Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/2368 E. , 2024/1582 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/2368 Karar No : 2024/1582 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, … Mahallesi, … …
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/2368 E. , 2024/1582 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/2368 Karar No : 2024/1582 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … pafta, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda 1/5.000 ve 1/25.000 ölçekli ilave+revizyon nazım imar planlarının kabul edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporun ve dosyanın birlikte incelenmesinden, uyuşmazlık konusu nazım imar planlarının birbirine ve üst kademedeki 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına uygun olduğu, plan kademelenmesi içerisinde ölçekler arası tutarlılık sağlandığı gibi davaya konu alana ilişkin "tarımsal niteliği korunacak alan" plan kararı yönünden de şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve ilgili mevzuata uygun biçimde planlama yapıldığı, bilirkişi raporunda yer verilen 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanuna ve 5403 sayılı Toprak Koruma Kanununa ilişkin tespit ve değerlendirmelerin uyuşmazlık konusu nazım imar planlarını hukuka aykırı hale getirmediği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporun ve dosyanın birlikte incelenmesinden, taşınmazın toprak yapısı ve uydu görüntüleri esas alınarak tarımsal açıdan yapılan yorumunda; uyuşmazlık konusu parselin doğu-batı yönünde orta derecede eğime sahip(C sınıfı, %5-6), kuzey-güney yönünde dik ve çok dik eğime sahip (D, E sınıfı, %15-16) bir arazi niteliğinde olduğu, etkili toprak derinliğinin taşınmazın kuzeyinde çok sığ (10-15 cm) ve güneyindeki daha eğimli kısımda ise bundan daha sığ (5 cm) olduğu ve yüzeyde 5-20 cm çaplı yoğun taşlığa sahip olduğu, Zeytinciliğin Islahı Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesinde belirtilen zeytin yetiştiriciliğine elverişli sahalarda zeytinlik kurulmasını sağlamak ve birim alandaki verimi artırmak amaçlarının dava konusu taşınmazın sahip olduğu arazi ve toprak karakteristiklerinde (özellikle çok sığ toprak derinliği, yer yer yüzeye çıkmış kayalıktan dolayı) karşılanamadığı, yani bu parselde optimum düzeyde zeytin yetiştiriciliğinin yapılamayacağı, arazi kullanım kabiliyetine göre yapılan değerlendirmede; taşınmazın sahip olduğu arazi ve toprak karakteristiklerine göre işlemeli tarımsal faaliyetlerini engelleyen (sınırlayan) sığ toprak derinliği, yoğun yüzey taşlığı, eğim ve yer yer yüzeye çıkmış kayalık gibi faktörlere sahip olduğunun tespit edildiğinden uyuşmazlık konusu parselin arazi kullanım kabiliyeti sınıflamasında işlemeli tarım kültürüne uygun olmayan VI. ve VII. sınıf tarım dışı araziler niteliğinde olduğu, zeytin ağaçlarının iklim ve toprak istekleri yönünden yapılan değerlendirmede; zeytin ağacının toprak bakımından çok seçici olmadığı için fakir toprakların zengin bitkisi olarak bilindiği ancak bu durumun fakir topraklarda daha iyi geliştiği ve bol ürün verdiği anlamına gelmediği, zeytinin yıllık 400-800 mm yağış alan, rakımın ortalama 700-800 metre etkili toprak derinliğinin (bitki köklerinin faydalanabileceği derinlik) koşullara göre 75-100 cm olduğu (derin) koşullarda optimum verime sahip olduğu, dava konusu … parsel sayılı taşınmazın sahip olduğu yükseklik 794-807 metre arasında değiştiği, bu yüksekliğin zeytin yetiştiriciliği için öngörülen 700-800 metre sınırının üst limiti olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin yıllık yağış ortalamasının 529 mm olmasının zeytin yetiştiriciliği için yeterli olduğu, ancak toprak derinliğinin 10-15 cm olması nedeniyle zeytin ağacının (veya tarımsal ürünlerin) ihtiyaç duyduğu derin toprak niteliğinde olmadığı, bu durumda, ölçekler arası tutarlılığın sağlandığı sabit ise de davacının hissedarı olduğu taşınmazın tarımsal faaliyete elverişli olmaması karşısında dava konusu revizyon nazım imar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan olarak planlanmasının uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Gaziantep Valiliği İl Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünce, davaya konu parselin kuru zeytinlik tarım arazisi olduğu tespit edildiğinden yapılacak olan imar planlarında alanın niteliğinin korunması gerektiği hususunun davalı idareye bildirildiği, bu doğrultuda 5373 sayılı Kanuna uygun olarak kabul edilen uyuşmazlık konusu nazım imar planlarının hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Uyuşmazlık konusu taşınmaz, Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen ve dava konusu nazım imar planlarının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1/100.000 ölçekli il çevre düzeni planında, sanayi alanı, Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planında ve 2014 yılında kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planında ise sanayi bölgeleri ve imar yolu olarak planlanmıştır. Gaziantep Valiliği İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 09/02/2015 tarihli yazısında, … tarih ve … sayılı Toprak