8. Hukuk Dairesi 2023/4300 E. , 2025/2543 K. MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1747 E., 2023/922 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/26 Esas 2020/1Karar Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ... ve asli müdahiller ... ve ... mirasçılarının davalarının ayrı ayrı reddine, birleşen davacılar ... ve ... ...'nun davasının kabulü…
**8. Hukuk Dairesi 2023/4300 E. , 2025/2543 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1747 E., 2023/922 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/26 Esas 2020/1Karar Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ... ve asli müdahiller ... ve ... mirasçılarının davalarının ayrı ayrı reddine, birleşen davacılar ... ve ... ...'nun davasının kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Temyize konu, Erzincan ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 102 ada 18 parsel sayılı ve 38.669,48 m² yüzölçümlü taşınmaz, mera vasfı ile senetsizden kamu orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı ..., dava konusu 102 ada 18 parsel sayılı taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, ancak kadimden beri dava konusu yerin kendisi ve ataları tarafından kullanıldığını belirterek taşınmazın kendisi ve mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Asli müdahiller ... ve ..., dava konusu taşınmazda mirasçı olduklarını belirterek davaya müdahale talebinde bulunmuşlardır. Davalı Köy Tüzel Kişiliği, dava konusu yerin mera olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Birleşen davacılar ... ve ..., 108 ada 2, 107 ada 7 ve 107 ada 6 parsel sayılı taşınmazların hatalı olarak davalılar adına tespit edildiğini belirterek, tespitin iptali ile dava dilekçesindeki taleplerine göre tescile karar verilmesini istemişlerdir. Birleşen dosyada bir kısım davalılar, açılan davayı kabul ettiklerini, sınırların hatalı çizildiğini beyan etmişlerdir. Mahkemece; temyize konu olmayan 107 ada 6 ve 7 parsel ile 108 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında yapılan değerlendirmede; birleşen davanın davanın kabulü ile; 107 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 20.08.2019 havale tarihli fen bilirkişi raporunda "C" harfi ile gösterilen 899,10 m²lik, 107 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde "E" harfi ile gösterilen 176,10 m²lik ve 108 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde "G" harfi ile gösterilen 3.433,30 m²lik alanların kadastro tespitlerinin iptali ve ifrazları ile muris ... ve ...'nun veraset ilamındaki payları oranında mirasçıları adlarına, kalan kısımların malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, dava ve temyize konu olan 102 ada 18 parsel sayılı taşınmaza ilişkin yapılan değerlendirmede ise, ..., ... ve ...'nun, 1967 yılında ihtilaflı taşınmaza müdahalede bulunmaları nedeniyle; Refahiye Kaymakamlığı'nın 05.08.1967 tarihli ve 1967/40 sayılı men kararıyla; "tecavüzlerin men'ine, eskisi gibi kullanılmak üzere, köy hükmü şahsiyetine ait mera olarak, ... Köyü muhtar ve ihtiyar kurulu üyelerine teslimine" dair karar verildiği; akabinde ..., ... ve ...'nun ihtilaflı taşınmaza tekrardan müdahalede bulunmaları üzerine, Köy Muhtarlığı tarafından 30.07.1975 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğu ve Refahiye Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.1977 tarihli ve 1977/14 Esas, 1977/24 Karar sayılı kararıyla sanıklar ..., ... ve ... hakkında "köy orta malı olan çayırın otunu biçmek, hududunu değiştirerek kendi tarlalarına katmak suretiyle tecavüzde bulunmaları nedeniyle birer ay hapis ve yetmişbeşerbinlira ağır para cezası ile cezalandırılmalarına" dair karar verildiği, 1978 yılında davacılar tarafından ihtilaflı taşınmaza tekrardan müdahalede bulunulması nedeniyle; ... Köyü Muhtarlığı tarafından Refahiye Kaymakamlığına şikayette bulunulduğu, Kaymakamlığın, 04.08.1978 tarihli ve 1978/29 sayılı kararıyla; kanuni süresi içerisinde müracaatta bulunulmaması nedeniyle talebin reddine karar verildiği, bu haliyle taşınmazın Kanunda belirtilen nizasız ve fasılasız kullanım şartlarını taşımadığı ve taşınmazın evveliyatı itibarıyla umumi çayır niteliğinde orta malı olduğu 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 18 inci maddesinde de belirtildiği üzere, kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap edilemeyeceklerinden davacıların taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerine değer verilmediği, dava konusu taşınmaz evveliyatı itibarı ile umumi çayır niteliğinde orta malı olduğu gerekçeleri ile davacı ... ve asli müdahiller ... ve ... mirasçılarının davalarının ayrı ayrı reddine, Erzincan ili, ... ilçesi, ... köyü, 102 ada 18 parsel sayılı taşınmazın mera vasfı ile sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş, hükmün asıl davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu 102 ada 18 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının mera olduğu belirtilerek istinaf talebi reddedilmiş; hüküm, asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 269,80 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.