4. Hukuk Dairesi 2023/9102 E. , 2024/2907 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/367 Esas - 2023/1153 Karar DAVACILAR : 1-... 2-... 3... vekili Avukat ... vd. DAVALILAR : 1-... 2-... vekili Avukat ... 3-HDI (Ergo) Sigorta A.Ş vekili Avukat ... 4-Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Tic. A.Ş vekili Avukat ... ... İHBAR OLUNANLAR : 1-... vekili Avukat ... 2-... A.Ş vekili Avukat ... 3-Unico Sigorta A.Ş vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 28.07.20…
**4. Hukuk Dairesi 2023/9102 E. , 2024/2907 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/367 Esas - 2023/1153 Karar DAVACILAR : 1-... 2-... 3... vekili Avukat ... vd. DAVALILAR : 1-... 2-... vekili Avukat ... 3-HDI (Ergo) Sigorta A.Ş vekili Avukat ... 4-Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Tic. A.Ş vekili Avukat ... ... İHBAR OLUNANLAR : 1-... vekili Avukat ... 2-... A.Ş vekili Avukat ... 3-Unico Sigorta A.Ş vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 28.07.2015 HÜKÜM/KARAR : Davacılar Vekili ve Davalı...Turizm Seyahat Org. ve Tic. A.Ş. Vekilinin İstinaf Başvurusunun Kabulü/ İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/968 Esas - 2021/950 Karar Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı...Turizm Seyahat Org. ve Tic. A. Ş vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekili ve davalı...Turizm Seyahat Org. ve Tic. A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı...Turizm Seyahat Org. ve Tic. A.Ş vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.03.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacılar vekili Avukat... ile davalı...Tur. Sey. Org. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ... geldiler. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması içi uygun görülen 19.03.2024 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın maliki, ...'ın sürücüsü, diğer davalı...Turizm Seyahat Org. ve Tic. A.Ş'nin işleteni olduğu ve davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan aracın sürücüsü ile davacı sürücü ...'ın karıştığı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05.07.2013 tarih, 2012/414 esas ve 2013/239 karar sayılı dosyasında davalı sürücü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunun kabulü ile mahkumiyetine karar verildiğini, dava konusu kaza nedeniyle davacı müvekkili ...'ın ağır şekilde yaralandığını, hayati tehlike altında yoğun bakımda tedavi gördüğünü, neredeyse tüm işleri ile davacı ...'ın ilgilenmekte olduğu ve aynı zamanda sahibi ve şirket müdürü olduğu işyerini babası ve kardeşinin de müvekkiline yardım etmek zorunda olması nedeni ile çalışamadığını, ödemelerin gerçekleştirilemediğini, bu olaylar neticesinde iş yerinin Mart 2013 tarihinde fiilen kapatıldığını, hastanede uzun süre yatmak zorunda kalan ve çalışamayan davacının bir çok sağlık harcaması yapmak zorunda kaldığını, araçları hasarlı olduğu için araç kiralandığını, davacı anne ve babanın genç yaştaki oğullarının yaşamış olduğu trafik kazası ve hayati tehlike nedeni ile sarsıldığını ve üzüntü, elem içinde kaldıklarını, davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... ... yönünden 500,00 TL maddi tazminat ile 70.000,00 TL manevi tazminatın, davacı anne... ve davacı baba ... yönünden 15.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan (Ergo Sigorta A.Ş poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; ıslah dilekçesinde talebini 364.678,54 TL'ye artırarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; zarar görenin yakınlarının manevi tazminat istemesi için uygun şartların oluşmadığını, kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunmadığını, dava konusu kazanın davacı sürücünün kusuru ile meydana geldiğini ve kaza yerinde gerekli yol önlemi alınmaması ve bariyer bulunmaması nedeniyle Karayolları Genel Müdürlüğü'nün de kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... A.Ş (Ergo Sigorta A.Ş) vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin sorumluluğunun teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davalıya sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, tedavi gideri yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını ve davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın meydana geldiği tarihte kazaya karışan... plakalı aracın malikinin davalı ... olduğunu, aracın adı geçen davalı tarafından ... ünvanı altında fakat kendi nam ve hesabına çalıştırıldığını, taraflar arasındaki Taşıt Kira Sözleşmesine göre tazminat sorumluluğunun araç sahibine ait olduğunu, kaza tarihinden üç yıl sonra açılan davanın zamanaşımına uğradığını, tarafların kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini ve talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan 19.09.2018 tarihli maluliyet raporunda, davacı ...'