12. Ceza Dairesi 2021/8951 E. , 2025/4529 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2019/2218 E., 2020/117 K. SUÇ :Taksirle öldürme HÜKÜM :İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1. maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet TEMYİZ EDENLER :Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanıklar müdafileri tarafından temyizi …
**12. Ceza Dairesi 2021/8951 E. , 2025/4529 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2019/2218 E., 2020/117 K. SUÇ :Taksirle öldürme HÜKÜM :İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1. maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet TEMYİZ EDENLER :Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'nın taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; adli tıp raporunun eksik ve hatalı olduğuna, sanığın kusursuz olduğuna, sanığa kusur atfedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğuna, diğer sanığın birinci dereceden kusurlu olduğuna, şoför olan müvekkilinin, hostes olan diğer sanık aracın arka tarafına gittiği için çocuğun da arka tarafta olduğunu düşündüğü için aracı öne doğru almak istediğine, diğer sanığın müvekkilini yanılttığına, sanığın kusursuz olduğuna, cezanın üst sınırdan verilmesine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi kanaatte olunması halinde ise cezanın alt sınırdan verilerek paraya çevrilmesi isteğine ilişkindir. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; olaya sebebiyet veren kişinin araç sürücüsü olduğuna, adli tıp raporunun eksik ve hatalı olduğuna, ölenin kusurunun hiç değerlendirilmediğine, sanığın kusuru olmadığına, ceza miktarına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi kanaatte olunması halinde ise cezanın alt sınırdan verilerek paraya çevrilmesi isteğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Mağdur küçük ...'ın olay tarihinde okuldan çıkarak sürücülüğünü sanık ...’ın yaptığı servis minibüsüne bindiği, sanık ...’nın serviste hostes olarak görev yaptığı, servisin öğrencileri sırasıyla evlerine bıraktığı, aracın mağdur küçüğün evinin önünde 3,3 metre genişlikte iki yönlü parke kaplı yolda durduğu, küçüğün servisten indiği, sanık ...’nin de arkasından indiği, mağdurun aracın önüne doğru sanık ...’nin ise aracın arkasına doğru gittiği, sanık ...’ın bu esnada aracı hareket ettirdiği, mağdurun aracın sağ ön tekerleğinin altında kalarak öldüğü, kaza tespit tutanağına göre sanık ...’ın aracın kapısını kapatmadan hareket etmesi nedeniyle kusurlu olduğu, mağdurun ise kusurunun bulunmadığı, soruşturma aşamasında alınan trafik bilirkişi raporuna göre sanık ...’ın indirme ve bindirme kurallarına uymaması nedeniyle asli kusurlu olduğu, sanık ...’nin öğrencilerin araca iniş ve binişlerinde yardımcı olmak kuralını ihlal etmesi nedeniyle tali kusurlu olduğu, ... Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre sanık ...’ın sevk ve idaresindeki okul servisi minibüsü ile olay mahallinde durup mağdur ve okul servisi hostesi araçtan indikten sonra harekete geçmeden evvel hareket alanını yeterli ve gerekli şekilde kontrol etmesi, minibüsten inen mağdur ve hostesi kontrol etmesi gerekirken bu hususa riayet etmeyip kontrolsüzce harekete geçtiği esnada aracın önüne doğru hareketlenen mağduru fark etmeyerek yayanın üzerinden geçmesi sonucu meydana gelen kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlüklerine aykırı hareketleri nedeniyle asli kusurlu olduğu, sanık ...’nın öğrencilerin araçtan iniş ve binişlerinden, güvenli şekilde evlerine tesliminde sürücüye yardımcı olmakta sorumlu olduğu, yanında bulunan çocukların inme-binme ile bırakılması gereken noktaya bırakılması sıralarında güvenliğinden sorumlu olduğu mağdura karşı gereken özeni göstermediği, mağdur ile minibüsten beraber indiği, mağdurun minibüsün önüne doğru hareketlendiği, hostes ise minibüsün arkasına doğru geldiği, yolun karşısına geçmek üzere aracın önüne yönelen mağdurun güvenli şekilde karşıya geçmesini sağlamadığı, bu haliyle kazanın meydana gelmesine zemin hazırladığı anlaşılmakla, dikkat ve özen yükümlüklerine aykırı hareketleri nedeniyle asli kusurlu olduğu belirtilmiş olup mahkemenin kanaati de Adli Tıp Raporu doğrultusunda olup sanık ...’nin mağduru araçtan indirerek ona nezaret etmesi gerekirken bu görevini ihmal ederek mağdur ile ayrı istikametlere giderek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, yolun dar olmasından dolayı sanığın minibüsün arkasına doğru yöneldiği anlaşılmış ise de bu durumun sanığın kusurunu azaltmayacağı, sanığın çocuktan önce araçtan inerek ona nezaret etmesi, elini tutması, gerekirse kucağına alması gerektiği, sanık ...’ın da mağdurun hangi yöne gittiğini kontrol etmeden aracı hareket ettirdiği bu nedenle her iki sanığın asli kusurlu olduğu değerlendirilmiş, bu nedenle TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmış, sanık ...’ın tekerrüre esas olmayan sabıkasının bulunması, hakkında daha önceden 3 kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olması, kazadan sonra ölenin ailesini ziyaret etmemesi nedeniyle takdiri indirim yapılmamış, cezası paraya çevrilmemiş, sanık ...’nin ise sabıkasız oluşu nazara alınarak takdiri indirim yapılmış, cezası paraya çevrilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesince suçun sübutuna ilişkin kabulde ve asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayini uygulamasında yasaya aykırılık bulunmamakla birlikte, sanıklar hakkında, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmetmek gerekirken, asgari hadden yeterince uzaklaşılmaksızın temel cezanın 4 yıl olarak belirlenmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş, duruşma açılarak sanıklar hakkında yeniden hüküm kurulması yoluna gidilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Sanıkların asli kusurlu olarak mağdur küçüğün ölümüne neden oldukları olayda, Bölge Adliye Mahkemesince tayin edilen temel ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamede bu hususta bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 4.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde karar verildi.