Başvuru, haksız bir şekilde dava açılması ve yargılama sonucunda verilen beraat kararının onanmayarak Yargıtay tarafından bozma-düşme kararı verilmesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, haksız bir şekilde dava açılması ve yargılama sonucunda verilen beraat kararının onanmayarak Yargıtay tarafından bozma-düşme kararı verilmesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 18/1/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 28/2/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 15/5/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 11/7/2014 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. Öte yandan başvurucu Mehmet Sefa Sirmen (Sirmen) tarafından 15/5/2013 tarihinde yapılan 2013/3211 numaralı ve başvurucu Mehmet Yavuz Arınsoy (Arınsoy) tarafından 17/6/2013 tarihinde yapılan 2013/4084 numaralı bireysel başvurulara ilişkin olarak da Bakanlığın 7/10/2015 tarihli yazılarıyla görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. Başvurucu Kadri Veziroğlu (Veziroğlu) tarafından 15/5/2013 tarihinde yapılan 2013/3210 numaralı başvuruya ilişkin Bakanlık görüşü 23/11/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunulmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 8/12/2015 tarihinde Başvurucu Veziroğlu’na tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 14/12/2015 tarihinde ibraz etmiştir. 16/10/2015 tarihinde 2013/3210, 2013/3211 ve 2013/4084 numaralı bireysel başvuru dosyalarının konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2013/3209 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, belirtilen bireysel başvuru dosyalarının kapatılmasına, incelemenin 2013/3209 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Projesi aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Kocaeli Asliye Ceza Mahkemesinde Görülen Yargılamalar Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 17/7/2001 tarihli iddianamesi ile başvurucu Veziroğlu ve diğer bazı sanıklar hakkında 1995 yılında İzmit Büyükşehir Belediyesine araç, gereç ve malzeme temin edilmesiyle ilgili olarak hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan kamu davası açılmıştır. Kocaeli Asliye Ceza Mahkemesinin 11/4/2004 tarihli ve E.2001/711, K.2004/540 sayılı kararıyla başvurucunun bazı eylemler yönünden mahkûmiyetine, bazı eylemler yönünden ise emniyeti suistimal suçundan beraatine karar verilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesi 3/10/2006 tarihli ve E.2005/11788, K.2006/7716 sayılı ilamı ile atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünü bozmuştur. Dava, Mahkemenin E.2006/483 sayısına kaydedilmiştir. Kocaeli Asliye Ceza Mahkemesi 21/3/2007 tarihli ve E.2006/483, K.2007/82 sayılı kararı ile dosyanın Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin E.2006/382 sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermiştir. Meclis Araştırma Komisyonunun 18/7/2003 tarihli raporu üzerine “İzmit Belediyesi Kentsel ve Endüstriyel Su Temin Projesi” kapsamında yapılan İzmit Yuvacık Barajı Projesi’yle ilgili olarak soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu Sirmen, milletvekilliği sıfatının sona ermesinin ardından 3/9/2008 tarihinde Savcılığa ifade vermiştir. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca başvurucu hakkında 9/9/2008 tarihinde iddianame düzenlenmiştir. İddianamede başvurucu, 1995 yılında işlendiği belirtilen ihaleye fesat karıştırma suçundan sorumlu tutulmuştur. Kocaeli Asliye Ceza Mahkemesinin 26/9/2009 tarihli ve E.2008/327, K.2009/237 sayılı kararıyla dosyanın Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin E.2009/147 sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.B. Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin E.2003/451 Sayılı Dosyasındaki Yargılama Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12/12/2003 tarihli iddianamesi ile İzmit Belediyesi Kentsel ve Endüstriyel Su Temin Projesi'yle bağlantılı olarak başvurucu Bahaettin Gülgör (Gülgör) ile başvurucular Veziroğlu ve Arınsoy’un da aralarında bulunduğu toplam on sanık hakkında 1995 yılında işlendiği belirtilen devlet alım satımına fesat karıştırma suçundan dava açılmıştır. Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin E.2003/451 sayılı dosyasına kaydedilen davada 27/1/2005 ile 20/4/2006 tarihleri arasında toplam on duruşma yapılmıştır. Mahkeme 20/4/2006 tarihli ve E.2003/451, K.2006/128 sayılı kararıyla başvurucuların üzerilerine atılı suçlardan cezalandırılmalarına karar vermiştir. Yargıtay Ceza Dairesi 9/10/2006 tarihli ve E.2006/7923, K.2006/7697 sayılı ilamı ile Kocaeli Asliye Ceza Mahkemesinin E.2001/711 sayılı dosyasının birleştirilmesi hususunun gözletilmemesi, bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği ve bir sanıkla ilgili ek iddianameye ihtiyaç olduğu gerekçeleriyle mahkûmiyet hükmünü bozmuştur. Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde Devam Eden Yargılama Yargıtay Ceza Dairesinin bozma ilamı sonrasında Mahkemenin E.2006/382 sayılı dosyası üzerinden yargılamaya devam edilmiştir. Yargılama esnasında Kocaeli Asliye Ceza Mahkemesinin E.2006/483 sayılı dosyası bu dosya ile birleştirilmiş ve Mahkeme üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor almıştır. Bilirkişiler; kanuna aykırı ve usulsüz herhangi bir işlemin bulunmadığı, inşaat ve hizmetlerin kabulüne ilişkin işlemlerde usule ve uygulamalara aykırı davranılmadığı yönünde görüş bildirmiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 14/6/2007 tarihli ve E.2006/382, K.2007/162 sayılı kararı ile başvurucular Gülgör, Veziroğlu ve Arınsoy’un unsurları oluşmayan ihaleye fesat karıştırma suçundan; hukuki ihtilaf niteliğinde görüldüğünden dolayı da başvurucu Veziroğlu’nun emniyeti suistimal suçundan beraatına karar vermiştir. Yargıtay Ceza Dairesi 12/2/2009 tarihli ve E.2008/814, K.2009/1568 sayılı ilamı ile ek iddianame düzenlettirilmeden karar verildiği, raporu hazırlayan kişilerin bilirkişi listesinde yer almamasına rağmen bu kişilerin seçilme gerekçesinin kararda belirtilmediği ve uyuşmazlık konusu hususlara ilişkin yeterli açıklamalara raporda yer verilmediği gerekçeleriyle tekrar bozma kararı vermiştir. Bozma sonrasında E.2009/147 numarasını alan dosyada, Ankara Ağır Ceza Mahkemesi üç kişilik farklı bir bilirkişi heyetine yeni bir rapor hazırlatmıştır. Mahkeme raporu yeterli görmediğinden aynı heyet tarafından mahallinde de inceleme yapılmak suretiyle tekrar rapor hazırlanmıştır. Bilirkişiler, mevzuata aykırı ya da ilke ve teamüllere uygun düşmeyen bir husus tespit edemediklerini belirtmişlerdir. Mahkeme 19/10/2010 tarihli ve E.2009/147, K.2010/297 sayılı kararı ile atılı suçların sübut bulmaması veya unsurlarının oluşmaması nedeniyle başvurucuların beraatına karar vermiştir. Yargıtay Dairesi 21/1/2013 tarihli ve E.2012/4651, K.2013/487 sayılı ilamı ile başvurucuların eylemlerinin görevi kötüye kullanma ve buna iştirak etme sonucunu oluşturmasına rağmen zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kararın bozularak düşürülmesine karar vermiştir. Başvurucu Veziroğlu’na atılı hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçu için öngörülen zamanaşımı süresinin de dolduğu bildirilmiştir. Nihai karar, başvurucular Gülgör, Veziroğlu ve Sirmen'in vekillerine 17/4/2013 tarihinde tebliğ edilmiş; başvurucu Arınsoy'un vekili ise kararı 21/5/2013 tarihinde elden tebellüğ etmiştir. Dosyada başvurucu Arınsoy’un daha erken bir tarihte karardan haberdar olduğunu gösteren herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmamıştır. Başvurucular Gülgör, Veziroğlu ve Sirmen 15/5/2013; başvurucu Arınsoy 17/6/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.