ın 10.09.2012 tarihinde maruz kaldığı kazaya bağlı femur pseudoartrozu ve sağ el bileğinde hareket kısıtlılığı arızası nedeniyle % 43 maluliyet oranının belirlendiği ve pseudoartroz ile ilgili yapılacak cerrahi müdahalenin başarı oranı sorulduğundan rakamsal bir oran verilememekle birlikte bir veya bir kaç girişim ile kırığın kaynama ihtimalinin yüksek olduğu, ancak bu durumda da maluliyetinin nasıl etkileneceğinin tıbben öngörülemeyeceğinin mütalaa edildiği, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05.07.2013 tarih, 2012/414 esas ve 2013/239 karar sayılı dosyasında davalı sürücü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunun kabulü ile mahkumiyetine karar verildiği, davanın açıldığı tarihte ve davanın ıslahı tarihinde uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığı, aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile sürekli iş göremezlik zararının 360.713,54 TL olarak hesaplandığı ve davacının talep edebileceği dolaylı tedavi gideri tutarının 3.965,00 TL olarak belirlendiği, davalı ... tarafından dava tarihinden önce yapılan ödemenin güncellenerek tazminat tutarından mahsup edildiği, her ne kadar davalı ... vekili tarafından husumet itirazı ileri sürülmüş ise de, davalı ... ile davalı şirket arasında imzalanan Taşıt Kira Sözleşmesinin taraflar arasındaki iç ilişkiden kaynaklandığı, bu sözleşme hükmü uyarınca tarafların birbirlerine rücu hakkını kullanabileceği, ancak bu durumun zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği ve ona karşı meydana gelen tüm zararlardan müteselsilen sorumlu oldukları, bu nedenle davalının husumet itirazının reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 360.713,54 TL iş göremezlik tazminatı ile 3.965,00 TL dolaylı tedavi masraflarının davalılar ..., ... ve...Turizm Seyehat Organizasyon ve Ticaret A.Ş'den müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, davacılardan ... yönünden 40.000,00 TL, davacı ... yönünden 5.000,00 TL ve davacı ... ... yönünden 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... ve...Turizm Seyehat Organizasyon ve Ticaret A.Ş'den müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, davalı ... tarafından yapılan ödeme ile sigorta limiti tüketildiğinden ve davacılar vekilinin 14.06.2017 tarihli celsedeki beyanları nazara alınarak davalı ... yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili; davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı...Turizm Seyehat Organizasyon ve Ticaret A.Ş vekili; davalılardan ... ile davalı şirket arasında imzalanan 17.05.2010 tarihli Taşıt Kira Sözleşmesi nedeniyle davalı şirketin işleten sıfatı bulunmadığından davalı müvekkili yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin Taşıt Kira Sözleşmesi hükümlerinin yalnızca sözleşmenin taraflarını bağlayacağı, üçüncü kişileri bağlamayacağına ilişkin kabulünün hatalı olduğunu, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda davacıda mevcut femur kırığının kaynamamış ve pseudoartroz meydana gelmiş olduğu ve kişinin maluliyetinin buna göre belirlendiği, pseudoartroz ile ilgili yapılacak cerrahi müdahalenin başarı oranı sorulduğundan rakamsal bir oran verilememekle birlikte bir veya bir kaç girişim ile kırığın kaynama ihtimalinin yüksek olduğu, ancak bu durumda da maluliyetinin nasıl etkileneceğinin tıbben öngörülemeyeceğinin bildirilmiş olması karşısında kesin ve net olmayacak şekilde maluliyet oranının belirlenmesi nedeniyle bu rapora dayalı hüküm tesis edilmesinin mümkün olmadığını, davacının ameliyat olmak istememesi durumunda mahkeme tarafından takdiri indirim yapılmamasının doğru olmadığını, maddi tazminat hesabında PMF 1931 Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiğini, tedavi giderine ilişkin davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumu'na ait olduğunu, tazminat hesabının aktüer bilirkişi tarafından yapılmadığını, mahkeme kararının gerekçe içermediğini ve takdir edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2918 sayılı Karayoları Trafik Kanunu'nun 3 üncü ve 85 inci maddesi uyarınca kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerektiği, dosyaya davalı şirket ile davalı ... arasında imzalanan Taşıt Kira Sözleşmesinin eklendiği, davalı sürücü ...’ın kullandığı dava konusu kazaya karışan otobüs üzerinde...Turz. Seyahat Org. ve Tic. A.Ş.'ye ait logonun bulunduğu, davalı...Turz. Seyahat Org. ve Tic. A.Ş'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 inci maddesinde belirlenen teşebbüs sahibi olarak kabul edilmesi ve diğer davalılarla birlikte zarardan müteselsilen sorumlu tutulması gerekmekte olup mahkemenin bu husustaki takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gibi aynı kanunun 88 inci maddesi uyarınca davalıların zarardan müteselsil sorumlu olmaları nedeniyle Taşıt Kira Sözleşmesi hükümleri üçüncü kişi konumunda bulunan kişiler açısından sonuç doğurmayacağından ve ancak sözleşmenin tarafları arasında rücu davasında dikkate alınacağından davalı ...Turz. Sey. Org. ve Tic. A.