Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/1894 E. , 2024/2636 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/1894 Karar No : 2024/2636 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACILAR)... ... ... VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU :... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma hükmü uyarınca yeniden inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... ta
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/1894 E. , 2024/2636 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/1894 Karar No : 2024/2636 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACILAR)... ... ... VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU :... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma hükmü uyarınca yeniden inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adi ortaklık adına, 2009 yılının muhtelif dönemlerine ait katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası ve fer'ilerinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ...; ... tarih ve ...;... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereği adi ortaklıklarda müteselsilen sorumlu olmak üzere ortaklardan biri adına ihbarname düzenlenmesi gerekirken ödeme emirleri dayanağı ihbarnamelerin ortaklık adına düzenlenmesinin anılan Kanun'un 44. maddesi hükmüne aykırı olacağı, bu durum 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesi gereğince "borcum yoktur" kapsamında bir iddia olarak değerlendirilebileceğinden dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağına ilişkin ihbarnamelerin, ortaklardan ...'un ikametgah adresinde "adreste mukim" ibareli olarak ...'e tebliğ edildiği ancak tebliğ alındısı üzerinde tebliğin yapıldığı şahsın davacılarla ilgisinin ortaya konulamadığı, ... takip numaralı ödeme emrine konu kamu alacağına yönelik olarak düzenlenen ihbarname "...Sk No:... D:... Kadıköy/İstanbul" adresinde tebliğ edilememesi üzerine ilanen tebliğ edilmiş ise de söz konusu ihbarnamenin bilinen adresinde tebliğ edilemediği hususu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine uygun şekilde saptanmadığından usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği sonucuna varılan kamu alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle değinilen ödeme emirleri iptal edilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, olayda usulsüz tebligat olmadığı, mükelleflerin vergi ödeme yükümlülüğü altında olduğu, usulüne uygun olarak kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacı temyiz isteminin incelenmeksizin reddi, davalı idare temyiz isteminin ise reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup davalı idare temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler sözü edilen kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Yargı yerlerince verilen kararlardan, ancak davanın tarafları aleyhine sonuç doğuran hüküm fıkralarına karşı yasal başvuru yolları kullanılabilecek olup, dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline dair Vergi Dava Dairesi kararının temyiz edilmesinde hukuki yarar bulunmayan davacının temyiz isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idare temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. Davacı TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 06/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 94. maddesinin 1. fıkrasında tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, 2. fıkrasında tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı, tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının kafi olacağı, 2365 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen üçüncü fıkrasında tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya iş yerlerinde memur ya da müstahdemlerden birine yapılacağı, muhatap yerine bu şekilde tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerektiği belirtilmiştir. Anılan maddeye eklenen 3. fıkrayı düzenleyen kanun maddesinin gerekçesinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun aile fertlerine tebliğe imkan verdiği, dolayısıyla yapılan fıkra ilavesinin adli ve diğer bilumum tebliğlerde geçerli olan bir esasın mali tebliğlere de teşmilinden ibaret olduğu, ilanen yapılan tebliğlerin mükellefin ıttılaına girme ihtimalinin aile fertlerine yapılan tebliğlere göre daha düşük olduğu, bu nedenle uygulamada mükelleflerin tebliğ konusunu zamanında öğrenip itiraz haklarının kaybına sebebiyet verdiği, eklenen fıkra ile hem uygulamada kolaylık sağlanacağı hem de mükelleflerin haklarının zayi olmasının önleneceği ifade edilmiştir. Bu durumda, yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve sözü edilen madde gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, adi ortaklık adına düzenlenen ... takip numaralı ödeme emrinin dayanağını oluşturan ihbarnamelerin ortaklardan ...'un ikametgah adresinde tebliğ edilmesinin hukuka uygun olduğu, dolayısıyla usulüne uygun olarak kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla davacı ortaklık adına düzenlenen söz konusu ödeme emrinde hukuka aykırlık bulunmadığından, temyize konu kararın bu yönden bozulması gerektiği oyuyla Daire Kararına katılmıyorum.