul-Kısmen Ret Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı arsa sahibi Pimet Ltd. Şti. arasında yapılan sözleşmelerin feshine ve davalı kooperatife yönelik açılan davanın reddine karar verildiğini ve birleştirilen tapu iptali-tescil davasının ise yapı kullanma ruhsatlarının alınması gerektiğinden bahisle kara
**6. Hukuk Dairesi 2023/4492 E. , 2024/4776 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/134 E., 2022/340 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul-Kısmen Ret Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı arsa sahibi Pimet Ltd. Şti. arasında yapılan sözleşmelerin feshine ve davalı kooperatife yönelik açılan davanın reddine karar verildiğini ve birleştirilen tapu iptali-tescil davasının ise yapı kullanma ruhsatlarının alınması gerektiğinden bahisle kararın bozulduğunu, mahkemece bozmaya uyulması sonucu yapılan yargılamada yapı kullanma izin belgesinin alınması için süre verildiğini, bu süre içerisinde yapı kullanma izin belgesi için gerekli olan masrafların tamamının müvekkili tarafından karşılanarak ruhsatın alındığını, oysa ki 06.08.1996 tarihli sözleşme uyarınca bu masrafların davalı kooperatif tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığını ileri sürerek, 79.787,86 TL alacağın faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, 1995 tarihli ilk sözleşmeye dayanarak davaya konu masrafların davacı tarafından yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince davalı kooperatif ile dava dışı arsa sahibi arasında düzenlenen 06.08.1996 tarihli 2. sözleşme uyarınca davaya konu meblağın davalı tarafından karşılanması gerektiği, fakat davacının dosyaya ibraz ettiği belgelerden, bu meblağın raporda belirlenen kadar kısmının davacı tarafından karşılandığı, bu durumda davacının ödediği bu meblağı ödemekle yükümlü olan şahsa rücu talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın 79.727,86 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 2015/2533 Esas, 2018/2560 Karar, 02.04.2018 tarihli ilamı ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, dosyaya ibraz olunan Balıkesir İdare Mahkemesi'nin 2012/193 Esas, 2012/136 Karar sayılı kararı ile davaya konu taşınmaza ilişkin alınan iskan ruhsatlarının kısmen iptal edildiği, işbu kararın da Danıştay tarafından onandığının anlaşıldığı, kısmen iptal edilen iskan ruhsatlarıyla ilgili yapılan masraflara yönelik davacı yüklenicinin rücuen alacak talebinde bulunması mümkün olmadığı gözetilerek, mahkemece bu hususta inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmuş ve yapılan yargılama neticesinde Balıkesir İdare Mahkemesinin 2012/193 Esas, 2012/136 Karar sayılı ilamı ile kısmen iptal edilen iskan ruhsatlarına ilişkin Danıştay'ın onama kararı üzerinde davacının iskan ruhsatlarına ilişkin rücuen tazminat talebi haklı olmadığı değerlendirilerek yeniden hesaplama yapıldığı, belediyeden sorulan müzekkereye verilen cevapta yapı ruhsatı bedelinin 20.286,00 TL olduğunun anlaşıldığı, bu miktar düşüldükten sonra davacının rücuen tazminat talebinin 59.441,86 TL üzerinden kabul edilmesi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenici olan davacı ...’ın üstlendiği işin yapımı için taşeron olarak kooperatif ile yaptığı sözleşmenin 5. maddesinde proje, ruhsat ve diğer bir kısım masrafların kooperatif tarafından karşılanacağı kararlaştırılmıştır. Devam eden süreçte yapılan yargılama neticesinde arsa sahibi ile yüklenici ... arasındaki sözleşme imara aykırılık nedeniyle geriye etkili feshedilmiştir. Bu durumda davalı taşeron kooperatifin, yüklenici ... ile arasındaki sözleşme gereğince verdiklerini menfi zarar kapsamında talep etme hakkı vardır. Ancak talep edebileceği alacak tutarı hesaplanırken yapılan masrafın faydalı ve zaruri olup olmadığının, karşı tarafça kullanıma devam edilip edilmeyeceğinin tespiti gerekecektir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş davacının, davalı kooperatiften talep ettiği meblağlarla ilgili işlerin yüklenici ... ve arsa sahibinin menfaatine olup olmadığı araştırılarak sözleşme nedeniyle yapılan faydalı ve zaruri masraflar olup olmadığı, yüklenici ... ve arsa sahibinin malvarlığında artı bir değer yaratıp yaratmadığı Yargıtay denetimine elverişli şekilde tespit ettirilerek, yapılan masraflar faydalı ve zaruri değil ve davalı arsa sahiplerinin malvarlığında artı değer yaratmıyorsa talebin reddine, zaruri ve faydalı ise, mal varlığında artı değer yaratıyor ise menfaatine olan kalemlerin tahsiline hükmedilmesinden ibaret iken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Ayvalık 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin temyiz sebeplerinin kabulü ile hükmün davalı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 11.12.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.