1. Ceza Dairesi 2022/6750 E. , 2024/727 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği…
**1. Ceza Dairesi 2022/6750 E. , 2024/727 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2018 Tarihli ve 2016/416 Esas, 2018/112 Karar Sayılı Kararı ile 1. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'ya karşı nitelikli yağma suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, 2. Sanık ... hakkında katılan ...’ya karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve son bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir. B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 23.09.2020 Tarihli ve 2018/1606 Esas, 2020/958 Karar Sayılı Kararı ile 1. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...’ya karşı nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, 2. Sanık ... hakkında katılan ...’ya karşı kasten yaralama suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık ... hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi 1. Sanıklar ... ve ...'ın atılı nitelikli yağma suçunu işlediklerinden bahisle haklarında kurulan beraat hükümlerine, 2. Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde takdiri indirim maddesi uygulanmadan üst hadden ceza verilmesi gerektiği’ne, ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sübuta, suç vasfına, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, haksız tahrik indirim oranına, beraat kararı verilmesi gerektiği'ne, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay günü katılanın, tanık olarak beyanı alınan ... ile birlikte ... istikametinden ... istikametine doğru yürüyerek gittikleri, katılanın alkollü olduğu, bu hususun tanık ...'nın beyanı ile de sabit olduğu, bu şekilde birlikte yürürken katılanın herhangi bir hedef olmadan muhtemelen alkolün de verdiği etki ile ters tarafa dönerek yürümeye başladığı, arkadaşı ...'nın peşinden gittiği onu eve götürmek istediği, aralarında bu yüzden sözlü tartışmanın, akabinde de itekleşmenin yaşandığı, bu sırada katılan ile arkadaşının yanına sanıklardan ... ve gayri resmi eşi ...'in geldiği, neden tartıştıklarını tanık ... ile katılan ...'a sordukları, bu kapsamda katılan ...'ın, muhtemelen arkadaşı ... ile tartışmalarına karışan ve nedenini soran ... ve ...'e yönelik tahrik kapsamında değerlendirilebilecek söz ve davranışlar sergilediği, ...'ye ve ...'e yönelik küfürlü sözler ettiği, bunun üzerine katılan ... ve sanık ... arasında tartışmanın başladığı, yakın bir mesafede bulunan sanık ...'ın, ağabeyi ...'nin bir başka şahıs ile tartıştığını görmesi üzerine, dosyadaki mevcut kamera kayıtlarından da anlaşılacağı üzere elinde bıçak olduğu halde olay yerine koşarak geldiği, tanık ...'nın olay yerinden kaçtığı, sanık ...'ın, ağabeyi sanık ...'nin uğradığı haksız saldırıyı def etmek amacıyla elinde bulunan bıçak ile katılana saldırdığı ve onu dosyadaki ... Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin 29.09.2017 tarih ve 7111 sayılı raporunda belirtildiği şekilde yaralandığı, akabinde katılanın yere düşmesine rağmen sanık ...'ın eylemine devam etmeyerek diğer sanıklar ile birlikte olay yerinden ayrıldığının, mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır. Sanıklar ... ve ... yönünden nitelikli yağma suçundan yapılan değerlendirmede; katılanın aşamalardaki tüm beyanları birlikte değerlendirildiğinde, katılanın aşamalardaki beyanları arasında çelişkiler bulunduğudur, bu itibarla sanıklar ... ve ... bakımından yağma suçunun sübuta ermediği mahkemesince kabul edilerek, sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır. Sanık ...'ın katılana yönelik eyleminde suç vasfı yönünden yapılan değerlendirmede; Dosyada adli raporlara göre katılanda sırt sağda tanımlanan yaranın bir tanesinin ... tehlikeye neden olduğu, kemik kırığına yol açtığı, diğer yaraların ise ... tehlike vasfında olmadığı, tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, ilk haksız hareket ve sözün kim tarafından başlatıldığı tespit edilememiş olup, bu tartışmayı gören ve duyan sanık ...'ın da ağabeyinin bulunduğu tartışma ortamını aralamak için olay yerine geldiği, katılan ...'ın ...'a yönelik tahrik oluşturan davranışları kapsamında bıçaklama olayının gerçekleştiği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı, kavganın hareketli ortamında birden fazla bıçak darbesi vurulsa da, darbelerden sadece birinin ... tehlikeye yol açtığı beyanlar dikkate alındığında, her iki ihtimal de düşünülse dahi katılan olay yerinden kaçmış olsa bile sanıkların takip etmediği, yere düştüğü kabul edilse dahi sanık ...'