(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/17937 E. , 2013/9756 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, kısa kararda davanın reddine, haksız icra takibi nedeniyle %40 icra tazminatına …
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/17937 E. , 2013/9756 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, kısa kararda davanın reddine, haksız icra takibi nedeniyle %40 icra tazminatına hükmedildiği halde, gerekçeli hükümde davanın reddine karar verilmiş, ancak icra inkar tazminatına karar verilmemesi suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur. Davalı vekilinin talebi üzerine, mahkemece tavzih yoluyla hüküm fıkrasının birinci bendinde değişiklik yapılarak haksız icra takibi nedeniyle %40 icra tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine ilişkin karar hüküm fıkrasına eklenmiş asıl hüküm ve tavzih kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- HMK'nun 305. maddesinde düzenlenen tavzih, bir hükmün belirsiz olması ya da birbiri ile çelişkili fıkralar içermesi halinde hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulan bir yoldur. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Hakim hükmünü verdikten sonra o davadan elini çektiğinden, hüküm temyiz edilip, bozulmadıkça o davaya yeniden bakamayacağından hükme yeni bir hüküm fıkrası eklenerek hükmü değiştirmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece verilen tavzih kararı doğru olmadığından tavzih kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 2- Davacı vekilinin asıl hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 10.04.1992 gün, 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedeni oluşturur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile yeni bir karar vermekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.