Başvuru, hakkında verilen idari para cezasına karşı yaptığı itirazın yasal hükümlerin hatalı uygulanması, yeterli araştırma yapılmadan, talep ve itirazları dikkate alınmadan sonuçlandırılarak reddine karar verilmesi nedenleriyle suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; hakkında verilen idari para cezasına karşı yaptığı itirazın yasal hükümlerin hatalı uygulanması, yeterli araştırma yapılmadan, talep ve itirazları dikkate alınmadan sonuçlandırılarak reddine karar verilmesi nedenleriyle suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 22/1/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Anonim şirket olarak tüzel kişiliği bulunan başvurucu, 2006 yılı Aralık ayından itibaren dava konusu yer ve çevresinde kum, çakıl ve benzeri maden işleriyle uğraşmaktadır. Başvurucunun Edirne İl özel İdaresi (İdare) tarafından onaylı maden işletme ruhsatı bulunmaktadır. Ruhsatla 2006 yılı Aralık ayından itibaren Edirne ili Merkez ilçesi Hatip köyü sınırları içinde bulunan 799, 800, 813 ve 822 parsel numaralı taşınmazlarda kum ve çakıl madeni işletmeye izin verilmektedir. Başvurucunun maden işletme sahasına komşu taşınmaz malikleri tarafından Edirne Asliye Hukuk Mahkemesine açılan müdahalenin önlenmesi davasının yargılama sürecinde yapılan keşifte, üçüncü kişilere ait 802 ve 821 parsel numaralı taşınmazlardan toplamda 1131,50 m2 kısmının maden sahasına katılmış olduğu bilirkişi raporlarında tespit edilmiş; durum ara kararla İdareye bildirilmiştir. İhbar üzerine İdare tarafından 20/9/2011 tarihli ve 8383 sayılı kararla 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu’nun maddesinin beşinci fıkrası gereğince başvurucuya 615 TL idari para cezası uygulamıştır. Başvurucu, idari yaptırıma tabi tutulan alanlarla ilgili hukuk yargılamasının devam ettiğini ve müdahalenin varlığının kesinleşmediğini, belirlenen ceza miktarının hatalı hesaplandığını, çelişkili bilirkişi raporları esas alınarak değerlendirme yapıldığını belirterek para cezasına itiraz etmiştir. Edirne Sulh Ceza Mahkemesi (Mahkeme), başvurucunun itirazına karşı ilgili idarenin yazılı görüşünü almış; müdahalenin önlenmesi davasına ilişkin yargılama evraklarını, keşif ve bilirkişi raporlarını temin etmiş; dosya üzerinden iki kez uzman bilirkişi incelemesi yaptırmıştır. Mahkeme 30/10/2013 tarihli kararı ile başvurucunun itirazını reddetmiştir. Mahkeme kararının ilgili bölümleri aşağıdaki gibidir:“… Dosyanın maden mühendisi Abdullah Doğutürk'e tevdi edildiği, 2012 tarihli bilirkişi tarafından raporun sunulduğu, raporun sonuç bölümü 2 numaralı bendinde 'ruhsat sınırı dışında ekonomik değeri olan bir maden üretimi olmadığından dolayı uygulanan idari para cezasına gerek olmadığı ortaya çıkmaktadır' açıklamasının bulunduğu, bu nedenle dosyanın Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine gönderilerek üç kişilik maden mühendisi bilirkişi heyetinden rapor istendiği, üç kişilik maden mühendisi bilirkişisinin 2013 tarihinde düzenlenen raporunda Edirne İl Özel İdaresinin ... idari para cezası kararının iptalini gerektirecek hukuka aykırı bir durum söz konusu olmadığı belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamından, itiraz eden şirketin ruhsat alanı dışında bulunan 802 ve 821 parsellerde (ruhsatsız alanda) üretim yapması nedeniyle MK Madde gereği uygulanan idari para cezasının mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından başvurunun reddine karar verilmiştir.” Başvurucunun karara itirazı, Edirne Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2013 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararında itiraz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın ortadan kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek reddedilmiştir. Nihai karar, başvurucuya 30/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 22/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 3213 sayılı Kanun’un maddesinin beşinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:“Ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde faaliyetler durdurularak üretilen madene mülki idare tarafından el konulur. Bu fiili işleyenlere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin ocak başı satış bedelinin üç katı tutarında idari para cezası uygulanır…” 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdani kanaatiyle serbestçe taktir edilir.(2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.”