(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2013/5550 E. , 2013/7414 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı-karşı davalı; yetim aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, kesilen yetim aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine, Davalı-karşı davacı Kurum ise, haksız ve yersiz olarak ödenen aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, davacı-karşı davalının davasının kabulüne, davalı-karşı davac
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2013/5550 E. , 2013/7414 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı-karşı davalı; yetim aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, kesilen yetim aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine, Davalı-karşı davacı Kurum ise, haksız ve yersiz olarak ödenen aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, davacı-karşı davalının davasının kabulüne, davalı-karşı davacı Kurumun davasının reddine karar vermiştir. Hükmün, davalı-karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava; davacının babasından dolayı aldığı yetim aylığının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı, muvazaalı olarak boşandığı gerekçesi ile kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylıkların yeniden bağlanması istemine ilişkindir. Davalı Kurum tarafından davacı aleyhine açılan 2009/551 esas sayılı istirdat davası da bu dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece Dairemizin 08.10.2012 Tarih ve 2011/1321 esas, 2012/16668 karar sayılı bozma ilamı gereği araştırma yapılıp ilk kararda olduğu gibi 2009/235 esas sayılı dosya yönünden; davanın kabulü ile davalı Kurum'un davacının yetim aylığını kesmesine ilişkin işleminin iptaline ve kaldığı yerden davacıya maaş ödemelerinin devamına, 2009/551 esas sayılı birleşen dosya yönünden; davacı Kurum tarafından davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 07.11.2003 tarihinde anlaşmalı olarak boşandığı, davalı Kurum tarafından davacının almakta olduğu aylığın 01.02.2009 tarihinden itibaren iptal edildiği, yersiz olarak ödenen 3.171,20 TL'nin faizi ile birlikte 4.027, 21 TL olarak istenildiği, 09.01.2009 tarihli isimsiz ihbara istinaden Kurum kontrol memurunun Merkez Derbent Köyü'ne gittiği, kontrol memuru tarafından hazırlanan raporda; muhtarın davacı ile eski eşinin birlikte yaşadıklarını beyan ettiğinin, ancak bu hususun tutanağa geçeceğini öğrendiğinde ayda birkaç gün aynı evde kaldıkları şeklinde tutanağa geçerse imzalayacağını beyan ettiğinin, köy halkının da davacı ile eski eşinin aynı evde yaşadıklarını beyan etmelerine rağmen tutanağı imzalamaktan çekindiklerinin bildirildiği, zabıta tarafından yapılan araştırma sonucu düzenlenen tutanakta; davacı ile eski eşinin aynı binada altlı üstlü oturduğunun bildirildiği, bozma ilamından sonra yapılan araştırmada; davacı ile eski eşinin adreslerinin tespit edildiği ve ikisi de ... Köyü'nde oturmakla birlikte kapı numaralarının farklı olduğunun anlaşıldığı, davacı vekilinin davacı ile eski eşinin ... aboneliklerine ilişkin belge sunduğu anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56. maddesidir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 59/2. maddesinde "Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir." hükmü yer almaktadır. Somut olayda; zabıta tahkikatında davacı ile eski eşinin aynı binanın farklı dairelerinde altlı üstlü oturmaları, kontrol memuru tarafından yapılan araştırmada dinlenilen tanıkların da davacı ile eski eşinin birlikte yaşadıklarını beyan ettiklerinin tespit edildiği, davacı vekili tarafından ibraz edilen abonelik kaydının kontrol memurunun rapor tarihinden sonra oluşturulduğunun açık olması, ayrıca her ne kadar davacı tanıkları; davacının annesinden kalan evde tek başına yaşadığını, eski eşinin de ayrı bir evde kızı ve damadı ile oturduğunu beyan etmişlerse de bu tanıkların davacının damatları olduğu, tanık olarak dinlenilen muhtarın da davacı ile eski eşinin altlı üstlü oturduğunu, boşandığı için çocuklarının davacıya baskı yaptığını, bu nedenle davacı ile eski eşinin zaman zaman bir araya geldiklerini beyan ettiği, davacının yakını olan tanıklarla, köy muhtarı olan ve birbirleri ile gündelik hayatta her an irtibat içerisinde olan, sosyal ilişkileri arasında akrabalık bağı bulunan ve bu ilişkileri köy gibi dar bir çevrede süregelen bu tanıkların, davacı aleyhine beyanda bulunmalarının beklenilmesinin hayatın olağan akışı içerisinde mümkün bulunmadığı, gözönünde bulundurulduğunda, davacının eşinden boşanmasına rağmen fiilen birlikte yaşadığının anlaşılmasına rağmen yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Kurum işleminin iptali ve aylıkların yeniden bağlanmasına ilişkin davanın reddi ile istirdat davasının kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.