ın eylemine devam etmediği düşünüldüğünde, eylemin öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilemeyeceği, bu kapsamda darbe sayısı, yaralanmanın niteliği, kırık bulunması dikkate alınarak yaralama suçundan alt sınırdan ayrılarak ceza tayin yoluna gidildiği anlaşılmıştır. 2. Sanıkların savunmaları, katılan ve tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, CD izleme ve çözümleme tutanağı, adli raporlar ve diğer tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. 3. Katılanın yaralanmasına ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca tanzim olunan 29.09.2017 tarihli; "" kişide sırt solda 1 adet, sağda 2 adet, sağ omuz arkada 1 adet, sağ kalçada 1 adet, sağ uyluk arada 1 adet kesici delici alet yarası ile kafa bölgesinde künt travmatik yaralanma tanımlandığı, sırt sağda tanımlanan kesici delici alet yaralarından en az birinin göğüs boşluğuna geçerek sağ hemopnömotoraksa ve sağ 3. Kaburga açık kırığına neden olduğu cihetle, hayatını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, vücuttaki kemik kırık ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derece olduğu, sağ omuz arkada tanımlanan ve skapula açık kırığına neden olan kesici alet yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, vücuttaki kemik kırık ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derece olduğu, vücudunda tanımlanan diğer kesici delici alet yaralarına ait herhangi bir büyük damar iç organ lezyonu tanımlanmadığı cihetle her birinin ayrı ayrı kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek düzeyde oldukları, kafa bölgesinde saçlı deride kesi ve os nasalede kırığa neden olan künt travmatik yaralanmasına ait herhangi bir kafa içi travmatik değişim, kafa kemiklerinde kırık tanımlanmadığına göre kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif olmadığı, vücuttaki kemik kırık ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derece olduğu, kişideki tüm kırıkların birlikte hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır 4. Derecede olduğu" görüşlerini içeren adli rapor dava dosyasında bulunmaktadır. 4. Adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan verilen beraat hükümleri yönünden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık ... hakkında ilk derece mahkemesince kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olarak ise anılan hükmün kaldırılarak, duruşmalı olarak yapılan yargılama sonucunda; 07.11.2016 günü gece geç saatlerde katılan ve tanık ...'un "..." semtinde gezdikleri sırada, daha önceden tanımadıkları sanık ... ve onun gayrı resmi eşi sanık ... ile karşılaştıkları, aralarında nedeni tam olarak anlaşılamayan bir mesele yüzünden (katılan üzerinde taşıdığı paraların sanıklarca fark edildiğini ve bu paraları almak için kendisini lafa tuttuklarını, anlamsız sorular sorup ilerlemesine engel olduklarını ve bu yüzden tartışmaya başladıklarını ileri sürmüş, sanıklar ... ve ... ise, katılanın alkollü olup ...'e küfrederek laf atması yüzünden tartıştıklarını savunmuşlardır) tartışma yaşandığı, bu tartışmanın kavgaya dönüştüğü, tarafların birbirlerini itekledikleri ve vurdukları, bu sırada olay yerinin hemen yakınındaki Dışkapı Hastanesinde tedavi amaçlı bulunduğunu ileri süren ...'nin kardeşi sanık ...'ın, taraflar arasındaki kavgayı ve kardeşinin darp edildiğini görmesi üzerine güvenlik kamerası kayıtları ve dosya kapsamı ile sabit olduğu üzere, o sırada yanında taşıdığı bıçağı eline alarak tarafların bulunduğu yere doğru koşarak gittiği, onun elinde bıçak olduğu halde geldiğini gören tanık ...'nın olay yerinden uzaklaştığı, katılanın ise kendisine aniden ve arkasından saldırılması nedeniyle kaçamadığı, sanık ...'ın katılanı birden fazla kez ve çoğu sırt bölgesinden olmak üzere bıçakladığı, bu yaralanmaya ilişkin olarak ... Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca " kişide sırt solda 1 adet, sağda 2 adet, sağ omuz arkada 1 adet, sağ kalçada 1 adet, sağ uyluk arada 1 adet kesici delici alet yarası ile kafa bölgesinde künt travmatik yaralanma tanımlandığı, sırt sağda tanımlanan kesici delici alet yaralarından en az birinin göğüs boşluğuna geçerek sağ hemopnömotoraksa ve sağ 3. Kaburga açık kırığına neden olduğu cihetle, hayatını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, vücuttaki kemik kırık ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derece olduğu, sağ omuz arkada tanımlanan ve skapula açık kırığına neden olan kesici alet yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, vücuttaki kemik kırık ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derece olduğu, vücudunda tanımlanan diğer kesici delici alet yaralarına ait herhangi bir büyük damar iç organ lezyonu tanımlanmadığı cihetle her birinin ayrı ayrı kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek düzeyde oldukları, kafa bölgesinde saçlı deride kesi ve os nasalede kırığa neden olan künt travmatik yaralanmasına ait herhangi bir kafa içi travmatik değişim, kafa kemiklerinde kırık tanımlanmadığına göre kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif olmadığı, vücuttaki kemik kırık ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derece olduğu, kişideki tüm kırıkların birlikte hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır 4. Derecede olduğu" yönünde rapor düzenlendiği, sanıkla tek başına mücadele etmek durumunda kalan katılanın beyanları, sanık ...'in ve sanık ...'ın alınan savunmalarından anlaşılacağı üzere ve dosya kapsamındaki kroki ve diğer bilgilere göre katılanın kendisine yönelik bu eylem devam ederken olay yerinden kaçarak uzaklaşmaya çalıştığı, tanımadığı iki kişi tarafından kollarından tutulup hastaneye götürüldüğü, sanık ...'ın eylemlerinin katılanın olay yerinden kaçması ile son bulduğu, katılanda bıçak ve benzeri bir kesici alet bulunmadığı gibi, sanık ...'a yönelik silahla yaralama eyleminde bulunduğu yönünde bir iddia da olmadığı, sanık ...'ın adli raporunda yer alan ve elinde oluştuğu belirtilen kesinin muhtemelen katılanı bıçakladığı sırada oluştuğu, zaten sanık ...'ın olayın hemen öncesinde elinden yaralandığını ve bu nedenle olayın önünde cereyan ettiği hastaneye geldiğini söylediği, katılanın çoğunlukla sırtından bıçaklanması nedeniyle kavganın hareketli ortamından söz edilemeyeceği, dolayısıyla sanığın içlerinden bir tanesi katılanın ... tehlike geçirmesine, yol açacak ve kırık oluşturacak şekilde olmak üzere, öldürmeye elverişli vasıta ile birden fazla kez katılanı bıçaklaması ve eylemlerine katılanın olay yerinden kaçması ve çevreden yardım görmesi üzerine son verdiği kabul edilmekle, İlk Derece Mahkemesince kasten yaralama suçundan verilen hükmün kaldırılmasına ve sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Katılan ...’ya Karşı Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanık hakkında yağma suçundan elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığının isabetli biçimde saptandığı anlaşıldığından, sanığın beraatine ilişkin Mahkemece verilen hükme yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanık ...'ın Katılan ...'a yönelik öldürmeye teşebbüs suçunu işlediğinin sabit olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, karşılıklı gelişen kavga ortamında tahrik hükmünün ve buna bağlı indirim oranının isabetli biçimde uygulandığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında uygulanmasına karar verildiği, eksik inceleme bulunmadığı anlaşıldığından Mahkemece verilen hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Katılandaki yaralanmaların niteliği dolayısıyla meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre teşebbüs nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 35 ... maddesi ile yapılan uygulama sırasında makul düzeyin üzerinde bir ceza tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde asgariye yakın 10 yıl hapis cezası belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... Hakkında Katılan ...’ya Karşı Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık ...'in Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra, 06.08.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkeme tarafından araştırılmasında ve sanık hakkında açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Katılan ...’ya Karşı Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 23.09.2020 tarihli ve 2018/1606 Esas, 2020/958 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Katılan ...’ya Karşı Nitelikli Yağma ve Sanık ... Hakkında Katılan ...'ya Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 23.09.2020 tarihli ve 2018/1606 Esas, 2020/958 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde (B-2) ve (C) bentlerinde açıklanan teşebbüs nedeniyle eksik ceza tayini ve ölüm hususunun araştırılması gerekliliği nedenleriyle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde karar verildi.