3. Hukuk Dairesi 2025/1169 E. , 2025/2807 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/648 E., 2023/678 K. Mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davacı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten son…
**3. Hukuk Dairesi 2025/1169 E. , 2025/2807 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/648 E., 2023/678 K. Mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davacı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından davalılara kiraya verildiğini, ilk olarak 26.03.1999 tarihinde davalı gerçek kişiler ile kira sözleşmesi imzalandığını, daha sonra sözleşmenin yenilenerek kiracıların kurduğu diğer davalı şirketle 01.07.1999 tarihinde yeniden sözleşme imzalandığını, kira başlangıç tarihinin 26.03.1999 olarak belirlendiğini, sözleşmenin (5.) maddesine göre kira bedeli ve ciro payı ödemesinin iki yıl sonra başlayacağının kararlaştırıldığını, buna göre ödemesiz dönem 25.03.2001 tarihinde sona erdiği halde kiracının 20.04.2001 tarihinde haksız olarak kiralananı tahliye ettiğini ileri sürerek; şimdilik kira sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle uğranılan zarar karşılığı 1.282.908.812.500 TL müsbet zararın ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davaya konu kira sözleşmesine müvekkili gerçek kişilerin taraf olmadığını, ödemesiz dönemin 26.03.1999 tarihinde değil 18.06.1999 tarihinde sona erdiğini, kira sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının tazminat talep hakkı olmadığını, tazminat hakkının olması halinde ise iade etmeyerek nakde çevirdiği teminat mektubu bedeli ile yapılan zorunlu ve faydalı masrafların bedellerinin takas-mahsubu gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 05.07.2018 tarihli kararla; davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın, diğer davalı şirket yönünden kısmen kabulü ile (takas-mahsup talebi de kısmen dikkate alınarak) 1.266.108,21 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Dairece verilen 09.04.2019 tarihli ilamla; davalının sair temyiz itirazları reddedilerek, kiralanan haklı bir sebep olmaksızın kira süresinden önce erken tahliye edildiğine göre kural olarak kiracının, kira dönemi sonuna kadarki kira parasından sorumlu olduğu, ancak kiraya verenin de zararın artmasına neden olmaması gerektiği, kiracının sorumluluğunun kiralananın kira sözleşmesindeki bedel ve koşullarda yeniden kiraya verilebileceği süre kadar olduğu, bu durumda davacının zararının tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibaret olacağı, bu nedenle Mahkemece; mahallinde keşif yapılarak uzman bilirkişi aracılığıyla kiralananın cinsi, özellikleri, konumu, bu nitelikte bir taşınmaza o bölgede duyulan ihtiyacın derecesi ve somut olaya özgü başka diğer özellikler çerçevesinde, kiraya verenin gereken çabayı göstermesi halinde kiralananı aynı koşullarla yeniden hangi süre içerisinde kiraya verebileceği, eş söyleyişle aynı koşullarla yeniden kiralama için gereken makul sürenin ne olduğunun, Yargıtayın denetimine elverişli bir raporla saptanması, belirlenecek makul süre kadar kira parasından davalı kiracının sorumlu olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mahkemece verilen ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla; hükme esas alınan 07.09.2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda makul kiralama süresi altı ay kabul edilerek, talep edilebilecek toplam kira bedelinin 75.525,85 TL olduğu, davacı tarafça nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin mahsubuyla davacının 58.724,85 TL talep edebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 58.724,85 TL alacağın dava tarihi olan 02.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ Dairenin 11.12.2014 tarihli ilamıyla; temyizen incelenen kararın bozma ilamında belirtilen şekilde işlem yapılmak suretiyle verildiği, bozmaya uyulmakla kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı, bozma ilamı sonrasında dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun taraf ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu, Mahkemece faiz başlangıç tarihinin 02.09.2002 yerine 02.09.2022 olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle hükmün onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri Davacı vekili; sözleşme süresi olan 10 yıl dikkate alınarak ve davacının kazanılmış hakkı da gözetilerek kira alacağına hükmedilmesi gerektiğini, aidat ve diğer gider borcu talebinin dikkate alınmadığını, takdir edilen kira bedelinin dönem koşulları ile bağdaşmayacak tek düze bir hesaplama ile belirlendiğini, günün koşulları ve işletmenin büyüklüğü dikkate alınarak davalının ilgili tarihlerde elde edebileceği gelir konusunda araştırma yapılarak, emsal verilerle davalı şirketin vergi dairesinden celbedilen verilerinin emsallerle uyuştuğu ölçüde dikkate alınması ve uyuşmaması halinde ise emsal veriler dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, yeniden kiralama süresinin 6 ay olarak tespitine ilişkin herhangi bir verinin bulunmadığını, bu sürenin kabul edilemeyeceğini ve kısa olduğunu, sözleşmenin (7.) maddesinde akdi faiz belirlendiği halde faizin hesaplanmaması, artış hükmünün dikkate alınmaması, KDV ve BSMV nin hesaplanmaması yönünden kararın hatalı olduğunu belirterek, onama kararının düzeltilmesini ve hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin erken feshine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle uyulan bozma ilamında belirtilen esas ve usullerde araştırma ve inceleme yapılarak karar verildiğinin ve önceki kararlar ve bozma ilamları ile karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine imkan bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE, Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.