1. Ceza Dairesi 2026/273 E. , 2026/2277 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/776 E., 2024/35 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2024 tarihli ve 2023/776 Esas, 2024/35 Karar sayılı kararı ile hükümlünü…
1. Ceza Dairesi 2026/273 E. , 2026/2277 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/776 E., 2024/35 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2024 tarihli ve 2023/776 Esas, 2024/35 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında; 1. 02.07.2019 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-e, 62, 5271 sayılı Kanun'un 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri gereğince 2.620,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 2. 10.10.2019 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 62, 5271 sayılı Kanun'un 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri gereğince 2.620,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 3. 16.12.2019 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 62, 5271 sayılı Kanun'un 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezaların türü ve miktarı itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olmakla, 18.01.2024 tarihinde kesinleştikleri belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 15.12.2025 tarihli ve 2024/33986 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/150938 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/150938 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, 02.07.2019 tarihinde işlemiş olduğu suçtan mükerrer olarak iki kez hüküm kurulamayacağı hususu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, Kanun yararına bozma başlıklı 309. maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan; "(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenlemeler uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için, bu karar veya hükmün hukuken geçerli olması ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi gerekmektedir. 2. Hâkim veya mahkemenin, kovuşturma aşaması sonucunda verdiği karar ya da hüküm, kanun yolu incelemesi ile ortadan kaldırılmadıkça veya yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü söz konusu olmadıkça aynı davaya bakma imkânı olmadığı hâlde, mahkemenin, yeniden dosyayı ele alarak verdiği karar ya da hüküm hukuken geçersizdir. Bu hüküm veya karar, kural olarak olağan kanun yolu olan itiraz, istinaf ve temyiz yoluna konu olamayacağı gibi olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma yoluna da konu olamaz. 3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 27.10.2009 tarihli ve 2009/206 Esas, 2009/250 Karar sayılı kararında; "...Hukuken geçerli olmayan karar ve hükümlere karşı yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulması olanaklı olmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının bu nedenlerle kabulü ile Özel Daire kararının kaldırılmasına ve Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteminin bu nedenlerle reddine karar verilmesi” gerektiği kabul edilmiştir. 4. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; Ankara 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2020/251 Esas, 2020/636 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle; a) 02.07.2019 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 62, 5271 sayılı Kanun'un 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri gereğince 2.620,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, b) 10.10.2019 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 62, 5271 sayılı Kanun'un 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri gereğince 2.620,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, c) 16.12.2019 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 62, 5271 sayılı Kanun'un 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, itiraz edilmeksizin 23.10.2020 tarihinde kesinleştiği, 02.07.2019 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan verilen 2.620,00 TL adlî para cezasına ilişkin hükmün 12.02.2021 tarihinde infaz edildiği anlaşılmıştır. Hükümlünün denetim süresi içerisinde suç işlediğinin ihbarı üzerine 10.10.20 19... .12.2019 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar yönünden hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerektiği, daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğinden 02.07.2019 tarihinde işlediği kasten yaralama suçu yönünden hükmün açıklanamayağı gözetilmeden, inceleme konusu dava dosyasında yapılan yargılamada hükümlünün 02.07.2019 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan da hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyetine hükmedilmiş ise de; daha önce aynı eylem nedeniyle hükümlünün mahkumiyetine hükmedilmiş ve kesin nitelikteki bu hükmün infaz edilmiş olması nedeniyle incelemeye konu bu ikinci hükmün hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu belirlenmiştir. Hukuken varlık kazanmayan bir kararın kanun yararına bozma istemine konu edilmesi de olanaklı değil ise de mevzuatta hukuken geçersiz nitelikteki kararların kendiliğinden yok sayılmasını düzenleyen bir hüküm de bulunmamaktadır. Hukuken geçersiz ve yok hükmündeki kararlar, olağan veya olağanüstü kanun yolları vasıtasıyla, hukuken geçersiz olduklarına ilişkin bir tespit yapılmadıkça şeklen varlığını koruyacaktır. 5. Yukarıda (3) numaralı paragrafta zikredilen YCGK, 2009/206 E., 2009/250 K. sayılı kararında açıklandığı üzere hukuken geçerli olmayan, yok hükmünde olan inceleme konusu Ankara 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2024 tarihli ve 2023/776 Esas, 2024/35 Karar sayılı kararına konu 02.07.2019 tarihinde işlenen kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 6. Bununla birlikte, her ne kadar Talepname'de hükümlünün 02.07.2019 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet hükmü dışında 10.10.20 19... .12.2019 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet hükümleri de gösterilmiş ise de; anılan hükümlerde isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.