Başvuru, iş akdinin haksız olarak feshinden kaynaklanan işçilik alacağı davasının taraflar arasındaki iş akdinin belirli süreli olduğunun kabulü için gerekli şartlar bulunmadığından kısmen reddine karar verilmesi ve yargılamanın makul süre içinde tamamlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, iş akdinin haksız olarak feshinden kaynaklanan işçilik alacağı davasının taraflar arasındaki iş akdinin belirli süreli olduğunun kabulü için gerekli şartlar bulunmadığından kısmen reddine karar verilmesi ve yargılamanın makul süre içinde tamamlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 12/5/2014 tarihinde yapılmıştır.Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:Başvurucu ile E. Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Dernek) arasındadüzenlenen beş yıl süreli iş sözleşmesine (Sözleşme) göre başvurucu 1/4/2009-28/5/2009 tarihleri arasında anılan Dernekte aile ve eğitim danışmanı, insan kaynakları yöneticisi olarak çalışmıştır. Sözleşme'nin maddesinde; beş yıl içerisinde sözleşmeyi tek taraflı fesheden taraf, diğer tarafa 000 TL tazminat ödemeyi kabul etmiştir. Başvurucu 9/7/2009 tarihinde Kayseri İş Mahkemesinde (Mahkeme) açtığı davada, davalı Dernekte 1/4/2009-28/5/2009 tarihleri arasında, aile ve eğitim danışmanı, insan kaynakları yöneticisi olarak çalıştığını, taraflar arasında düzenlenen Sözleşme'de cezai şartın hükmünün bulunduğunu, davalı tarafından iş akdinin haklı bir gerekçe olmaksızın feshedildiğini belirterek ücret alacağı ile cezai şart tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre başvurucu 25/1/2011 tarihli dilekçesinde dava konusu cezai şart alacak miktarını ıslah yolu ile artırmıştır. Mahkeme 29/3/2011 tarihli kararında; taraflar arasında beş yıl süreliSözleşme yapıldığını, yirmi sekiz gün çalıştıktan sonra Sözleşme'nin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle başvurucunun, çalıştığı günlere ilişkin ücret ile Sözleşme'de öngörülen cezai şarttan hakkaniyet gereğince yapılacak indirimden sonra kalan meblağı almaya hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 24/9/2013 tarihli kararında, taraflar arasında beş yıl süre ile geçerli olmak üzere Sözleşme düzenlenmiş ve anılan Sözleşme'de cezai şart olarak 000 TL belirlenmişse de işin niteliği ve Sözleşme'de, sözleşmenin belirli süreli sayılması için zorunlu koşullar ve objektif nedenler bulunmadığından cezai şart talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Bozma kararına uyan Mahkemece verilen3/12/2013 tarihli kararda, Yargıtay ilamındaki gerekçeler tekrarlanarak başvurucunun ücret alacağı talebinin kısmen kabulüne, cezai şart alacak talebinin reddine karar verilmiştir. Temyiz üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 19/3/2014 tarihli kararı ile onanmıştır. Onama kararı başvurucuya 4/7/2014 tarihinde tebliğ edilmiş ve 25/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) vasıtasıyla yapılan incelemede, başvurucunun başvuruya konu yargılama süreci ile ilgili olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nezdinde yapılan müracaat kapsamında 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun uyarınca ihdas edilen Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığına (Tazminat Komisyonu) 10/10/2013 tarihinde başvuruda bulunduğu, Tazminat Komisyonunun 5/2/2014 tarihli kararında, 4 yıl 7 ay süren yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna vararak başvurucu lehine 900 TL manevi tazminata hükmettiği, kararın 5/3/2014 tarihinde kesinleştiği ve tazminatın 1/4/2014 tarihinde başvurucuya ödendiği anlaşılmıştır.