İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:17/12/2024 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:15/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:15/01/2026 Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffa 19.08.1996 doğumlu ...'nun, müvekkilleri ... ve ...'ın kızı, diğer davacıların ablası olduğunu, diğer mü…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:17/12/2024 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:15/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:15/01/2026 Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffa 19.08.1996 doğumlu ...'nun, müvekkilleri ... ve ...'ın kızı, diğer davacıların ablası olduğunu, diğer müteveffa ...'nun ise davalılardan ...'nun oğlu olup, ...'in de eşi olduğunu, müteveffa ... ile ...'ın 26/08/2016 günü ...'ın annesi ... adına kayıtlı bulunan ... plakalı araç ile seyir halinde iken aralarında tartıştıklarını, araç sürücüsü ...'ın aracı falezlerden denize doğru sürmesi sonucu aracın denize battığını ve her ikisinin de vefat ettiğini, söz konusu aracın olay tarihinde sigortalı olmadığını, yapılan başvuru neticesinde davalı Güvence Hesabı tarafından davacı ...'a 32.810,00 TL, davacı ...'a 30.686,00 TL ödeme yapıldığını, ancak ...'in ölümü ile davacıların çok daha fazla maddi zararı bulunduğunu, kusur indirimi yapılmasını kabul etmediklerini, olayda ...'in hiçbir kusuru olmadığını belirterek, davacıların her biri için daha sonra arttırılmak üzere 5.000,00 TL'den olmak üzere toplamda 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılardan anne ... için 30.000,00 TL, baba ... için 30.000,00 TL, davacı kardeş ... için 20.000,00 TL, davacı kardeş ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğunun davacının kusuru oranında olmak üzere yaralanma ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başı azami 310.000,00.-,TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili kurumun başvuru sahibine ibraname mukabilinde ödemede bulunarak kazadan kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... (...) ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin de söz konusu olay sonucunda davacı aile gibi evladını kaybettiğini, olay tarihinde aracın sigortalı olduğunu, Güvence Hesabı'nın davacılara bir bedel ödememesi gerektiğini, zira olay tarihinde aracın sigortasının devam etmekte olduğunu, olayda müteveffa ...'un fiilinin ağır kusur içermekte olduğunu, bunun üçüncü kişinin ağır kusuru olarak nitelendirilmesi gerektiğini, müvekkilinden manevi tazminat talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince 23.023.2023 tarihinde verilen karar ile; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karar Dairemizin ... esas, ... sayılı kararı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 3. maddesi hükmüne göre, başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğunu ispat edemediği takdirde kayda göre araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralanması, ariyeti veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi işletendir. Aynı Kanun'un 85. maddesi hükmüne göre ise, bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan o aracın işleteni sorumlu olur. Dosya kapsamından; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında yapılan soruşturma neticesinde alınan tanık beyanları dikkate alınarak eylemin kasten insan öldürme eylemi olduğu yönünde değerlendirme yapılmış ise de; eylemin failinin de vefat etmiş olması nedeniyle takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır. Soruşturma dosyasında beyanları alınan ..., ..., ... ve ...'ın beyanları ile tüm soruşturma dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının murisi ...'na karşı olan eylemin, kasten öldürme eylemi olduğu kanaatine varılmıştır. Bu durumda, ilk derece mahkemesi tarafından, davacının murisine karşı yapılan eylemin kasten öldürme eylemi olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dava konusu olay, müteveffa ...'nun kasten adam öldürme eylemine dayalı olup, kasten adam öldürme eyleminde davalı ...'in kayıt maliki olduğu araç silah olarak kullanılmıştır. Davalı ..., olaya karışan ... plakalı aracın maliki sıfatıyla işletenidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85/1 maddesine göre, eylemin araçla kasten gerçekleştirilmiş olması bu yasa maddesi gereğince sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Aksine, bu yasa maddesine göre kasten yapılan eylemlerde de işleten meydana gelen zararlardan sorumludur. O halde, tüm deliller eksiksiz bir şekilde toplandıktan sonra, davalılardan ...'in işleten olarak, diğer davalı Güvence Hesabının da aracını sigortalatmayan işleten yönünden ilgili mevzuat gereğince sorumlu tutulması gerekirken, ilk derece mahkemesince davanın reddi yönünde hüküm kurulması hatalıdır, (Aynı yönde; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/296 esas, 2022/15234 karar sayılı ilamı ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2020/925 esas, 2020/2688 karar sayılı ilamı) gerekçesiyle kaldırılmış mahkemece bozmaya uyularak 17.12.2024 tarihli karar ile; "davanın kabulü ile, davacı ... için 399.257,49 TL ile davacı ... için 348.015,83 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı güvence hesabı yönünden 08/12/2017 tarihinden, davalı ... yönünden 26/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine" karar verilmiştir. Davalı Güvence Hesabı vekili özetle, dava konusu olayın kasten öldürme olup trafik kazası niteliği taşımadığından sorumlu olmadığı, davacılardan ibraname aldığını, yapılan ödemenin yeterli olduğunu, ATK rapor ücreti ve diğer yargılama giderlerinden davalının sorumlu olmadığını % 1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dava, haksız fiil nedeniyle maddi- manevi tazminat istemine ilişkindir. Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür. Mahkemece davalı Güvence Hesabı yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de dosya içerisinde bulunan Dairemizin 2018/1912 esas, 2019/1485 karar sayılı kararında Güvence Hesabı tarafından ... ...’e açılan itirazın iptali davasında ‘’ Dairemizce ... Sigorta A.Ş'ye müzekkere yazılarak, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihi olan 26/08/2016 tarihini kapsar şekilde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise poliçeye ilişkin zeyilname düzenlenip düzenlenmediği hususu sorulmuş, sigorta şirketi tarafından 24/08/2015 tarihli ... nolu poliçe ile 07/08/2016 tarihli zeyilname örneği gönderilmiştir. Gelen belgelerin incelenmesi sonucu kazaya karışan ... plakalı araç için ... Sigorta A.Ş nezdinde 24/08/2015 tarihinde, 27/08/2015 - 27/08/2016 tarihlerini kapsar şekilde zorunlu mali mesuliyet sigortası düzenlendiği, bu poliçeye bağlı olarak 23/08/2016 tarihinde satış nedeniyle iptal zeyilnamesi düzenlenerek, poliçenin 07/08/2016 tarih itibariyle iptal edildiğinin belirtildiği, kazanın ise 26/08/2016 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmıştır. KTK'nın 94. maddesi gereği, zeyilnamenin tanziminden itibaren sigorta poliçesinin 15 gün süreyle geçerliliğini koruyacağı bilinmektedir. Her ne kadar, sigorta şirketi tarafından düzenlenen 23/08/2016 tarihli zeyilnamede poliçenin 07/08/2016 tarihi itibariyle iptal edildiği belirtilmiş ise de, sigorta şirketinin tek taraflı olarak zeyilnamenin başlangıç tarihini üçüncü kişilerin aleyhine olacak şekilde geriye çekerek 07/08/2016 tarihini belirtmesi, sigorta şirketinin devam edecek olan 15 günlük sorumluluk süresinin başlangıcının 07/08/2016 tarihi olması sonucunu doğurmaz. Dava dışı sigorta şirketi zeyilnamenin tanzim tarihi olan 23/08/2016 tarihinden itibaren 15 gün süreyle daha üçüncü kişilere karşı sorumlu olup, 26/08/2016 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle aracın geçerli bir zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin bulunduğunun kabulü gerekir. O halde, aracın kaza tarihinde geçerli trafik sigorta poliçesi bulunması nedeniyle esasen sorumluluğu bulunmayan davacı Güvence Hesabının yasal mevzuat gereği ödememesi gereken bir parayı ölenin mirasçılarına ödemesi sonrası araç maliki ve sürücünün mirasçılarına yönelerek onlardan rucuen talep etmesi de mümkün değildir. Güvence Hesabı bu parayı ancak aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısından talep edebilir. Açıklanan nedenlerle davacının dava açtığı tarihte haksız olduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar verilerek hükmün ferilerinin de bu doğrultuda oluşturulması gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamıştır. Hükmün bu yönüyle kaldırılarak düzeltilmesi gerekir ‘’ gerekçesiyle kaldırılmış, karar Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... esas, ... sayılı kararı ile 28.02.2023 tarihinde onanmıştır. Buna göre dava konusu olay tarihinde davaya konu aracın ZMMS sigortasının bulunduğu buna göre davalı Güvence Hesabına husumet düşmediği anlaşıldığından davalı Güvence Hesabı hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddi gerekirken yazılı şekilde karar verildiğinden hükmün kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre; I-Davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılması ve HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmasına, II-Hükmün esasına ilişkin olarak ; 1-Davanın KABULÜ ile; davacı ... için 399.257,49 TL ile davacı ... için 348.015,83 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...’den 26/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, -Güvence Hesabına açılan davanın husumet nedeniyle reddine, -Harçlar kanunu gereğince maddi tazminat değeri üzerinden alınması gereken toplam 51.046,24 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.929,86 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 48.116,38 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irad kaydına, -Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan 116.091,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, -Davalı Güvence Hesabı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 2-Davacıların manevi tazminat istemlerinin KABULÜ ile; Davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, Davacı ... için 20.000,00 TL ve davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den 26/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, -Harçlar kanunu gereğince manevi tazminat değeri üzerinden alınması gereken toplam 6.831,00 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irad kaydına, -Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, -Davacılar tarafından yapılan; 35,90 TL başvuru harcı, 409,86 TL peşin harç, 2.520,00 TL ıslah harcı, 2.724,70 TL tebligat, bilirkişi, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.690,46 TL'nin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, -Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, III-İstinaf incelemesine ilişkin olarak; 1-İstinaf talebinde bulunan davalı Güvence Hesabı'ndan peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde bu davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 2-İstinaf talebinde bulunan davalı Güvence Hesabı'ndan peşin alınan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irad kaydedilmesine, 3-İstinaf aşamasında davalı Güvence Hesabı tarafından yapılan 820,00 TL yargılama gideri ile 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.503,10 TL'nin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, 4-Kullanılmayan avansların ilgililerine iadesine, 5-Avans ve teminat iadesi, tebligat, kesinleştirme ve benzeri işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 15/01/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 361/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ...