4. Hukuk Dairesi 2021/20612 E. , 2024/8236 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/32 Esas 2015/416 Karar DAVA TARİHİ : 22.01.2015 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve kararın yayınlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalılar vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz
**4. Hukuk Dairesi 2021/20612 E. , 2024/8236 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/32 Esas 2015/416 Karar DAVA TARİHİ : 22.01.2015 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve kararın yayınlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalılar vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.09.2014 tarihinde Dokuz Sütun Gazetesi'nde davalı ... tarafından kaleme alınan köşe yazısı nedeniyle müvekkili vakfın kişilik haklarının saldırıya uğradığını; 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 13 üncü maddesine göre yayımcı, imtiyaz sahibi ve eser sahibi olan davalıların zarardan sorumlu olduklarını belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın haberin yayınlandığı tarihten işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan tahsili ile kararın tirajı yüksek üç gazeteden birinde yayınlanması isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ülkenin birçok noktasında belediyelere ait gayrimenkullerin davacı vakfa devredilmesi, davacı vakfın bu anlamda gündemde olması nedeniyle köşe yazısında bu durumun dile getirildiğini; köşe yazısının eleştiri, basın ve ifade özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, eser sahibinin güncel bir konu ile ilgili düşüncelerini dile getirdiğini, gazeteciliğin bir kamu görevi olduğunu, dava konusu köşe yazısı ile ilgili eser sahibi hakkında hakaret ve iftira suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kadıköy iskelesinde bulunan “Deniz Yıldızı” isimli kafeterya hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Şehir Hatları Turizm Sanayi ve Tic. A.Ş. arasında intifa hakkı sözleşmesi yapılmış olduğu, sözleşme gereğince kafeteryanın işletme hakkının adı geçen şirkete ait olduğu, mahallinde yapılan 21.06.2007 tarihli tespit sonucunda söz konusu kafeteryanın İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Denizcilik Fakültesi Mezunları Sosyal Yardım Vakfı tarafından işgalli olduğunun tespit edildiği, ecrimisil dosyası oluşturularak 09.09.2014 tarihinde adı geçen vakfın söz konusu yerden tahliye edildiği ve kafeteryanın intifa hakkı sözleşmesi gereğince İstanbul Şehir Hatları Turizm San. Tic. A.Ş.'ye teslim edildiği, dolayısıyla kafeteryaya davacı vakfın el koymasının söz konusu olmadığı, dosya kapsamında davacı vakfın söz konusu kafeterya ile herhangi bir hukuki ya da fiili ilişkisi bulunduğuna dair hiçbir delil olmadığı, haberin gerçek olmaması nedeniyle yazının ve haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacı yararına manevi tazminat isteminin yasal koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan tahsiline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; dava konusu haberin gerçek olmadığı hususunun belediyenin cevabi yazısı ile tespit edildiğini, müvekkilinin faaliyetleri ve misyonu ile toplumda saygın bir konuma sahip olduğunu, buna göre saldırının ağırlığı ile hükmedilen manevi tazminatın orantılı olmadığını, davalı tarafın kusurunun ağırlığının tazminat miktarı yönünden değerlendirilmediğini, dayanıksız şekilde ağır hakarette bulunulduğunu ve müvekkili vakfın zan altında bırakıldığını, hükmedilen tazminatın caydırıcı olmadığını, daha yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; söz konusu köşe yazısında eser sahibinin güncel bir konu ile görüş ve düşüncelerini dile getirdiğini, söz konusu olayın birçok gazetede haber yapıldığını, davacının dava dışı bu haberlerle ilgili tekzip talep etmemesi nedeniyle bu yazının kaleme alındığını, yayın tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bazı vakıflara imtiyaz tanıdığına dair toplumun bir kesiminde rahatsızlık olduğunu, yazıda vakıfların belediyeler ile olan ilişkisine dikkat çekildiğini, yayının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 12.09.2014 tarihinde Dokuz Sütun Gazetesi'nde yayınlanan köşe yazısı nedeniyle davacı vakfın kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve hükmün yayınlanması istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 26 ve 28 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddeleri, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1 ve 3 üncü maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; 12.09.2014 tarihinde Dokuz Sütun Gazetesi'nde yayınlanan köşe yazısı nedeniyle davacı vakfın kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve hükmün yayınlanmasının talep edildiği, dava konusu haberde Kadıköy iskelesinde bulunan “Deniz Yıldızı” isimli kafeteryanın Büyükşehir Belediyesi tarafından tahliye edilerek, davacı vakfa tahsis edildiği ifade edilmiş ise de belediyenin cevabi yazısı değerlendirildiğinde bu yerin intifa hakkı sahibi olan Şehir Hatları Turizm Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye teslim edildiğinin anlaşıldığı, kafeteryaya davacı vakfın el koymasının söz konusu olmadığı, davacı vakfın söz konusu kafeterya ile herhangi bir hukuki ya da fiili ilişkisi bulunduğuna dair bir delil olmadığı, haberin bu yönü ile gerçeği yansıtmadığı; köşe yazısında ve başlıkta davacı hakkında yapılan benzetmenin değer yargısı olarak kabul edilemeyeceği, davacı hakkında sarf edilen söz ve ifadeler bir bütün halinde incelendiğinde ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacının kişilik haklarına saldırı olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin ve olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu anlaşıldığından, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalılara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.