Koruma Kurulu kararıyla davaya konu taşınmazın da içinde bulunduğu alanın kuru zeytinlik tarım arazisi olarak tespit edildiği, imar planlarının yapımında Toprak Koruma Kurulu kararının dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Artan nüfusu kontrol altına almak ve donatı alanlarında dengeyi sağlamak adına Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen dava konusu ilave+revizyon nazım imar planı değişikliğinde, uyuşmazlık konusu parselin de içinde bulunduğu geniş bir alandaki sanayi alanı kullanım kararı tarımsal niteliği korunacak alan olarak değiştirilmiştir. Bunun üzerine, Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. Dava açıldıktan sonra, 16/06/2017 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli il çevre düzeni planında ise taşınmazın kullanım kararı dikili tarım alanı olarak değiştirilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde; nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekana ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak gösteren plan olarak tanımlanmıştır. 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı, Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 2. maddesinde, "Orman sınırları dışında bulunan ve Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yabani zeytinlik, Antep fıstığı ve harnupluklar ve her nevi sakız nevileri ile orman sınırları dışında olup da 17.10.1983 tarih ve 2924 sayılı Kanun kapsamında bulunmayan zeytin yetiştirmeye elverişli fundalık ve makiliklerin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca tespit edilip haritalandırılır.", 17. maddesinin 1. fıkrasında, "Devlet; zeytinciliğin ıslahı, yeni zeytin dikim alanlarının tespiti, zeytin dikim ve yetiştirilmesinin teşviki ile verimin artırılması, hastalık ve zararlılarla mücadele ile ürün elde etmekte masrafları azaltıcı araç ve gereçlerin imal ve ithalinde gerekli kolaylıkları sağlar."; 20. maddesinde, "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının iznine bağlıdır. Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10’unu geçemez. Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç başına altmış Türk Lirası idarî para cezası verilir." hükümleri yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Gaziantep Valiliği İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 09/02/2015 tarihli yazısında, … tarih ve … sayılı Toprak Koruma Kurulu kararıyla davaya konu taşınmazın da içinde bulunduğu alanın kuru zeytinlik tarım arazisi olarak tespit edildiği ve imar planlarının yapımında Toprak Koruma Kurulu kararının dikkate alınması gerektiğinin belirtilmesi, ayrıca, Tapu ve Kadastro Müdürlüğü Parsel Sorgulama Uygulaması üzerinden yapılan araştırmada, uyuşmazlık konusu taşınmazın, tapudaki niteliğinin zeytinlik olduğunun görülmesi karşısında, taşınmazın bulunduğu alanda yapılacak imar planlarında, taşınmazın zeytinlik olan niteliğine ve kuru zeytinlik tarım arazisi olan tarımsal kullanım amacına uygun plan kararları getirilmesi gerektiği tabiidir. Yukarıda yer verilen 5373 sayılı Kanun ve Toprak Koruma Kurulu kararı uyarınca, uyuşmazlığa konu parselin bulunduğu alanda yapılacak imar planlarında, kullanım kararları ve yapılaşma koşulları bakımından birtakım kısıtlamalar getirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Kullanma Kanunu hükümlerine göre, tarım dışı kullanım kararı alınmamış bir tarım arazisinin, imar planlarında, tarımsal kullanım amacı dışında herhangi bir amaca yönelik kullanım kararı getirilmesi ve tarımsal amacı dışında kullanılması mümkün değildir. İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda yer verilen, taşınmazın zeytincilik faaliyeti bakımından optimum fayda sağlayacak nitelikte olmadığına yönelik değerlendirmeler, Dairemizce, üzerinde zeytin ağaçları bulunan, yakın çevresindeki zeytinlik ve fıstıklık nitelikli parsellerle bütünlük oluşturan, Toprak Koruma Kurulu kararıyla tarımsal niteliği kuru zeytinlik tarım arazisi olarak belirlenen ve tapudaki niteliği zeytinlik olan taşınmazın, zeytinlik alan yahut tarım alanı olarak planlanmasına engel teşkil eder nitelikte bulunmamıştır. Diğer taraftan, fiili kullanımı ve tapu kayıtlarındaki vasfı gözetildiğinde taşınmazın, toprak, eğim ve yağış istekleri gibi hususlar bakımından zeytincilik faaliyetine "en uygun durumda" olmadığı değerlendirilecek olsa dahi bu durum, taşınmazın zeytinlik vasfına uygun olarak kullanılamayacağı anlamına gelmediğinden alanda tarım alanı veya tarımsal niteliği korunacak alan gibi uygun bir kullanım kararının getirilmesi gerektiği de açıktır. Planların kademeli birlikteliği ilkesi uyarınca alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, kararlarına uyumlu olması gerekmekle birlikte, 1/100.000 ölçekli planda leke niteliğinde öngörülen kullanım kararlarının, bu plandan ölçü alınarak uygulama yapılamayacağı, planlama kararlarının, planla öngörülen ilke, strateji ve politikaların gerçekleştirilmesine yönelik olarak kurum/kuruluş görüşleri ve alanın özelliğinden kaynaklı veri ve bilimsel raporlar göz önünde bulundurularak alt kademedeki 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli planlarda