DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1000 E. , 2024/1447 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1000 Karar No : 2024/1447 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 16/10/2023 tarih ve E:2021/62, K:2023/4078 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tütün ve Alkol Piyasas…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1000 E. , 2024/1447 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1000 Karar No : 2024/1447 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 16/10/2023 tarih ve E:2021/62, K:2023/4078 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) ...tarih ve ... sayılı kararının "alkollü içki dağıtım yetki belgesini haiz üretici/ithalatçı firmaların kullandıkları markalara ait alkollü içkilerin 31/12/2015 tarihinden itibaren piyasada bulundurulmaması" cümlesi ile Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 19. maddesinin iptaline karar verilmesi ve 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 6. maddesinin 9. fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 16/10/2023 tarih ve E:2021/62, K:2023/4078 sayılı kararıyla; Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş, 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 3. maddesinin 1. fıkrasının (a), (e), (l) ve (m) bentleri; 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 6. maddesinin 9. fıkrası, Geçici 1. maddesinin 3. fıkrası ve Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesine yer verilerek, Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 19. maddesi yönünden; 4733 sayılı Kanun ile 4250 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemelerden, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun, alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işaretinin alkollü içkilerde kullanılmamasını sağlamaya yönelik olarak ikincil düzenlemeler yapmaya, bu düzenlemelerin Resmî Gazete’de yayımından itibaren on ay içinde alkollü içki piyasasında kullanılan markaların, kanun hükümlerine uygun hâle getirilmesini ve uygun olmayan ürünlerin bu tarihten itibaren piyasaya arz edilmemesini sağlamaya yetkili kılındığının anlaşıldığı, Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 19. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinin "alkollü içkilerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti, alkolsüz içki ve sair ürünlerde; alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti de alkollü içkilerde kullanılamaz." şeklinde olduğu ve birebir kanun maddesi ile aynı olduğu, aynı fıkranın devamında yer alan (a), (b) ve (c) bentlerinin ise düzenlemeyle ilgili uygulamanın nasıl olacağına dair somut bir çerçeve çizmeye yönelik düzenlemeler içerdiğinin anlaşıldığı, Bu nedenle, Kanun maddesi ile aynı düzenlemeyi içeren ve kanun maddesi ile ortaya konulan hükmün uygulanması ile ilgili somut kıstaslar ortaya koyan, kanun maddesi ile çizilen çerçeve dahilinde uygulamanın somut ve belirli bir şekilde yürütülmesine yönelik olarak düzenleme içeren dava konusu Yönetmelik maddesinde üst hukuk kurallarına aykırılık bulunmadığı, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) 09/09/2015 tarih ve 9782 sayılı kararının, "alkollü içki dağıtım yetki belgesini haiz üretici/ithalatçı firmaların kullandıkları markalara ait alkollü içkilerin 31/12/2015 tarihinden itibaren piyasada bulundurulmaması" cümlesi yönünden; 4733 sayılı Kanun uyarınca piyasaya ilişkin faaliyetleri düzenlemeye ve denetlemeye yetkili bulunan davalı idare tarafından, çerçevesi kanunla çizilmiş alanda düzenleme yapılabileceği; davalı idarenin tütün ve alkol tüketiminden kaynaklanan kamusal, toplumsal ya da tıbbî nitelikteki her türlü zararlı etkileri önleyecek düzenlemeleri yapmak, bunlarla ilgili kararları almak konusunda yetkili olduğu; 4250 sayılı Kanun ile Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, gereklilikleri taşımayan mevcut ürünlerin, bu maddenin Resmî Gazete’de yayımı tarihinden itibaren on ay içinde anılan fıkralardaki hükümlere uygun hâle getirileceği kuralı dikkate alındığında, dava konusu işlem ve Kurul kararı ile kullanılması yasaklanan alkollü içki markalarına ait ürünlerin 31/12/2015 (16/12/2015 tarihli karar ile uygulama tarihi 30/06/2016 olarak değiştirilmiştir) tarihinden sonra piyasada bulundurulmamasına ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Kurul Kararının Anayasa ile koruma altına alınan mülkiyet hakkını ihlâl ettiği ve kanunların geriye yürümezliği ilkesine aykırı olduğu, Kurul kararının dayanağı olan ve 11/06/2013 tarihinde 4250 sayılı Kanun'un 6. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla getirilen kuralın Kanun'un yayım tarihinden önce tescil edilmiş ve kullanılan alkollü içki markalarını kapsamadığı, firmaların alkollü içki sektöründe kullandığı alkollü içki markalarına hukuka aykırı şekilde yasak getirildiği, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de belirtilen usullere göre tescil ettirip kullandığı markaların yasaklanmasının kazanılmış hak, hukuki istikrar ve güven, ölçülülük ve hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğu, Yönetmelik kuralının 4250 sayılı Kanun ile Anayasa'nın 11., 14. ve 124. maddelerine aykırı olduğu, Anayasa'nın güvence altına aldığı temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldırdığı, ilgili Yönetmelik maddesi uyarınca iki marka farklı sınıflardaki mal ve hizmetlerde tescilli olsa veya ambalaj etiketleri farklı olsa hatta tescilli marka sahipleri arasında hukuki veya fiili bağlantı olmasa bile sırf aynı markanın tescil edilmiş olması kanuna aykırı kabul edilip alkollü içki markasının kullanılmasının yasaklandığı, böylece Kanuna aykırı şekilde söz konusu yasağın uygulama alanının genişletildiği, dava konusu düzenleyici işlemlerin dayanağı olan 4250 sayılı Kanun'un 6. maddesinin dokuzuncu fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu ve iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 16/10/2023 tarih ve E:2021/62, K:2023/4078 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 27/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.