T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1492 Esas KARAR NO: 2025/1610 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2015/1178 Esas, 26/09/2025 tarihli ara karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi ge…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1492 Esas KARAR NO: 2025/1610 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2015/1178 Esas, 26/09/2025 tarihli ara karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili 23/07/2020 havale tarihli dilekçesi ile; dava konusu olan İstanbul 27.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında müvekkilinin aracının haczedilerek paraya çevrildiğini, davaya konu çeklerin karşı tarafça müvekkilinden silah zoru ile alındığını ve buna ilişkin davanın İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/270 esas sayılı dosyasında devam ettiğini, müvekkilinden alınan çeklerin icraya konulması neticesinde aracının satıldığını, derece kararı yapıldığını ve bu satıştan elde edilen paranın karşı tarafa ödeneceğini iddia ederek paranın karşı tarafa ödenmemesi hakkında ihtiyati tedbir karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: İhtiyati tedbire itiraz eden / davalı vekili duruşmadaki beyanında; İstanbul 18 Ağır Ceza Mahkemesine ait 2019/270 esas sayılı dosyanın Yargıtay'da olduğunu, verilen tedbir kararı ile müvekkilinin alacağının adete yok edildiğini belirterek İstanbul 18 Ağır Ceza Mahkemesine ati 2019/270 esas sayılı dosyanın kesinleşmesine yönelik karardan dönülmesini ve mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiş , davacı vekili ise Ağır Ceza Mahkemesine ait kararın Yargıtay'dan dönüşünün beklenilmesini istemiştir. İHTİYATİ TEDBİR ARA KARARI: İlk derece mahkemesinin 24/07/2020 Tarihli ara kararı ile; "ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile İstanbul 27.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında;Araç ihale satış bedeli olan 67.306,34TL'nin % 15'i oranı olan 10.095,95TL nakdi teminat mahkeme veznesine yatırıldığı yada ayni miktar kat’i ve süresiz banka teminat mektubu verildiği takdirde;Tedbiren icra veznesine yatırılacak takibe konu paranın, alacaklıya verilmemesine." şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİ İlk derece mahkemesinin 25/09/2025 Tarihli ara kararında;"...Karşı tarafça ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmesi üzerine mahkememizin 18/02/2021 tarihli kararı ile ihtiyati tedbire karşı yapılan itiraz red edilmiş ve istinaf yolu açılmasına rağmen itiraz eden tarafından istinafa başvuru yapılmamıştır. Davalı vekili daha sonraki aşamada tekrar ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiş mahkememizin 21/04/2022 tarihli kararı ile itirazı red edilmiş yine itiraz eden kararı istinafa götürmemiştir. Davalı vekili ihtiyati tedbir kararına daha sonra tekrar itirazda bulunmuş mahkememizin 25/01/2024 tarihli kararı ile itirazı red edilmiş yine itiraz eden taraf kararı istinafa götürmemiştir. Davalı vekili yukarıda da belirtildiği üzere en son olarak 25/09/2025 tarihli duruşmada ihtiyati tedbire tekrar itiraz etmiştir. Davacı taraf çeklerin davalı tarafça silah zoru ile elinden alındığını dava dilekçesinde iddia etmiş olup bununla ilgili ceza yargılaması İstanbul 18 Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/270 esas sayılı dosyasında yapılmış, mahkemece beraat kararı verilmiş , istinaf incelemesi neticesinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de bu defa istinafın kararına karşı Yargıtay yoluna gidildiği, dosyanın henüz Yargıtay'dan dönmediği, Ağır Ceza Mahkemesindeki yağma suçundan verilen kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Daha önceki ihtiyati tedbire itiraz kararlarında da belirtildiği üzere, bir menfi tespit davasının yargılaması ile ilgili olarak görülen dava da, Yargıtay 19. Hukuk Dairesine ait 25/02/2014 tarih 2014/3192 Esas 2014/3677 Karar sayılı ilamı ile "Bu durumda ceza mahkemesinin olası bir mahkumiyet kararının 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74'üncü (818 Sayılı Borçlar Kanununun 53. Maddesi) uyarınca hukuk hakimini bağlayıcı gözetilerek, söz konusu ceza davasının sonucunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 165/1 hükmü uyarınca bekletici mesele yapılması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiş" şeklinde karar verildiğinden söz konusu İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine ait 2019/270 Esas sayılı dosyası Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrası temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay incelemesinden dönmemesi sebebiyle henüz kesinleşmediğinden davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine" Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; yargılamanın 10 yıldır devam ettiğini, 26.09.2025 Tarihli ara kararın kaldırılması gerektiğini, Davacının müvekkilinden 2.500.000 Euro borç aldığını, müvekkilini sürekli oyaladığını, takiplerden sonra borcunu ödememek için Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığına 30.03.2015 tarihinde suç duyurusunda bulunduğunu, Mahkemece Ağır Ceza Mahkemesi kararının sonucunu bekletici mesele yapıldığını, mahkemece beraat kararı verildiğini, istinaf başvurusunun reddedildiğini, kararın dosyaya sunulduğunu, beraat kararı ve Bölge Adliye Mahkemesinin davacının istinaf başvurusunun reddi kararı dikkate alınarak ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep ettiklerini, Davacının tedbir talebi tamamen kötüniyetli olduğunu, davacının mal kaçırma, kötü niyetli itiraz ve tedbirlerle müvekkilin alacağını tahsilin engellemeye çalışmakta hukuku kendisine bir kalkan ve müvekkile karşı silah olarak kullanmakta olduğunu, müvekkilinin büyük zarara uğrattığının aşikar olduğunu, tüm malvarlığını kaçırdığını, tasarrufun iptali kararının sunulduğunu, dava sırasında yaşanan ekonomik gelişmeler nedeniyle alacağın reel olarak yaklaşık 1/14 üne düştüğünü, mağduriyetin sona erdirilmesi için 26.09.2025 Tarihli ret kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Talep, ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; ilk derece mahkemesinin 24.07.2020 Tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbire hükmolunmuş, tedbire itirazın reddine karar verilmiş, davalı vekili red kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmamıştır. Davalı vekili yargılama aşamasında bekletici mesele yapılan ceza mahkemesi dosyasında müvekkili hakkında beraat kararı verildiğini, karşı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekilinin talebi esasen; HMK 396.maddesi gereğince durum ve koşullarının değişmesi nedeni ile ihtiyati tedbirin kaldırılması, değiştirilmesi talebi niteliğindedir. Bu durumda HMK 396/2 maddesi gereğince mahkemenin 26.09.2025 Tarihli red kararına karşı istinaf kanun yolu kapalı olduğundan davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 396/2 maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 396/2 maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf isteminin USULDEN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 11/12/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.