şekillendirileceği tabiidir. Bu nedenle, nazım imar planları çevre düzeni planlarının, uygulama imar planları da nazım imar planlarının, büyütülmüş kopyaları olmayıp anılan imar planlarının soyuttan somuta inen plan kararlarının alındığı farklı özellikleri ve ayırıntıları içeren belgeler olduğu bilinmektedir. Alt ölçekli planları denetleyen, yönlendiren ve esneklik çerçevesini çizen üst ölçekli planlar, kentin ana gelişme kararlarını ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini ilke düzeyinde veren belgelerdir. Üst ölçekli plan niteliğinde olan çevre düzeni planında da bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirilmekte ve getirilen bu kararlar çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı bir çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak nitelikte olmaktadır. Bu yönüyle çevre düzeni planı, bu plana dayanılarak yapılacak ve arazi kullanımlarının fonksiyonel dağılımı ile genel yoğunluğunun belirlendiği nazım imar planı ve nazım imar planları esaslarına göre çizilen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunun belirlendiği uygulama imar planı ile öngörülen arazi kullanım kararlarından farklılık arz etmektedir. Bu itibarla, alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği çevre düzeni planının, nazım ve uygulama imar planları gibi değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu durumda, Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen ve dava konusu nazım imar planlarının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1/100.000 ölçekli il çevre düzeni planında, dava konusu taşınmaz, sanayi alanı olarak planlanmış ise de alt ölçekli imar planlarının Gaziantep Valiliği Toprak Koruma Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı gözetilerek yapılması gerektiğinden uyuşmazlık konusu nazım imar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan kullanım kararı getirilmesinin planların kademeli birlikteliği ilkesi bakımından aykırılık oluşturmadığı neticesine varılmıştır. Kaldı ki, bakılan dava açıldıktan sonra, 16/06/2017 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli il çevre düzeni planı değişikliğiyle; anılan Toprak Koruma Kurulu kararı ile uyumlu olacak şekilde taşınmazın kullanım kararının dikili tarım alanı olarak belirlendiği görülmektedir. Öte yandan, davacı ve davalı taraflarca sunulan 27/05/2020 tarihli ortak ek beyan dilekçesinde, İdare Mahkemelerince verilen çeşitli iptal kararları neticesinde konusu kalmayan görülmekte olan uyuşmazlıkta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de anılan dilekçede yer verilen idare mahkemesi kararlarının, bakılan uyuşmazlığın neticesine etki etmediği ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden görülmekte olan davanın konusu olan imar planlarının yürürlükte olduğu neticesine ulaşıldığından uyuşmazlık hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği yönündeki iddialara itibar edilmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/03/2024 tarihinde, kesin olarak, esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: Dava, Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … pafta, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda 1/5.000 ve 1/25.000 ölçekli ilave+revizyon nazım imar planlarının kabul edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlıkta, dava konusu nazım imar planlarının hukuka uygunluğunun değerlendirilmesine yönelik olarak, uzmanlık alanları gayrimenkul değerleme, ziraat mühendisi ve harita mühendisi olan bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi heyetiyle İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen rapor esas alınarak karar verildiği görülmektedir. Özel ve teknik bilgiyi gerektiren uyuşmazlıklarda, bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, maddi gerçekliğin ortaya çıkarılmasına yardımcı olacak teknik verilerin elde edilmesini sağlamak olduğu göz önünde tutulduğunda, tek başına hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan görülmekte olan uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması ve davaya konu imar planlarının yargısal denetiminin yapılması için, işin niteliği gereği heyet halinde çalışması uygun görülen bilirkişilerin, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar ve planlama alanının özellikleri gözetilerek uygun uzmanlık alanı dikkate alınmak suretiyle seçilmesi gerekmektedir. Zira, uyuşmazlığın yeterli uzmanlığa sahip bilirkişiler tarafından değerlendirilmesi tarafları tatmin edici ve adil bir yargılama yapılması açısından önemli bir gerekliliktir. Dava konusu nazım imar planlarının hukuki denetiminin, plan bütünlüğü, alanın özellikleri, planlama yaklaşımı bakımından imar mevzuatına, planlama ilkelerine, şehircilik esaslarına ve kamu yararına uygunluğu gözetilerek yapılması gerektiği açık olduğundan bölge idare mahkemesince, özellikle şehir ve bölge planlaması alanında uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyeti marifeti ile yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle alınacak rapor gözetilerek karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle karara katılmıyorum.