Ş. vekilinin işleten sıfatına ve sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı, 6111 sayılı Kanunu'nun 59 uncu maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesinde yapılan değişiklik ve Geçici 1 inci maddesi gereği, trafik kazasından kaynaklanan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) sorumlu olacağı, ancak SGK'nın, açıklanan madde kapsamında kalan belgeli tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, belgeli olmayan tedavi giderlerinden ve kanun kapsamında olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunun devam ettiği, davacı tarafından talep edilen tedavi giderinin ambulans ücreti, eczane masrafı ve araç kiralama gideri olduğu ve bu giderlerin tedavi gideri olması nedeniyle 6111 sayılı kanun kapsamında SGK'nın sorumluluğunda bulunan belgeli tedavi gideri olmadığı anlaşılmakla davalı sürücü ile işletenin bu giderlerden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, tazminat hesaplamasının, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın yapılması gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun aktüerya alanında uzman bir bilirkişi tarafından hazırlandığı ve yukarıdaki belirtilen esaslara uygun şekilde tazminat hesabının yapıldığı, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 19.09.2018 tarihli raporunda pseudoartroz ile ilgili yapılacak cerrahi müdahalenin başarı oranına ilişkin rakamsal bir oran verilememekle birlikte bir veya bir kaç girişim ile kırığın kaynama ihtimalinin yüksek olduğu, ancak bu durumda da maluliyetinin nasıl etkileneceğinin tıbben öngörülemeyeceğinin mütalaa edildiği, davacı vekilinin rapora karşı beyan dilekçesi ile cerrahi müdahalenin başarılı olacağı kesin olmadığından müvekkilinin ameliyat olmak istemediğini beyan ettiği, bu nedenle davacının tekrar ameliyat olmak istememesi karşısında kimsenin isteği dışında cerrahi müdahalenin yapılması konusunda zorlanması söz konusu olmadığından davacının mevcut durum itibariyle maluliyetinin %43 olarak kabul edilmesi hususunda İlk Derece Mahkemesi takdirinde isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar davacının cerrahi müdahale yaptırmaya zorlanması söz konusu değil ise de yapılacak cerrahi müdahalenin başarı oranının yüksek olması ile maluliyet oranının düşmesi ihtimali bulunmakta olup davacının cerrahi müdahalede bulunmak istememesi karşısında davalılar lehine tazminattan 6098 sayılı TBK'nın 51 inci maddesi uyarınca % 20 oranında indirim yapılması gerekirken takdiri indirim yapılması talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, yerel mahkeme kararının gerekçesiz olduğu ileri sürülmüşse de, yerel mahkeme kararında 6100 sayılı HMK'nın 297 nci maddesi uyarınca uyuşmazlığın tespit edilerek davalıların sorumluluklarının dayanaklarının tarafların iddia ve delilleri ile ilişkilendirildiği ve bu yönüyle yeterli gerekçenin bulunduğu, davacının yaralanmasının derecesi ve kaza tarihindeki yaşı, davalının kusur durumu, paranın alım gücü ve tarafların ekonomik sosyal durumu gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 355 inci maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; davacılar vekili ile davalı...Turz. Sey. Org. ve Tic.A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 360.713,54 TL iş göremezlik tazminatının 72.142,71 TL'sinin sadece ... ve ...'tan, bakiye 288.570,83 TL sinin tüm davalılardan 10.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 3.965,00 TL dolaylı tedavi masraflarının davalılar ..., ... ve...Turizm Seyehat Organizasyon ve Ticaret A.Ş'den müştereken ve müteselsilen 10.09.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, davacılardan ... yönünden 50.000,00 TL, davacı ... yönünden 10.000,00 TL ve davacı ... ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... ve...Turizm Seyehat Organizasyon ve Ticaret A.Ş'den müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak adı geçen davacılara ayrı ayrı ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, yapılan ödeme ile sigorta limiti tüketildiğinden ve davacılar vekilinin 14.06.2017 tarihli celsedeki beyanları nazara alınarak davalı ... yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; meydana gelen kazada davalı şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığı halde davalı şirket aleyhine hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davalılardan ... ile davalı şirket arasında imzalanan 17.05.2010 tarihli Taşıt Kira Sözleşmesi nedeniyle davalı şirketin işleten sıfatı bulunmadığından davalı müvekkili yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, tedavi giderine ilişkin davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumu'na ait olduğunu, tazminat hesabının aktüer bilirkişi tarafından yapılmadığını ve davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve diğer davalıların sürücüsü, maliki ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci, 52 nci, 54 üncü ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 maddeleri, Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı .... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı...Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret AŞ vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalı...Turizm Seyahat Organizasyon ve Tic. A.Ş. alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı...Turizm Seyahat Organizasyon ve Tic. A.Ş'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.